AKP’nin ‘tasarruf’u köy okullarını vurdu
Aydın Söke’de eğitimciler, köy okullarında sınıfların birleştirilmesi ve nitelikli eğitimin tasfiyesine karşı harekete geçti. Çocukların eğitim hakkının gasp edildiğini vurgulayan yurttaşlar, karara karşı eylem gerçekleştirecek.

İlayda SORKU
Aydın’ın Söke ilçesinde Kisir ve Çavdar ilkokullarında sınıfların birleştirilmesi kararı, iktidarın “tasarruf” adı altında köy okullarını adım adım zayıflatan eğitim politikalarının yeni bir örneği olarak tepki topladı. Öğrenci sayısının 10’un altına düştüğü gerekçesiyle Kisir İlkokulu’nda 1. ve 2. sınıfların, Çavdar İlkokulu’nda ise 3. ve 4. sınıfların aynı sınıfta okutulacağı bilgisi okullara iletildi. Uygulama, Taşımalı Eğitim Yönetmeliği’ne açıkça aykırı olmasına rağmen devreye sokuldu ve böylece hükümetin 12. Kalkınma Planı ile OVP’de sıkça vurguladığı eğitimde “tasarruf” yaklaşımının köylerde artık doğrudan çocukların eğitim hakkını daraltan fiili bir uygulamaya dönüştüğü görülmüş oldu. Eğitim Sen ve Veli-Der Söke Temsilcilikleri, karara karşı bugün saat 12.30’da Hükümet Meydanı’nda eylem gerçekleştirecek.
İŞGÜZARLIK
Veli-Der Söke Temsilciliği adına BirGün’e açıklamalarda bulunan Ferit Bahadır Akın, şunları söyledi: “Köy okullarında tam dönemin ortasında sınıfların birleştirilmesi, öğretmenlerin geri çekilmesi kabul edilebilir bir şey değil. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Ankara'dan gelen talimatla olduğunu söylüyor ama burada hem öğretmenlik yapan arkadaşlarımız geri çekildi hem de çocuklar sıkıntı yaşıyorlar. Ders süreleri, sınıflar birleştirildiği için 20'şer dakikaya düştü; birleştirilmiş sınıflar yarı yarıya diğer sınıflarla paylaştırılıyor. Bu tasarruf değil, sadece işgüzarlık maalesef. Geri çekilmesini istiyoruz. Benzer durumların yaşanmaması için herkesin bu konuda destek vermesini talep ediyoruz.”
FIRSAT EŞİTLİĞİNE DARBE
Birleşik sınıf uygulamasının pedagojik açıdan kabul edilemez olduğunu söyleyen Eğitim Sen Söke Temsilciliği Başkanı Murat Karayeğit, “Birleşik sınıf uygulamasından vazgeçilmesini istiyoruz. Çünkü 21. yüzyıl Türkiye’sinde 1. ve 2. sınıf veya 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin bir sınıfta aynı çatı altında eğitim görmesini pedagojik olarak doğru bulmuyoruz. Ülkemizde atama bekleyen 700 bine yakın öğretmen ve hem ilimizde hem Türkiye’de çok sayıda norm fazlası öğretmen varken sınıfların birleştirilmesi vicdani bir uygulama olmayacaktır” dedi.
Kararın çocukların eğitimini doğrudan olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Karayeğit, “Temel itirazımız da burada. Eğitimde fırsat eşitliğini yok sayan bir uygulama olacak. Çocukların nitelikli eğitim alma imkânları elinden alınmış oluyor. Çocuklar kasım ayı sonuna kadar bu sınıflarda normal eğitim programlarını takip ettiler ama sınıfların birleştirilmesiyle artık yeni bir programın izlenmesi ve yıllık planların yenilenmesi gerekecek. Dolayısıyla çocuklar eksik kalacak. Bu çocukların merkezlerde yaşayan ya da özel okullarda daha nitelikli eğitim alan arkadaşlarıyla yarışır hâlde olması, aynı kalitede eğitim almış olması da mümkün olmayacaktır.”
Karayeğit, sözlerini şu çağrıyla sonlandırdı: “Eylemin gerçek öznesi bu köylerde öğrencilerini okutan velilerimizdir. Eyleme tüm kamuoyunu bekliyoruz çünkü çocuklarımızın eğitim hakkı dokunulamaz bir haktır. Onların nitelikli eğitim hakkı için mücadele vermek duyarlılığa sahip herkesin görevidir diye düşünüyoruz.”


