Akademisyen Aydemir’in tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi
LeMan’ın Beyoğlu’ndaki ofisine yönelik saldırıya tepki gösteren akademisyen Aydemir’in tutukluluğuna yapılan itiraz, hükmün “usul ve yasaya” uygun olduğu gerekçesiyle reddedildi. Avukat Aslan, “Yaşananlar açık bir hukuksuzluk” dedi

Deniz Güngör
denizgungor@birgun.netMizah dergisi LeMan’ın İstanbul Beyoğlu’nda bulunan ofisine 30 Haziran 2025’te saldıran gerici gruba tepki gösteren akademisyen Aslı Aydemir, “polise mukavemet” ile “kasten yaralama” iddiasıyla 190 gündür cezaevinde tutuluyor. Aydemir’in tutukluluğuna yapılan itiraz ise İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce reddedildi. Mahkeme, “görevi yaptırmamak için direnme” iddiasıyla tutuklanan Aydemir’in tutukluluğunu “usul ve yasaya uygun” buldu.
Mahkeme kararında “mevcut delil durumu, tutuklama nedenlerinin varlığı” gerekçe gösterilerek “tutuklamada kararında isabetsizliğin bulunmadığı” aktarıldı. Aydemir’in yargılandığı davanın ilk duruşması 12 Şubat’ta saat 11.00’de görülecek.
ÜÇ AYRI İDDİANAME HAZIRLANDI
Soruşturma boyunca savcı değişikliği yaşanırken Aydemir hakkında yazılan ilk iki iddianamede deliller yetersiz bulundu, savcısına iade edildi. Mahkeme, ilk hazırlanan iddianameye ilişkin verdiği iade kararında “polise direnme” suçlamasına ilişkin somut bir delil bulunmadığını söyledi. Bunun üzerine 13 Kasım 2025’te ikinci bir iddianame hazırlandı. Ancak bu iddianame de “raporlardaki çelişkiler” nedeniyle iade edildi, ardındansa ilk iki iddianameyi hazırlayan savcı görevden alındı. Kasım 2025’in sonunda dosyaya atanan ikinci savcı, ikinci haftasını dolduramadan 5 Aralık 2025’te dosya üçüncü kez başka bir savcıya devredildi. 17 Aralık 2025’te mahkemeye sunulan üçüncü iddianame ise kabul edildi.
İddianamede, Aydemir’in “görevi yaptırmamak için direnme” iddiasıyla cezalandırılması istendi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde Büro Amir Yardımcısı olarak görev yapan Mustafa Ö. dosyada müşteki sıfatıyla yer aldı. İddianamede, “Aydemir’in, müştekinin olay anında kamu görevlisi olarak görevini ifa ettiği esnada, görevini engellemek amacıyla hareket ettiği ve elindeki silahtan sayılacak bardak ile müştekinin koluna vurmak suretiyle müştekiyi yaraladığı, bu eylemi ile de kamu görevlisine karşı görevini yaptırmamak için direnme suçunu işlediği…” belirtildi. Mustafa Ö.’nün Aydemir’den şikâyetçi olduğu da ifade edildi.
YAŞANANLAR AÇIK BİR HUKUKSUZLUK
Aydemir’in avukatı Sevgi Aslan, 21 Kasım 2025 tarihine dek dört aylık süreçte soruşturma dosyasında yapılan herhangi bir değişiklik olmadığını vurguladı. Soruşturmanın adli tatile denk geldiğini ancak adli tatilde tutuklu işler ile ilgili işlemlere devam edilmesi zorunlu olduğuna dikkat çeken Aslan, “Tutukluluk halinin devamına dair verilen kararı incelediğimizde Mahkeme’nin genel geçer, yasal düzenlemede yer alan basmakalıp sözler dışında, tutuklanan kişi bakımından bireyselleştirilmiş somut hukuki ve fiili gerekçelere yer vermediği, itiraz nedenlerinin yerinde olmadığı, tutukluğun devamı kararının yerinde olduğu belirtilmekle yetinilerek Anayasa ile güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını tümü ile kısıtlayan tutuklama tedbirinin devamının sağlandığı görülmektedir. Karar, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında belirtilen kriterleri de taşımamaktadır" dedi.
İddianamelerin iade edilmesi ve savcı değişikliklerinin sürecin uzamasına neden olduğunu belirten Aslan, “Yaşananlar açık bir hukuksuzluk. Yargılama süreci fiilen bir cezalandırma aracına dönüşmüş durumda. Hüküm kurulsa serbest kalması gerekirken sürecin uzaması nedeniyle tutukluluk hali devam ediyor” ifadelerini kullandı.


