birgün

11° AÇIK

GÜNCEL 22.02.2017 00:16

AİHM’i bekleyecek zamanım yok

Karaciğer yetmezliğinin son evresinde iken KHK ile ihraç edilen pratisyen hekim, “Bu keyfi karar AİHM’den geri dönecek ama benim bu kararı bekleyecek zamanım yok. Bu süreçte başıma bir şey gelirse sorumluluğu kim alacak?” diye sordu

AİHM’i bekleyecek zamanım yok

BURCU CANSU - @burcu_cansu
burcucansu@birgun.net

15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası, ‘FETÖ’yle mücadele” adı altında başta kamu emekçileri olmak üzere tüm muhalif kesimlere yönelik başlatılan saldırıların ardı arkası kesilmiyor. OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) ihraç edilen veya açığa alınan insanların hayatları karartıldı. Açığa alınan ve ihraç edilenler ya da onların yakınları arasında yer alan en az 13 kişi bu süreçte intihar etti.

Son olarak İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Biyokimya Anabilim Dalı’nda asistan hekim olarak çalışırken açığa alınan Dr. Hasan Orhan Çetin’in intihar etmesiyle, “Açığa alınan veya ihraç edilenler neler yapıyor, nasıl yaşıyor?” soruları bir kez daha gündeme geldi. İhraç edilen bir pratisyen hekimin verdiği yaşam mücadelesi, bu sorulara yanıt niteliğinde…

Karaciğer yetmezliğinin son safhasını yaşadığını belirten ve hastalığını bilmeyen akrabalarını ve dostlarını üzmemek adına isminin kullanılmasını istemeyen pratisyen hekim, 21 Kasım’da yayımlanan KHK ile “kararan” hayatını BirGün’e anlattı.

Ölüme terk ediliş…
Konuşurken sık sık sözcüklerin boğazında düğümlendiğini aktaran hekim, şunları kaydetti:

“Hakkımda açılmış herhangi bir soruşturma veya dava yok. Rahatsızlığımdan kaynaklı yöneltilen iddiaları gerçekleştirecek fiziki yeterliliğim de yok. Hastalığımın son evresindeyim. Haliyle en fazla hekim gözetiminde olmam gereken bir süreçte yayımlanan KHK ile işsiz bırakıldım. Sadece işsiz değil, aynı zamanda yaşamam için hayati öneme sahip olan sağlık güvencem de elimden alındı. İhraçtan 90 gün sonra sağlık güvenceniz sona eriyor. Benim sağlık güvencemin bitmesine ise sadece 10 gün kaldı.

Birkaç gün önce ameliyat oldum. Hastalığım son evresinde olduğundan sık sık kontrole gitmem gerekiyor, kullanmam gereken çok sayıda ilaç var. Hastalıkla mücadelede önümde uzun bir süreç var, fakat dediğim gibi güvencemin bitmesine sadece 10 gün kaldı… Maddi olarak bütün bunları karşılamamın imkânsızlığı bir yana, psikolojik olarak da iyi değilim. Yaşadıklarıma bağlı ağır stres, travma yaşıyorum. Bu kadar stres hastalığım için hiç iyi değil…

Sorumluluğu kim alacak?
Uzun zamandır donör bekliyorum, bu süreçte bulunsa ameliyat olup yaşamam için hayati öneme sahip donöre kavuşamayabilirim. 11 gün sonra gelecek bir donör hayatımı kurtaramayabilir. Hastalığımdan dolayı özel hastanelerde çalışamam. Hem yeni ameliyat olduğum için hem de hastalığım giderek ağırlaştığı için… Ben hakkım olanı istiyorum. Haksız yere ihraç edildiğim işime iade edilmemi ve sağlık güvencemin geri verilmesini talep ediyorum.

Hukuki olarak bu ‘keyfi’ kararı verenler hesap vermelidir. Bu ‘keyfi’ karar AİHM’den geri dönecek, ama benim bu kararı bekleyecek zamanım yok. Bu süreçte başıma bir şey gelirse sorumluluğu kim alacak?”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol