birgün

12° PARÇALI BULUTLU

DÜNYA 23.10.2020 18:02

AKPM’den Ankara’ya: Muhalefete yönelik baskıyı sonlandırın

AKPM, düzenlediği oturumda AKP hükümetine seslenerek, "muhalefete baskıya son ver" çağrısında bulundu. AB raportörü Howell, Kayyum atanan belediyelerin durumu, ifade ve medya özgürlüğünü gündeme getirdi. Howell, bunlara rağmen Türkiye’nin canlı bir demokrasiye sahip olduğunu belirtti.

AKPM’den Ankara’ya: Muhalefete yönelik baskıyı sonlandırın

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), "Türkiye’de Siyasi Muhalefet ve Karşıt Görüşlü Yurttaşlara Yönelik Yeni Baskı: Avrupa Konseyi Normlarını Korumanın Aciliyeti" başlıklı raporu oyladı. Oy çoğunluğuyla kabul edilen raporun ardından, AKP hükümetinin muhalefete yönelik baskılarına son verilmesi istendi.

İFADE VE MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK BASKILAR GÜNDEMDE

DW’den Kayhan Karaca’nın haberine göre, AKPM Türkiye raportörleri, İsveçli parlamenter Thomas Hammerberg ve İngiliz parlamenter John Howell tarafından kaleme alınan, "Türkiye’de Siyasi Muhalefet ve Karşıt Görüşlü Yurttaşlara Yönelik Yeni Baskı: Avrupa Konseyi Normlarını Korumanın Aciliyeti" başlıklı rapor ve karar, video konferans aracılığıyla bugün gerçekleşen oturumda oylandı.

Oturumda konuşan roportör John Howell, Türkiye’de kayyum atanan belediyelerin durumunu, ifade ve medya özgürlüğünü, yargı sistemini, avukatların durumunu ve sivil topluma yönelik “yargı tacizlerini” gündeme getirdi.

'TÜRK HÜKÜMETİ YANLIŞ YOLDA'

Yaşananlara rağmen Türkiye’nin “canlı bir demokrasiye sahip” olduğunu söyleyen Howell, Türkiye ile diyaloğun devam ettirilmesi gerektiğini belirtti.

Toplantıda Sosyal Demokratlar adına söz alan Alman parlamenter Frank Schwabe ise “Türk hükümetinin yanlış yolda olduğunu, ancak ülkede canlı bir sivil toplum bulunduğunu" söyledi.

Türkiye ile diyalogdan yana olduğunu belirten Schwabe, AİHM kararlarının yerine getirilmesinin önemine değindi ve bu kararları yerine getirmeyen bir ülkenin "Avrupa Konseyi üyesi kalamayacağını" dile getirdi.

SEÇİMLER MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN ELVERİŞLİ ORTAMDA GERÇEKLEŞMELİ

AKPM tarafından kabul edilen kararda, seçilmiş HDP ve CHP’li bazı belediye başkanlarının görevden alınması ve yerlerine kayyum atanması örnek gösterilerek, “demokratik ilkeleri ihlal eden bu tür uygulamalara son verilmesi” ve bu tür uygulamalara temel oluşturan yasal mevzuatın gözden geçirilmesi isteniyor.

Ayrıca kararda, seçimlerin "sadece özgürce değil, aynı zamanda adilane ve ifade ve medya özgürlüğü için elverişli bir ortamda" gerçekleşmesi gerektiği vurgulanıyor.

Avukatlara yönelik tutuklamaların kınandığı kararda, avukatlık kanununda yapılan son değişikliğin "kaygı verici" olduğu belirtildi. Ayrıca yargı sisteminin işleyişiyle ilgili kaygıların da dile getirildiği kararda, Mayıs 2019’da kabul edilen yargı reformu stratejisinin uygulamaya konulması çağrısında bulunuluyor.

TERÖRLE, İNSAN HAKLARI NORMLARI ÇERÇEVESİNDE MÜCADELE EDİLMELİ

Kararda, ifade ve medya özgürlüğü alanlarındaki sorunlara da değinildi. Türkiye’nin "istikrarsız bir bölgede terör tehdidiyle yüzleştiği", ancak terörle hukuk devleti ilkeleri ve insan hakları normları çerçevesinde mücadele edilmesi gerektiği hatırlatıldı.

28 Temmuz 2020 tarihinde kabul edilen yeni sosyal medya yasasının ifade ve medya özgürlüklerine "yeni kısıtlamalar getireceği korkusu" da yine bu kararda ifade ediliyor.

Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından Wikipedia (Vikipedi) ve Barış Akademisyenleri davalarında verilen kararların "memnuniyet verici" olduğunu, AYM kararları ve AİHM içtihadının yargıç ve savcılar için rehber olmasının ümit edildiği vurgulandı.

KAVALA VE DEMİRTAŞ KARARLARI ÖRNEK GÖSTRERİLDİ

AİHM kararlarının uygulanmasının önemine de değinilen kararda, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararları örnek gösteriliyor.

AİHM kararı gereği Kavala’nın derhal serbest bırakılması istenirken, hak savunucularına yönelik "yargı tacizine" son verilmesi talep edilerek, son zamanlarda tekrar gündeme gelen idam cezası tartışmalarının Avrupa Konseyi üyeliğiyle bağdaşmadığı mesajı veriliyor.

Oturum sonunda nihai oylama öncesi AKPM Türk heyetinin iktidar kanadına mensup üyeleri tarafından sunulan değişiklik önergeleri de oylandı. Oylamada bu önergelerin hiçbiri kabul edilmedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız