Google Play Store
App Store

Af Örgütü’nün raporu iklim krizinin çevrenin yanı sıra insan haklarına yıkıcı etkilerini gözler önüne serdi. Hükümetler yükümlülüklerini yerine getirmezken adaletsizlik arttı.

Af Örgütü Küresel iklim raporu: Adaletsizlik arttı
Dünyanın en büyük yerinden edilme krizini yaşayan Sudan adaletsizlikten en çok etkilenen ülke oldu. (Fotoğraf: Depo Photos)

Dış Haberler

Uluslararası Af Örgütü’nün raporu, rekor orman yangınları, seller, kuraklık ve hava kirliliğinin yanı sıra, iklim kaynaklı adaletsizliklerin üretilmiş yoksulluk, çatışma ve siyasi baskıyla birleşerek 2024’te 110 milyon kişiyi yerinden ettiğini vurguladı. Raporda devletlerin iklimle ilgili yükümlülüklerini yerine getirmede büyük ölçüde başarısız olduğu belirtildi. Raporda Türkiye’nin iklim politikası da “kritik ölçüde yetersiz” olarak değerlendirildi.

YENİ KRİZLER ORTAYA ÇIKTI

Raporda, iklim değişikliğine ilişkin şu başlıklar öne çıktı:

• İklim değişikliği ve insan hakları: İklim değişikliği kasırgalar, hortumlar, yangınlar ve şiddetli yağışlar gibi afetleri daha şiddetli ve olası hale getirerek ölümlerin artmasına, yerinden edilmelere, kıtlığa ve diğer birçok insan hakları ihlallerine yol açtı.

• Hükümetlerin sorumluluğu: Bazı hükümetler, sağlıklı çevrede yaşam gibi insan haklarına zarar veren ekonomik sektörlere ve projelere yatırım yaparak ekonomilerini büyütmeyi seçti. Yetersiz düzenlemeler; şirketlerin suları, balıkçılık ve tarım alanlarını, havayı kirletmesine olanak sağladı.

• Finansman adaletsizliği: En fazla karbon emisyonu üreten ülkeler, iklim değişikliğinden en fazla zarar gören düşük gelirli ülkelerin iklim uyum finansmanına sadece cüzi katkıda bulundu.

• Hukuk tanımıyorlar: Aktivistler ve topluluklar, iklim adaleti talep ederek, ulusal veya uluslararası yargı mekanizmalarını kullandı ancak hükümetler çoğu kararı uygulamadı. AB’nin büyük şirketlerin insan hakları, çevresel etki ve iklimle ilgili yeni kurallara uymasını içeren “Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Yönergesi” bu alanda en önemli girişimlerden biri oldu.

• Çatışmalar ve yoksulluk: İklim değişikliği; küresel çatışmalar, yüksek enflasyon ve borç geri ödemeleri, zayıf kurumsal düzenlemeler ve yaygın vergi istismarı bağlamında daha da kötüye gitti. Yoksulluk ve çatışmalar; iklim değişikliğine bağlı kuraklık ve diğer doğal olmayan felaketlerle birleşerek, yüz milyonlarca insanın ciddi gıda güvensizliği yaşamasına neden oldu. Gazze, Haiti ve Sudan’da kıtlık ilan edildi.

• Yeni risk ‘kritik mineral’: Yenilenebilir enerjiye geçişte artan “kritik mineral” talebi, yeni insan hakları riskleri ortaya çıkardı. Önde gelen elektrikli araç üreticileri, uluslararası insan hakları standartlarını karşıladıklarını ve hatta kendi politikalarını uyguladıklarını dahi kanıtlayamadı.

7 KITADA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

• Afrika

Yerinden edilmeler arttı: Çatışma ve iklim kaynaklı krizler zorla yerinden edilmenin temel sebepleri olmayı sürdürdü ve Sudan, dünyanın en büyük yerinden edilme krizini yaşadı. Bazı hükümetlerin iklim değişikliği kriziyle baş etmek için fon sağlaması, borç yükünü artırma pahasına gerçekleşti.

• Amerika

Tüm kıta yangınlarla boğuştu: Orman yangınları, yükselen deniz seviyeleri, kıyı erozyonu ve seller toplulukları etkiledi. Hükümetler, sera gazı emisyonlarını azaltma ve fosil yakıt kullanımını aşamalı sonlandırma taahhütlerini yerine getirmedi. Yüksek oranda karbon salan Kanada ve ABD, enerji üretiminde fosil yakıtı azaltmakta başarısız oldu ve başlıca sera gazı yayıcıları olmayı sürdürdü, ayrıca COP29’da yeterli iklim finansman hedefinde anlaşılmasını engelledi. Amazon havzası başta olmak üzere devletlerin, yangınların ekosistemler ve yerli halklar ile kırsal toplulukların hakları da dâhil insan haklarındaki etkilerine müdahaleleri yetersizdi.

• Asya-Pasifik:

Seller ve hava kirliliği: İklim değişikliğinin artırdığı aşırı hava olayları, yavaş gelişen afetler ve toksik hava kirliliği bölgede yıkıcı sonuçlara yol açarak en yoksul ve en fazla ötekileştirilen kesimleri orantısız etkiledi. Hindistan, Afganistan, Pakistan ve Nepal’deki seller ve heyelanlar yüzlerce ölüme sebep oldu. Bangladeş’te 500 bin kişiyi yerinden etti. Hindistan’ın başkenti Delhi’de ve Pakistan’da hava kirliliği rekor seviyelere ulaşarak ölümlere yol açtı.

Çin’de fosil yakıt dışı kaynaklardan elde edilen enerji ilk kez fosil yakıtlardan fazla olsa da ülke dışında kömürle çalışan enerji santralleri inşa etme hızı kaygı verici olmayı sürdürdü. Birçok ülkede çevre hakları savunucuları, çalışmaları nedeniyle hedef haline geldi.

• Avrupa ve Orta Asya

Rekor sıcaklıklar: Birçok ülke, insan kaynaklı iklim değişikliğinin şiddetlendirdiği seller, orman yangınları ve aşırı sıcaklar gibi afetlerle boğuştu. İspanya’da şiddetli yağmurlar su baskınına sebep oldu, 224 kişi öldü. Rekor sıcaklıklar, Yunanistan ve Portekiz’de ölümlere yol açtı. Almanya’nın iklim planları yetersiz, Türkiye’nin iklim politikaları ise “kritik ölçüde” yetersizdi.

Hollanda iklim politikalarını zayıflattı, Norveç fosil yakıt aramalarını sürdürdü, Yunanistan doğalgaz altyapısını genişletti ve Belçika fosil yakıt teşviklerine 15,5 milyar dolar harcadı. Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’da kaynakların çıkarılmasının yol açtığı zararı protesto edenler susturuldu.

• Ortadoğu ve Kuzey Afrika

Fosil yakıtta gaza basıldı: Bölge, şiddetli hava olayları, artan ve aşırı su kıtlığı gibi yavaş gelişen afetler ve diğer çevresel kötü yönetimler de dahil iklim değişikliğinin yaşamı tehdit eden sonuçlarına maruz kalmaya devam etti. Kuveyt’i rekor sıcaklar vursa da devlete ait petrol şirketi ülkenin 2035’e kadar petrol üretimini önemli ölçüde artıracağını açıkladı. Bahreyn, 400 yeni petrol ve 30 gaz kuyusu açarak, fosil yakıt üretimini artırmak için kredi talebinde bulundu. Suudi Arabistan 2025-2027 arasında petrol üretimini artırmayı planladığını açıkladı.