birgün

28° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 09.04.2020 10:37

Agnès Varda’nın kısa filmi ücretsiz izlemeye açıldı

Feminist hareketin sinemadaki öncülerinden usta yönetmen Agnès Varda'nın 'The Little Story of Gwen From French Brittany' isimli kısa filmi YouTube'da yayınlandı

Agnès Varda’nın kısa filmi ücretsiz izlemeye açıldı

Koronavirüs salgını nedeniyle Fransız Yeni Dalga akımının tek kadın yönetmeni ve feminist hareketin sinemadaki öncülerinden yönetmen Agnès Varda’nın bulunması oldukça güç olan kısa filmi “The Little Story of Gwen From French Brittany” YouTube’da ücretsiz izlemeye açıldı.

Varda’nın 1996’da başlayıp yıllar içinde tamamladığı “The Little Story of Gwen From French Brittany”, Varda’nın arkadaşı olan Gwen Deglise‘yi takip ediyor. 1996 yılında Paris’te Varda ile tanışan Deglise, daha sonra Los Angeles’a taşınıyor. Varda da kamerasıyla Deglise’i takip ediyor. Deglise, bugün American Cinematheque’nin baş küratörü olarak görev alıyor.

Bulunması oldukça güç olan bu kısa filmi bir mektupla birlikte American Cinematheque’e gönderen Deglise, 26 yıl önce Los Angeles’a gelip American Cinematheque’teki işin peşine düşmesi için Varda’nın kendisine cesaret verdiğini belirterek, “Merakı sonsuzdu ve hayata olan iştahının sınırı yoktu. Filmlerinde kendisini gösteren sonsuz yaratıcılığına şahit olmak ilham vericiydi ve buna yakın olmak bir ayrıcalıktı” ifadelerini kullandı.

AGNES VARDA

Agnès Varda, asıl ismiyle Arlette Varda, (d. 30 Mayıs 1928, Ixelles, Brüksel Bölgesi, Belçika) Fransız fotoğrafçı ve sinemacı. Yeni Dalga akımının büyükannesi diye de anılır. Özellikle La Pointe Courte, Cléo de 5 à 7 (5’ten 7’ye Cléo), Sans toit ni loi ve Les Glaneurs et la glaneuse (Toplayıcılar) filmleriyle tanınır.

Ailesi Anadolu’dan göçmüş Yunan baba ve Fransız anneden Brüksel’de doğdu. Çocukluğunun ilk yıllarını Belçika’da geçirdikten sonra önce Sete’ye, daha sonra da Paris’e gitti. Jean Vilar yönetimindeki Théâtre national populaire ’de çalışmaya ve fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Daha sonra evleneceği yönetmen Jacques Demy ile tanıştı.

1954’te Alain Resnais’nin La Pointe Courte filminde Philippe Noiret ile çalıştı. Varda daha sonra San Francisco’ya giderek babasının kuzeni Jean Varda üzerine yarı gerçeküstü bir belgesel hazırladı: Uncle Yanko.

1961’de ikinci uzun metrajlı filmi olan ve ölümcül hastalığı olan bir şarkıcının iki saatini anlatan Cléo de 5 à 7 (5’ten 7’ye Cleo ) çekti. 60’lı yıllar boyunca, Yeni Dalga içinde değerlendirilen sayısız film yaptı.

1968 – 70 yıllarında Los Angeles’ta hollywoodvari bir hippi filmi olan Lions Love ’ı çekti. Daha sonra, ‘feminist ve iyimser’ bir film çekmek üzere Fransa’ya döndü: L’une chante, l’autre pas (Biri şarkı söylüyor, diğerleri değil). Tekrar döndüğü Los Angeles’ta 1979-81 yılları arasında iki belgesel film hazırladı: Mur murs ve Documenteur.

1985’te genç oyuncu Sandrine Bonnaire’in rol aldığı Sans toit ni loi filmiyle Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü aldı.

Eşi Jacques Demy’nin 1990’da ölümünden sonra anısına üç film yaptı: Bir kurgu olan Jacquot de Nantes (Nantlı Jacquot) ve iki belgesel; Les demoiselles ont eu 25 ans ve L’univers de Jacques Demy.

1999’da çektiği belgesel les Glaneurs et la glaneuse (Toplayıcılar) kariyerinin önemli filmlerinden biri oldu. Bir dijital kamera ile toplayıcılık kavramının çevresinde yaptığı geniş tur, onun duyarlı ve sorumlu kimliğini açığa çıkartıyordu. Film hem eleştirmenler hem de seyirci tarafından beğenildi. İki yıl sonra filmin devamı geldi: İki Yıl sonra.

2002 yılında, Fransız Akademisi’nin René Clair ödülünü kazandı.

2005’te Cannes Film Festivalinde uzun metraj yarışma jürisinde yer aldı

Jacques Demy ile evliliğinden olan oğlu Mathieu Demy Fransız sinemasının genç oyuncularındandır.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız