birgün

14° AÇIK

ÇEVRE 08.07.2016 08:23

Akkuyu NGS’de sahte imzanın üstü örtüldü

TMMOB’nin suç duyurusunda bir buçuk yıl oyalanan savcılık, bilirkişi incelemesi olmaksızın Akkuyu NGS projesindeki sahte imza skandalı için takipsizlik kararı aldı

Akkuyu NGS’de sahte imzanın üstü örtüldü

DOĞU EROĞLU dogueroglu@gmail.com @DoguEroglu

Mersin'de yapımı planlanan Akkuyu Nükleer Güç Santralı (NGS) projesi için hazırlanan iki farklı Nihai Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporunda yer alan nükleer enerji mühendislerinin imzalarının taklit edildiği gerekçesiyle TMMOB’nin yaptığı suç duyurusunda, bir buçuk yıllık bekleyişin ardından takipsizlik kararı çıktı. Akkuyu NGS projesinin ÇED Olumlu Kararı verilen ÇED Raporlarına atılan nükleer enerji mühendisi imzalarını, mühendislerin imza beyannamelerindeki imza örnekleriyle birlikte bağımsız adli kriminologlara gönderen TMMOB, “İmza örneklerinin uyuşmadığı ve aynı kişiler tarafından atılmadığını” ifade eden rapor almış ve yargıya başvurmuştu. Dava açılması halinde, Nihai ÇED Raporlarına atılan imzalar adli kriminologlara gönderilecek ve imzaların sahte olup olmadığı bilirkişiler tarafından ortaya konacaktı.

TMMOB takipsizlik kararına itiraz edecek
Böylelikle, Akkuyu NGS sahte imza skandalıyla ilgili bir dosya için ret, suç duyurusu hakkındaysa takipsizlik verilmiş oldu. Ancak sahte imza iddiası Danıştay’da görülen, Akkuyu NGS projesinin ÇED olumlu kararının iptali için açılan davada da görüşülecek. Mersin’de görülen davanın, ÇED Raporuna sahte imza atıldığı gerekçesiyle Danıştay’a gönderilmesine muhalefet eden hakim de Mersin İdare Mahkemesi üyeliğinden, Kocaeli Vergi Mahkemesine görevlendirilmişti.

‘İmza zaman zaman uyumlu olmayabilir’
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında şu ifadeleri kullandı: “Mühendisler adına başkaları tarafından imza attırılmasının makul bir sebebinin bulunmadığı ve sahteliği iddia edilen imzalara ilişkin olarak imza sahibi olarak gözüken şüphelilerin atılmış olan imzaları kabullendikleri, atılmış olan imzalar arasında zaman zaman tam bir uygunluğun olmayabileceği ve bu durumun da kendilerine ait olmadığı iddia edilen imzaların sahipleri olan Ahmet Kuday Karaaslan ve Volkan Erdaş tarafından da açıkça ifade edildiği, böylelikle şüphelilerin resmi belgede sahtecilik suçunu işlemedikleri, şüphelilerden Coşkun Yurteri’ne ilişkin atılı suçta diğer iki şüpheli ile birlikte hareket ettiklerine delalet edecek delilin bulunmadığı tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmıştır.”

Bakanlığın evrakı dosyada yok
Takipsizlik kararı verilen soruşturmanın dosyasındaki bir ayrıntıysa kafaları karıştırdı. ÇED Raporunun teslim edildiği karar mercii Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, soruşturmanın başlangıcından itibaren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığını oyalamış, Savcılıktan defalarca talep edilmesine karşın Nihai ÇED Raporlarında mühendis imzalarının yer aldığı kısımların asıllarını Savcılığa iletmemişti. Soruşturma dosyasına giren yazışmalarda, Bakanlığın Savcılık tarafından istenen ıslak imza asıllarını 14 Mayıs 2016’da gönderdiği anlaşılıyor. Soruşturma dosyasında Bakanlığın Savcılığa gönderdiği evraka ait zarf ve kargo takip numarası da bu bilgiyi doğruluyor. Ancak bu evrak soruşturma dosyasında bulunmuyor, dolayısıyla TMMOB avukatları Nihai ÇED Raporunun ıslak imzalı aslına erişemiyor.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız