birgün

24° AÇIK

SİYASET 07.08.2020 15:56

Ağbaba: Diyanet İşleri makamında olan meczup bazı ayıplarını örtmek için bu ülkenin kurucusuna lanet okuyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a tepki göstererek, “Diyanet İşleri makamında olan meczup bazı ayıplarını örtmek için bu ülkenin kurucusuna lanet okuyor” dedi.

Ağbaba: Diyanet İşleri makamında olan meczup bazı ayıplarını örtmek için bu ülkenin kurucusuna lanet okuyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Diyanet’in resim sitesinde yayımlanan cuma hutbesinde kullandığı "Fatih Sultan Mehmet Han burayı kıyamete kadar cami olarak kalması için vakfetmiştir. Vakfedileni çiğneyen lanete uğrar" sözlerine tepki gösterdi.

ANKA'da yer alan habere göre, CHP Malatya İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenlediği basın toplantısında, ‘Kendi geçmişine, kendi kurucu babalarına küfreden bir dönemi hiç olmadığı kadar yaşıyoruz’ ifadelerini kullanan Ağbaba, şöyle devam etti:

“Kendi geçmişine, kendi kurucu babalarına küfreden bir dönemi hiç olmadığı kadar yaşıyoruz. Dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir döneminde ülkenin kurucu babası lanetlenmez. Diyanet İşleri makamında olan meczup bazı ayıplarını örtmek için bu ülkenin kurucusuna lanet okuyor. Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin ortak değeridir ve çimentosudur. Sağcının da solcunun da AKP’linin de MHP’linin de HDP’linin de CHP’linin de ortak değeridir. Buna lanet okumak ancak o lanet okuyan meczubu toplum nezdinde sıfırlar. Diyanet İşleri Başkanı bir ayıbını örtmek için elinde kılıçla Atatürk’e küfrediyor. Nedir o ayıbı? FETÖ’nün esiri ve uşağı olmasıdır. Bu beyefendi geçmişte Adil Öksüz’ün doktorasında jürilik yapan, Fetullah Gülen’in vakıflarında yöneticilik yapan bir şahıstır. Eğer o görevi bir fakir fukara çocuğu yapsaydı bugün yeri cezaeviydi.”

ENFLASYON AÇIKLAMASI

Ağbaba, TÜİK’in açıkladığı yüzde 11.76’lık enflasyon oranının gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, “Bu yılın ilk yedi ayında; makarna yüzde 9, dana eti yüzde 15, kuzu eti yüzde 16, tavuk yüzde 17, margarin yüzde 21, sıvı yağ yüzde 14 artı ancak TÜİK enflasyonu arttırmadı” dedi.

TÜİK’in Temmuz ayına ilişkin açıkladığı yüzde 11.76 enflasyon oranının “Yine bir mucizeye imza attı” diye değerlendiren Ağbaba, Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 7.4’ten yüzde 8.9’a çıkardığını hatırlatarak, “Neredeyse yüzde 20’den fazla oranda enflasyon tahminini yükseltmişti” diye konuştu.

Ağbaba, gıda fiyatlarındaki artışı anımsatarak, “Bu yılın ilk yedi ayında; makarna yüzde 9, dana eti yüzde 15, kuzu eti yüzde 16, tavuk yüzde 17, margarin yüzde 21, sıvı yağ yüzde 14 artı ancak TÜİK enflasyonu arttırmadı. Buna gerçekten AKP mucizesi diyoruz TÜİK mucizesi diyoruz. Acaba TÜİK hangi markete gitti, hangi pazara gitti, hangi vatandaşla konuştu” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin gıda enflasyonunda Avrupa’da birinci olduğunu kaydeden Ağbaba, bu sıralamayla Türkiye ile yoksul ve gelir kaynağı olmayan Angola, Liberya, Etiyopya gibi ülkelerin yarıştığını belirterek, “İşte 18 yılın sonunda AKP ülkeyi İnsanların kıtlıktan hayatını kaybettiği Afrika ülkeleri ile aynı seviye getirmiştir” diye vurguladı.

‘RANTÇILAR İÇİN İŞSİZLİK DİYE BİR SORUN OLMAYABİLİR’

Türkiye’deki işsizlikte de büyük artış olduğuna dikkat çeken Ağbaba, şunları söyledi:

“Sokakta her 3 gençten biri işsiz duruma düştü. 20-24 yaş arası 5 milyon gencimizin 2,5 milyonu ne eğitim hakkından ne de çalışma hakkından yararlanabildi. Ama ne hikmetse işsizlik geçen yılın Nisan ayına göre 427 bin kişi azalarak 3 milyon 775 bin kişiye gerilemiş… TÜİK’e göre sırtını AK Parti’ye dayayan rantçılar için işsizlik diye bir sorun olmayabilir, Soğuk kış günlerinde evini ısıtamayan 11 milyon yurttaş için, sofrasına et koyamayan 26 milyon vatandaş için, borçlarını ödemekte zorlanan 48 milyon insan için, çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden babalar için, ataması yapılmadığı için hayatına son veren öğretmenler için işsizlik diye gerçek vardır.”

Koronavirüs sürecinde aylık aile başına 222 lira yardımda bulunulduğunu vurgulayan Ağbaba, “İktidar yetkilileri bu durumu hiç sıkılmadan ‘Zor gününde vatandaşlarımızın yanında olduk’ diye açıklıyor. Bir aile aylık 222 TL’ye nasıl geçinir?” diye sordu.

‘VAKALAR GERÇEĞİN ÇOK ÖTESİNDE’

Ağbaba bazı illerdeki koronavirüs vakalarının da arttığını açıklayarak, “Geçtiğimiz günlerde Erzurum Valisi 200, Gaziantep Valisi 300, Diyarbakır Valisi 200 Şanlıurfa Valisi 300, Malatya Valisi 100 yani beş ilden gelen açıklamalara göre rakam 1100 ama bakanlığın açıklaması 995. Maalesef gerçeğin açıklanan rakamların çok çok ötesinde olduğunu görüyoruz. Tekrar Sağlık Bakanlığına çağrıda bulunuyoruz, tedbirleri sıkı tutmalıyız ve tedbirleri bir kez daha gözden geçirmeliyiz. Rakamları düşük gösterebilirsiniz ama gerçek açıkladığınız rakamların tam tersi doğrultuda“ diye konuştu.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

Ağbaba İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılması ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Atatürk’ü kast ettiği değerlendirilen sözlerine ilişkinde şunları belirtti:

“İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik saldırılar İstanbul Sözleşmesi Türkiye’yi böldüğü gibi Sayın Erdoğan’ın ailesini de bölmüş durumda. Kızının Başkan Yardımcısı olduğu KADEM İstanbul Sözleşmesini destekliyor ama oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticiliğini yaptığı vakıf ise İstanbul Sözleşmesinin kaldırılmasını istiyor. İstanbul Sözleşmesi şimdiden Erdoğan ailesini bölmüş durumda…Tartışmaya açan kurumlar kimler? ENSAR Vakfı. Allah akıl fikir versin diyoruz. ENSAR Vakfı sürekli yurtlarında taciz tecavüz davaları ile gündemde olan vakıf İstanbul Sözleşmesini gündeme getiriyor.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız