birgün

25° AZ BULUTLU

SİYASET 07.05.2020 12:51

Ahmet Şık, HDP'den istifasıyla ilgili iddialara yanıt verdi

Ahmet Şık, HDP'den istifa etmesinin ardından ortaya atılan iddialara itibar edilmemesini isteyerek daha önce parti yönetimine yaptığı eleştirileri hatırlattı. Şık, partiyi hantallaştığı yönünde eleştirmişti

Ahmet Şık, HDP'den istifasıyla ilgili iddialara yanıt verdi

Ahmet Şık, üç gün önce HDP’den istifa etmesiyle ilgili ortaya atılan iddialara sosyal medyadan yanıt verdi.

“HDP’den istifa edişimle ilgili ‘komplo teorilerine itibar edilmemesi’ temennimi, komplo teorilerine itibar edenlere akademisyen de olsa itibar etmeyin diye güncelliyorum” diyen Ahmet Şık, şu açıklamayı yaptı:

“Bayağılığı da aşan bir dille ‘eleştiri’ yöneltenler ve aynı biçimde karşılık verenlere ise söyleyeceğim şu ki HDP’den istifa ettim yoldaşlıktan değil.”

Milletvekili Ahmet Şık, istifasının nedenlerine ilişkin açıklama isteyenlerin de, 19 Şubat'ta Artı Gerçek’e verdiği ‘Ahmet Şık: HDP’deki parti içi bürokrasi statüko yarattı, parti hantallaştı‘ röportajında aradıkları yanıtları bulabileceklerini söyledi.

Ahmet Şık'ın o röportajında HDP'ye yönelttiği eleştirilerden bazıları şöyle:

* Partinin var olan yapısal sorunları başta olmak üzere sorunlu alanlara/kişilere neşter vurarak bu problemleri ortadan kaldıracak bir değişimi başlatarak yola çıkmak gerek

* HDP’deki parti içi bürokrasi ve bunun yarattığı statükoyla birlikte karşımıza çıkan tablo hantallaşma oluyor. Başka bir deyişle HDP için sorunun adını CHP’lileşme diye koymak yanlış olmaz

* Nihayetinde Türkiye’de siyaset yapma iddiasında iseniz bu iddianız her zaman işlevsellik ya da sözünü tutup tutmadığın/nasıl tuttuğun üzerinden test edilir. Yaşadığı bunca soruna, devlet baskısı ve zulmüne rağmen halen en faal muhalefet partisi olmaya gayret eden HDP’nin sadece niyet beyanıyla, sonrasında sahip çıkamadığımız sözlerle, temennilerle yol alması pek mümkün değil.

* Elzem olan politik olma halini, ülke gündemini de içerecek biçimde ve tüm toplumsal tabana yayarak siyasete kanalize etme becerisi/refleksi olmalı. Bu gerçekleşmediğinde ise siyaset sahnesinde CHP gibi politik olmamanın, hatta anti-politik olmanın neticeleri ile bugünün HDP’si gibi siyasetsiz ve sadece politik olmanın neticeleri arasında da kategorik olarak, AKP/Erdoğan karşısında pek büyük bir fark olmama hali ortaya çıkıyor. Başka bir deyişle HDP değiştiremediği şeylerin biçimini alıyor ya da HDP’nin söylediği şey olması gerekiyor. Politik olma halini siyasete kanalize etme becerisi/refleksi konusunda ne kadar yeterliyiz ya da bunu gerçekleştirebiliyor muyuz? Ya da soruyu şöyle mi sorsak: Türkiye partisi olma iddiamızın altını doldurabiliyor muyuz? Bunu Türkiye partisi olma gerekliliğine herhangi bir taraf olarak değil, HDP paradigmasını tarif eden bu iddia olduğu için soruyorum.

MİTHAT SANCAR DA ŞIK'I ELEŞTİRDİ

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise, partiden istifa eden Ahmet Şık'ı eleştirdi. “Ayrılmak onun takdiridir ama ben eleştirisini doğru bulmadım” diyen Sancar, kendisinin de HDP içinde sorunlar olduğunu kabul ettiğini, parti içinde daha şeffaf ve demokratik bir işleyişin gerektiğini vurgulayarak, “Ama bunları gerekçe göstererek ayrılmak gerekmiyordu” dedi. (detaylar...)

NE OLMUŞTU?

Ahmet Şık 4 Mayıs’ta sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, HDP’den istifa ettiğini duyurmuştu. Kısa bir açıklama yapan Ahmet Şık “Eş başkanlarımızı tenzih ederek, parti yönetiminde bulunan hakim bir anlayışın HDP’nin gücü, anlamı ve değerleri hilafına demokratik teamüllerden uzak tutumlarında ısrarları nedeniyle HDP’den istifa ettim.1 Nisan günü, ilgililerine iletmiş olduğum istifa kararım, bugün (4 Mayıs 2020) itibariyle resmiyet kazanmıştır. Kararım bireysel bir politik tutumun yansıması olup herhangi bir komplo teorisine itibar edilmemesi temennimdir. Yolumuz açık önümüz barış olsun” demişti.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız