Google Play Store
App Store

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarına yönelik, “Olağanüstü durum yok, memlekette her şey yolunda. Ama sürekli olarak olağanüstü bir şey varmış gibi açıklama yapmak sağlıklı bir yaklaşım değildir.” dedi. Çelik, yerel seçime ilişkin açıklamalarda bulunuyor. Çelik’in açıklamaları şöyle: Bütün seçim süreçlerinin patronu YSK’dır. ABD Dışişleri Sözcüsünün Türkiye’deki seçim süreciyle ilgili yaptığı açıklama kınanacak bir açıklamadır. Demokratik […]

AKP Sözcüsü: Olağanüstü durum yok, memlekette her şey yolunda

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarına yönelik, “Olağanüstü durum yok, memlekette her şey yolunda. Ama sürekli olarak olağanüstü bir şey varmış gibi açıklama yapmak sağlıklı bir yaklaşım değildir.” dedi.

Çelik, yerel seçime ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

Çelik’in açıklamaları şöyle:

  • Bütün seçim süreçlerinin patronu YSK’dır.
  • ABD Dışişleri Sözcüsünün Türkiye’deki seçim süreciyle ilgili yaptığı açıklama kınanacak bir açıklamadır.
  • Demokratik devletlerde seçim süreçlerinin yöneticisi hukuk kurallarıdır.
  • İstanbul’daki itiraz süreçlerinde binde iki oranında farkı unutmamak gerekir.
  • Avrupa Konseyi’nin yersiz açıklamaları oldu.
  • Dünyada hiçbir yerde bizim dışarıdan gelen gözlemcilere gösterdiğimiz kolaylığı göremezsiniz. Sizlere sağladığımız bilgi verme mekanizmaları hiçbir yerde bu kadar güçlü ortaya konmuyor.
  • Hiçbir yabancı devletin herhangi bir organı ya da açıklaması, Türkiye’deki seçim sürecinin sonuçlarının meşruiyetinin kaynağı değildir.
  • YSK, dünyadaki pek çok demokratik ülkeye model olabilecek mekanizmalara sahiptir.
  • Gururlu bir demokrasimiz var ve saygı bekliyoruz.
  • Getirilen iddialar ve yurtdışından ve Türkiye’nin içinden yapılan açıklamalara ilişkin değerlendirmelerimizi paylaşıyoruz.
  • Türkiye’de ilk defa bir tablo ile karşı karşıyaya kalıyoruz. İlk defa bir kişi mazbata almadan program düzenliyor. Mazbata almadan resmi bir sıfat, ünvan kullanmaya kalkıyor. Günboyunca bir sürü sözün içinde birtakım üst başlığı mazbata olan basın toplantıları düzenliyor. Bir kişi bir göreve talip olduğu zaman bu göreve talip olmanın ağırlığını taşımalıdır. Bunun da temeli hukuka saygıdır.
  • Vatandaşlarımızı karşı karşıya getirebilecek bir takım imalarda bulunmak doğru değildir.
  • Çok dikkatimizi çeken bir şey oluyor; CHP adayı konuşurken, çok sayıda cümlenin içinde hoşgörüden, çoğulculuktan, empati kurmaktan, eşitliğe saygıdan bahsediyor, bunları ima ediyor. Bunlar güzel ifadeler. Ama bunlar sadece sözden mi ibarettir yoksa bunlar gerçekten yürekten mi söylenmektedir? Bunların sözden ibaret olmadığını gösterecek şey hukuka saygıdır.
  • Bir kişi bu cümleleri bol bol söyleyip de arkasına her seferinde hukuki sürece rahatsızlığını ortaya koyduğunda bu cümlelerin samimiyeti sorgulanmaktadır. Sempatik cümleler kurduktan sonra hukuki sürecin devam etmesinden rahatsızlık duymak sağlıklı bir yaklaşım değildir. Emptiden, milli iradeye saygıdan, çoğulculuktan bahsediliyorsa o zaman bunun en önemli göstergesi hukuka saygıdır.
  • Biraz sabretmek yetecek. Vatandaş kime yetki verdiyse, mazbata ona verilecektir, bu kararı da YSK verecektir. Vatandaşımızın iradesi net olarak görüldükten sonra da hepimiz başımızın üstünde yeri var, saygı duyuyoruz, bu vatandaşımızın bize emanetidir, ve kazananı tebrik edeceğiz.
  • Olağanüstü durum yok, memlekette her şey yolunda. Ama sürekli olarak olağanüstü bir şey varmış gibi açıklama yapmak sağlıklı bir yaklaşım değildir. Herhangi bir manipülasyon söz konusu değil.