birgün

8° AÇIK

GÜNCEL 28.02.2020 11:49

Akar'dan İdlib açıklaması

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar dün gece (27 Şubat) İdlib'de yaşanan ve 33 askerin hayatını kaybettiği saldırının ardından açıklamalarda bulundu. Akar, Rusya'nın Türkiye askerinin yerini önceden bildiğini savundu

Akar'dan İdlib açıklaması

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İdlib'de yaşanan ve 33 askerin yaşamını yitirdiği saldırının ardından açıklamalarda bulundu.

Akar, İdlib'deki saldırı sonrasında uçak, SİHA ve kara ateş destek vasıtalarıyla 200'den fazla hedefin ağır şekilde ateş altına alındığını, 5 helikopter, 23 tank, 10 zırhlı araç, 23 top ve obüs, 5 mühimmat kamyonu, bir SA-17, bir SA-22 hava savunma sistemi, 3 mühimmat deposu, 2 malzeme deposu, 1 karargah binası ve 309 Suriye Ordusu askerinin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

Bakan Akar, beraberinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile geceyi Hatay'da sınırın sıfır noktasındaki Taktik Komuta Yeri'nde geçirdi.

İdlib'e yönelik kara ve hava destek vasıtalarıyla gerçekleştirilen operasyonu sevk ve idare eden Akar, "Ateşkesi sağlamak, göçü önlemek ve bölgede yaşanan insanlık dramını sona erdirmek üzere İdlib'de bulunan birliklerimiz alçakça bir hava saldırısına maruz kalmış, 33 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 32 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır" diye konuştu.

'BİRLİKLERİMİZİN YERİ RUSYA İLE KOORDONE EDİLMESİNE RAĞMEN SALDIRI GERÇEKLEŞTİ'

'Birliklerimizin bulunduğu yerler önceden Rusya Federasyonu'nun sahadaki yetkilileri ile koordine edilmesine rağmen bu saldırı gerçekleştirilmiş' ifadelerini kullanan Akar, "İlk atışa müteakip bir kez daha uyarı yapılmasına rağmen maalesef saldırı devam etmiştir. Bu hava saldırıları sırasında ambulanslar dahi vurulmuştur. Ayrıca bu saldırı sırasında birliklerimizin etrafında hiçbir silahlı grubun da bulunmadığını burada belirtmek isterim. Hain saldırı sonrasında uçak, SİHA ve kara ateş destek vasıtalarımızla derhal 200'den fazla rejim hedefi ağır şekilde ateş altına alınmıştır. Bu atışlar sonucunda 5 helikopter, 23 tank, 10 zırhlı araç, 23 çeşitli cins ve çapta top ve obüs, 5 mühimmat kamyonu, bir SA-17, bir SA-22 hava savunma sistemi, 3 mühimmat deposu, 2 malzeme deposu, bir karargah binası ve 309 rejim askeri etkisiz hale getirilmiştir. Atışlarımız ve faaliyetlerimiz planlandığı şekilde devam etmektedir" diye konuştu.

RUSYA: TÜRK ASKERLERİNİN VURULDUĞU ALANA OPERASYON DÜZENLENMEDİ

Rusya Hava Kuvvetleri ise daha önce yaptığı açıklamada, "Türk askerlerinin vurulduğu alanda operasyon düzenlemedi" açıklamasında bulunmuştu. Rusya'nın resmi haber ajansı Russia Today ise Rusya Savunma Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı haberinde "Perşembe günü Suriye hükümeti tarafından yapılan hava saldırısı esnasında Türk birlikleri İdlib eyaletindeki cihatçı militanlarla hareket ediyorlardı" ifadelerine yer vermişti.

NE OLMUŞTU?

Dün (27 Şubat) akşam saatlerinde İdlib’de Türkiye askerlerinin hava saldırısı ile vurulduğu iddiaları sosyal medyada dolaşıma girdi. İlk anlarda bağımsız kaynaklarca doğrulanamayan iddiaların ardından gece yarısına doğru açıklama yapan Hatay Valisi, İdlib’in güneyinde Suriye’ye ait jetlerin saldırısı sonucu 9 askerin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Valilik tarafından yapılan ikinci açıklamada 22, üçüncü açıklamada 29, dördüncü ve son açıklamada ise 33 askerin yaşamını yitirdiği bildirildi. Gelişmenin gündeme düşmesi ardından Saray’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı güvenlik zirvesi düzenlenirken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da partisinin genel merkezinde kurmaylarıyla bir araya geldi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de genel merkezde kurmaylarıyla birlikte gelişmeleri takip etti. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise Balıkesir programını iptal ederek Ankara’ya döndü. Saray’daki güvenlik zirvesinden Türkiye’nin sınırlarının mülteci göçüne açılması kararı çıktı. İdlib’deki gelişmelerin ortaya çıkması ardından sosyal medya ve internete erişimde engelleme kaynaklı güçlükler yaşanıyor.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız