birgün

12° KISA SÜRELİ HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞMUR

author

Adaylık tartışmasına hapsolmak

GÜNCEL 13.06.2022 06:30
Abone Ol google-news

Bahçeli her fırsatta ‘‘Adayımız Erdoğan’dır’’ deyip duruyordu ancak AKP’den ses seda çıkmıyordu. Erdoğan’ın İzmir’de Cumhur İttifakı’nın CB adayının kendisi olduğunu söylemesiyle bu sessizlik bozuldu. “Malumun ilamı” deyip geçebilirsiniz, fakat bu adaylık açıklamasının hem iktidarı hem muhalefeti ilgilendiren birçok boyutu var.

Erdoğan’ın uzun iktidar serüveninde ilk kez son bir yılda kendisi dışında aday isimleri telaffuz ediliyordu. Hem uluslararası basında hem de AKP içinde çeşitli senaryolar dillendirilmekteydi. Bir aralar fiili bir CB yardımcısı gibi çalışan Hulusi Akar’ın ismi geçmiş, kulislerde ‘‘Erdoğan kazanamayacağını düşünürse yerine başka birini aday yaptırır’’ bile denmişti. Anketlerde Erdoğan’ın olası rakiplerinin gerisinde kalması spekülasyonların artmasına neden oldu. Bahçeli’nin rivayetlerin önünü kesme çabası kâfi gelmemiş olacak ki bizzat Erdoğan açıklama yaptı. Böylece iktidar kanadında Erdoğansız çıkış formülleri rafa kalkmış oldu. Kendini ve partisini koskocaman bir ülkeyle eş tutan bir siyasetçinin öyle anket sonuçlarına bakarak geri çekileceğini düşünmek Erdoğan’ı ve rejimi anlamamak manasına geliyordu zaten.

***

Erdoğan seçim tarihi olarak 2023 Haziran’ını işaret ettiğinde muhalefetin bir bütün olarak “O zaman Anayasaya göre yeniden aday olmazsın” demesi beklenirdi. Ancak güçlü ve toplu bir itiraz çıkmadı. Muhalefet ya Erdoğan’ın açıkladığı seçim tarihine inanmıyor ya da çoktan durumu kabullendi. Şayet ikinci şık geçerli ise Erdoğan “erken” adaylık ilânıyla hedeflediklerinden birine çoktan ulaşmış durumda.

Erdoğan-Bahçeli ikilisinin ikinci hedefi muhalefete bir an önce adayını açıklatmak. Çünkü büyük bir ekonomik krizle sarsılan iktidarlarını muhalefetin adayını hırpalayarak kurtarma çabasındalar. Şu ana kadar birden çok adayın isminin geçmesi iktidarın işini zorlaştırıyor. Kılıçdaroğlu ve Akşener ile ayrı, İmamoğlu ve Yavaş ile ayrı uğraşmak zorunda kalıyorlar. Üstelik bu dört isim dışında bir “sürprizin” olma ihtimaline karşı hazırlıklı da değiller.

Akşener’in muhalefetin adayı konusunda “Erdoğan ‘seçim 2023 Haziran’ında’ dediğine göre o zaman biraz bekleyecek ve meraklanacak” demesi kişisel bir cevaptan öte 6’lı masanın stratejisini ifade ediyor. Erken seçim kararı alınmadığı durumda muhalefet aday açıklama konusunu sürüncemede bırakarak iktidarın oyun kurmasına mani olmaya çalışacak. Ayrıca, muhalefetin adayını bekleyen, resmen iktidar kanadında yer almamakla birlikte masada da bulunmayan siyasi yapıları da pasifize etmeyi deneyecek.

***

Erdoğan muhalefet rehavete kapılsın istiyor, 6’lı masanın “Seçime daha çok var”, “Nasıl olsa kazanacağız” atmosferine girip ağırdan almasını bekliyor. O esnada Suriye ve Ege’de yedekte tuttuğu militarist hamlelerle ve 3600 ek gösterge konusunda olduğu gibi çeşitli havuç taktikleriyle üstünlüğü yeniden ele geçirmeye gayret ediyor. Zenginlere büyük bir kaynak transferi gerçekleştirirken yoksullaşan kitlelere teselli ikramiyeleri vererek vaziyeti kurtarmayı umuyor.

Muhalefetin kırılgan siyasi ve ekonomik tablodan kendisi lehine politik neticeler çıkarabilmesi için yoksullaşan, yoksunlaşan, evsiz ve aşsız bırakılan milyonlarca insanın, özellikle de gelecek kaygısı taşıyan gençlerin sesi olduğunu gösterebilmesi gerek. Böylesi bir siyasi çıkış dini referanslarla konuşmakla; “Aman AKP’nin işine gelir” diyerek Aladağ gibi, Enes Kara’nın intihara sürüklenmesi gibi sınıfsal karakteri çok net meselelerde susmakla olabilecek bir şey değil. Üstelik oralardaki suskunluk, bumerang misali, lafı Kılıçdaroğlu’nun inancına getirebiliyor.

***

Açık bir sermaye partisi olan AKP’nin seçmeni bugün dahi kendi partisini genel seçmenin aksine bir ayrıcalıklılar ve zenginler partisi olarak görmüyorsa, kabahat seçmende değil muhafazakârlara seslenmenin yolunun kimlik siyasetinden geçtiğini düşünen, tabanın sınıfsal dinamiklerine sırtını dönen siyasi aktörlerdedir.

Halkı “teselli ikramiyesine” medet ummaktan kurtaracak, milliyetçi-muhafazakâr hegemonyanın taktiklerini boşa düşürecek, “adayım-adaysın” tartışmalarını aşacak bir siyasi hat ihtiyacı hâlâ önümüzde duruyor. Bu ihtiyaca cevap üretmek kendine ilerici, sosyalist, demokrat, cumhuriyetçi diyen öznelerin ortak sorumluluğu.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol