birgün

8° AZ BULUTLU

SİYASET 14.01.2020 00:58

AKP çözülmeye çare bulamıyor

Erdoğan’ın İsmailağa Cemaati’ne yaptığı ziyaretin arka planında milliyetçilik dozunun arttığını düşünen muhafazakâr tabana mesaj var. Erdoğan, ayrıca cemaatlerin taleplerini bir anlamda hükümet programı haline getiren uygulamalara devam edeceğinin de altını çiziyor

AKP çözülmeye çare bulamıyor

POLİTİKA SERVİSİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsmailağa Cemaati’nin önde gelen isimlerini ziyaret fotoğrafı basına yansıdı. Cumhurbaşkanlığı’nın resmi kanallarından konuya ilişkin ne bir açıklama yapıldı ne de görüntü geçildi. Tek kare fotoğraf, görüşmenin ‘ev sahipleri’ tarafından paylaşıldı.

KAÇAKLARI TOPARLAYACAK

İslami tabandaki homurdanmalar yeni bir durum değil. Özellikle 23 Haziran İstanbul seçiminde blok oy kaymalarının özellikle Abdullah Gül’ün etkisiyle olduğu çok konuşuldu. Davutoğlu’nun tarikat ve cemaatlerle yaptığı görüşmeler de sır değil. Üstelik bu defa karşılıksız kalan bir ilgiden de bahsedilmiyor. İslami taban belki de AKP kurulduktan sonra ilk kez bu denli güçlü bir şekilde arayışa girmiş durumda.


PASTA KÜÇÜK

Kamuda Gülen Cemaati’nden boşalan kadroların bir kısmı diğer tarikatlar tarafından kapatıldı. Cemaatlerin talebi kadro ile sınırlı değil. Ekonomilerini büyütecek okul, yurt, hastane gibi başlıklarda yatırım yapabilecek bir noktaya gelmek istediler. Çok fazla kamu kaynağına ihtiyaç var. Ama pasta her zamankinden küçük. Üstelik tek rakip diğer cemaat-tarikatlar da değil. Saray ve etrafı pastanın asıl sahibi durumunda. Bu koşullarda zayıflama eğilimi gösteren iktidardan uzaklaşma, en azından yeni arayışlara yeltenme kaçınılmaz oldu.

MESAJ VERMEK İSTEDİ

Erdoğan İsmailağa Cemaati ile gerçekleştirdiği görüşmede birden fazla mesaj verme gayreti içerisine girdi. İlk olarak milliyetçilik dozunun giderek arttığını düşünen muhafazakâr tabana “ben sizinleyim, sizden biriyim” demiş oldu. Güçlü ve kökleri olan bir cemaatle bunu yapmayı uygun gördü. İkinci olarak tüm kritik süreçlerde AKP’ye destek olan cemaat ve tarikatlara seslenmiş oldu. Geçen hafta sonu dozunu iyice yükselttiği İslamcı söylem, bu fotoğrafla daha da pekiştirilmiş oldu. Cemaatlerin taleplerini bir anlamda hükümet programı haline getiren uygulamalara devam edeceğinin de altı çizilmiş oldu.

KUTUPLAŞMA İŞE YARAR

Erdoğan, muhalefet cephesi tarafından bu fotoğrafa karşı tepki geleceğini çok iyi biliyor. Ama özellikle bu başlık altında oluşacak kutuplaşma Erdoğan’ın itiraz edeceği bir durum değil. Bilhassa içeride ekonomik sorunları, dışarıda tescilli başarısızlığı örten bir tartışma ortamı isteyip de bulamayacağı olanaklar yaratacaktır. Üstelik bu kutuplaşma Kanal İstanbul, çocuk evliliği gibi kendi kamuoyu tarafından bile mahkûm edilmiş bir noktada da ilerlemeyecektir.

Fotoğrafta hedef belli. Erdoğan, parti içerisindeki çözülmeyi herkesten daha iyi görüyor. Parçaların tek taliplisi de yok. Gül-Babacan, Davutoğlu hatta İmamoğlu ve Yavaş gibi muhafazakâr tabana seslenmeyi başaran CHP’lilerin gözü de bu kopan parçalarda.

***

akp-cozulmeye-care-bulamiyor-674731-1.Hamle sonuç vermez

Gazeteci- Yazar Kemal Can:

Erdoğan, ittifakla birlikte milliyetçilik üzerine, MHP çizgisinde bir iktidar stratejisi kurdu. Bunun kendisi açısından da daha güvenli bir koruma yaratacağı, ideolojik kalkan olacağı düşündü. Ama özellikle muhafazakar, İslamcı, dindar AKP tabanında, bunun istenen ölçüde güçlü bir kalkan oluşturamadığı fikri gelişti. İktidarın son dönemde, özellikle yerel seçimlerden sonra dindarları hedefe alan dini, İslami, kültürel temaları ve inatlaşma hamlelerini artırdığını görüyoruz. Aynı yaklaşımı ,ktidar sözcülerinin dilinde, dış politikada da görüyoruz. Tek ayaklı yani sadece milliyetçiliğe yaslanmış ideolojik savunmayı, İslamcı içeriği de yeniden tazeleyerek, genişletmeye yönelik çalışmak olarak yorumluyorum. Dolayısıyla da bu hamlelerden ne kadar sonuç alacağı henüz tartışmalı konu.. Tabii iktidar aynı zamanda muhalefetin bu tür hamlelere gösterdiği reaksiyonu da bir tür kutuplaşmayı tazeleyecek imkân olarak da kullanmaya çalışıyor.

İttifak içerisinde oluşan problemleri bu tür makyaj hamlelerle çözebilecekleri aşamayı çoktan geçtiği kanaatindeyim. Yani geri döndürülmesi kolay değil. Eğer bir rahatsızlık oluştuysa daha çok kemik tabanın rahatsızlık duyduğu konularda elini rahatlatacak onlara argüman sağlayacak hamleler olarak görmek gerekiyor. Ancak iktidar ilişkilerinde böylesi bir problem oluşmaya başlamış ise bu tarz hamlelerin tabanda büyük bir etkisi olacağını düşünmüyorum.

cukurda-defineci-avi-540867-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız