Google Play Store
App Store

PKK’ye yönelik silah bırakma çağrısını olumlu karşılayan CHP kaynakları, “Muhaliflerin hapse tıkıldığı, adalet duygusunun zedelendiği iklimde ne Erdoğan ne de AKP aktörleri demokrasi narası atamaz” diyor.

AKP demokrasi narası atamaz
Fotoğraf: X / @CHPfotograf
Mustafa Bildircin
Mustafa Bildircin
mustafamertbildircin@birgun.net

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim’de TBMM’de yaptığı çağrı ile başlayan ve İmralı heyetinin PKK lideri Abdullah Öcalan’ı ziyaretleri ile devam eden süreç, “Silah bırakma çağrısı” ile sonuçlandı. İmralı heyeti, Öcalan’ın cezaevinde yazdığı mektubu kamuoyu ile paylaştı. Mektupta Öcalan, “PKK’nin ömrünün tamamlandığı” belirtilerek, “Silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum" dedi.

Çağrının ardından gözler, ana muhalefet partisi CHP’ye çevrildi. CHP lideri Özgür Özel, “Tüm sorunların demokratik yollardan çözümü konusunda tarihsel tutarlılığımızı sürdürüyoruz” mesajı paylaşırken CHP kaynakları, sürecin başlangıcı itibarıyla takınılan temkinli iyimserlik tutumunun devam edeceğini kaydetti.

ADALET VE EŞİTLİK VURGUSU

Türkiye’yi on yıllardır tehdit eden terörün son bulmasına yönelik hamlelere itiraz etmelerinin mümkün olmayacağını belirten CHP yetkilileri, “Bu noktaya kadar karşılık bulmayan şeffaflık çağrımızın, sürecin devamında karşılanmasını temenni ediyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreçte sorumluluk almayan tavrına karşın iktidarın demokrasi naraları atmasını da eleştiren CHP’liler, halen kapalı kapılar ardından yürütüldüğünü kaydettikleri sürecin yeni dönemde şeffaf şekilde yürütülmesi çağrısını yineledi. CHP’liler bir kez daha TBMM’yi işaret ederek, “Herkesin içine sinen bir barış, ancak Meclis muhatap ve merkez alınarak gerçekleşebilir. Otoriter sistemlerden barış çıkmaz, demokratik düzen, adalet ve eşitlik barışın olmazsa olmazlarıdır” diye konuştu.

ANAYASA TARTIŞMASI

CHP, Öcalan’ın çağrısının ardından başlayan yeni süreçte, “Temkinli iyimser” pozisyonunu koruyacak. İktidara, “Kayyum uygulamasından vazgeçilsin, hukuk dışı tüm yaklaşımlar terk edilsin” çağrısı yapılacak. Kapalı kapılar ardında Anayasa değişikliği pazarlığı yürütüldüğü yönündeki iddialara itibar etmediklerini kaydeden CHP kurmaylarına göre, yeni dönemde, “Mevcut Anayasa’ya uy, Anayasa ihlallerine son ver” çağrısı büyütülecek.

Toplumsal muhalefetin üzerindeki baskının giderek arttığı bir dönemde, Öcalan’ın çağrısı üzerine estirilen demokrasi havasının samimi olmayacağını ifade eden CHP’liler, “Muhalefetin hapse tıkıldığı, adalet duygusunun zedelendiği iklimde ne Erdoğan ne de AKP aktörleri demokrasi narası atamaz” görüşünü yüksek sesle dillendirecek.

∗∗

SAMİMİYETSİZLER

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın ‘silah bırakın’ çağrısına ilişkin AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi.

Abdullah Öcalan’ın çağrısının perde arkasına dair açıklamalarda da bulunan CHP Genel Başkanı, bir yılı aşkın süredir müzakerelerin yürütüldüğünü, görüşmelere devlet adına birisi tam yetkili, dört kişilik bir heyetin eşlik ettiğini söyledi. Özel, şunları söyledi:

Bir yandan bir yıldan aşkın süredir bir müzakereyi yürüteceksiniz. Yaptığınız, yapılan görüşmelere devlet adına birisi tam yetkili, dört kişilik bir heyet eşlik edecek. Bu konudan dakika dakika haberiniz olacak. Anayasa Mahkemesi’nin bir üyesi, Yargıtay’dan üyeler, yüksek hakimlerin bulunduğu 20’nin üzerinde hukukçudan oluşan bir masa bir yerde çalışma yapıyor olacak, sizin bilginizle. Sonra millete bir şeyler oluyor, kendiliğinden oluyor. Sayın Bahçeli de güzel konuştu. Ben bir şey demiyorum, benimle ilgisi yok. Olursa sahiplenirim, iyi sonuçlar olursa bana yarasın, kötü sonuçlar olursa uzak durayım. Bu millet böyle kandırılabilecek, zekası hafife alınabilecek bir millet değil. Bir iş bir işi yapacaksan onun sorumluluğunu alacaksın, cesaretini göstereceksin. Millet sana bunun görevini vermiş, yetkisini vermiş. Biz Recep Tayyip Erdoğan’ın gizli ajanda pazarlıklarının kenarda hiçbir şey yokmuş gibi meseleyi edilgen bile değil, korkak bir şekilde bir yerden izleyip bütün siyasi riski ortağının sırtına yükleyip buradan bir avantaj çıkarsa gidip nemalanırım demesini son derece samimiyetsiz buluyoruz. Siyasi ikbal, anayasayı değiştirip Erdoğan’a bir şey alıp karşılığında bir şey almak işte bu samimiyetten uzaktır. Biz buna karşı olacağımıza söylemiştik.’’