birgün

10° PARÇALI BULUTLU

Akşener'den gençlere '1919 ruhu' çağrısı: Yakılan kutlu ateşimizi harlamaya and içer misiniz?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gençleri ağırlayan Akşener, 1919 çağrısı yaparak, "Kayıtsız ve şartsız bağımsızlık ülküsü için yakılan kutlu ateşimizi harlamaya and içer misiniz? Sizi susturmak isteyenlere cumhuriyetin bekçisi olduğunuza and içer misiniz? Yapamazsın, başaramazsın diyenlere inat korkusuzca dimdik durmaya, aklın bilimin ışığında başarmaya, Türk milletini muasır medeniyetler seviyesine çıkarmaya and içer misiniz? Atamızın mirasına sahip çıkmaya and içer misiniz?" dedi.

SİYASET 18.05.2022 10:35
Akşener'den gençlere '1919 ruhu' çağrısı: Yakılan kutlu ateşimizi harlamaya and içer misiniz?
Abone Ol google-news

İYİ Parti lideri Meral Akşener, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla partisinin grup toplantısında Meclis'te gençleri ağırladı. Akşener konuşmasına, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlayarak başladı.

Akşener, "Bırakın anmayı, Atatürk'ün isminden bile rahatsız olanlara inat onu anmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet Bayramı haftasında terörist rahatsız olmasın diye Atatürk resmini ve Türk bayrağını kaldıranlara inat onun mirasını yaşatmaya devam edeceğiz. 19 Mayıs haftasında, Atatürk Havalimanı'na dozerleri sürenlere inat, onun Türkiye için ortaya koyduğu büyük vizyonu hayata geçirmek için çalışmaya devam edeceğiz. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun" dedi.

"Uzun zamandır ülkemiz üzerinde ağır ve kasvetli bir bulut geziyor. Ekonomiden eğitime her alanda sayısız dertle boğuşuyoruz. İktidarın kendi beceriksizliğini gizlemek için kutuplaştırmaya, baskıya dayalı bir siyasi iklimle mücadele ediyoruz. 'Yiyecek ekmeğim yok diyeni nankör, 'Tarlamı ekemiyorum' diyeni terörist, 'Geçinemiyorum' diyeni şükürsüz ilan edildiği yaftacı anlayışla karşı karşıya kalıyoruz" diyen Akşener, "Memleketin çilesi bitmesin diye milletinden kopmuş bir iktidarla karşı karşıyayız" dedi.

"Bay kriz ve arkadaşlarımın tutunacak tek dalı kaldı, duygularımız" diyen Akşener, "Sandıktaki kaçınılmaz sondan kaçmaya çalışıyorlar. Ben ve arkadaşlarım 20 Ocak 2020'de bir karar verdik. Türk siyasetini içine saplandığı bu kayıkçı kavgasından çıkarmak için seçmeni veli nimet yapmaya karar verdik. Dedikodulardan bıktık, yalanlardan usandık, suni kavgalardan sıkıldık. 20 Ocak 2020'den beri yollardayız. Memleketimizi il il, ilçe ilçe geziyoruz. Siftahsız esnaflarla oturuyoruz, çocuğunun geleceği için endişelen annelerle konuşuyoruz. Adeta AK Parti'nin işe alım merkezi olan mülakatlara şahit oluyoruz. Bir dokunuyoruz bin ah işitiyoruz. AK Parti iktidarı bizden paramızı, hakkımızı, kaynaklarımızı çalmadı; mutluluğumuzu, umudumuzu ve hayallerimizi çaldı. Anadolu o eski Anadolu değil" ifadelerine yer verdi.

Akşener, konuşmasına şöyle devam etti:

"Tanımadığı yüzlere gülümseyen, sabahları dükkanını umutla açan o Anadolu yok. Artık kimse gülümsemek için sebep bulamıyor, kimse dertlerinden kafasını kaldıramıyor. İnsanımız günü nasıl bitireceğini düşünüyor. Kirasını, faturasını, mazotunu, hayvanın yemini, gübreyi nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Bugün artık gök gri, dağ delik deşik, tarla boş duruyor.

AK Parti iktidarının ülkemizi içine soktuğu bu sarmaldan en çok gençler etkileniyor. Her birinizin yüzünde derin bir hüzün görüyorum. Mahkum edildiğiniz bu hazin tablo yetmiyormuş gibi, gençliğini yaşayamamış adamların boş nasihatlerine, buyurgan tavırlarına maruz kalıyorsunuz. Ama şunu bilin ki, bu mücadelede asla yalnız değilsiniz. Onlar sizi şımarık ilan etmek istiyor, siz emeğinizin karşılığını almak istiyorsunuz. Onlar sizi ülkeden kaçmakla suçluyor, siz ülkenizden koparılmış hissediyorsunuz. Onlar sizi kolaycılıkla suçluyor, oysa siz her şeye rağmen tutunabilmek için çabalıyorsunuz. Öfkelerinizi, endişelerinizi, hayal kırıklıklarınızı anlıyoruz.

Sizler, Türkiye'de Türk olmaktan gurur duyan, Türkiye'de yaşamaktan yorulan gençlerimizsiniz ve çok haklısınız. Kızgınsınız, öfkelisiniz ve çok haklısınız.

"KASIMPAŞALI TAYYİP ERDOĞAN ANLARDI"

Sayın Erdoğan, bu çocuklar hak ettiklerini istiyorlar, gösterdikleri çabanın karşılığını istiyorlar, sadece mutlu olmayı istiyorlar. Cebinde 5 kuruş olmadan ailesinin eline bakmayı değil, okudukları okulun, yaptıkları işin değerini görmek istiyorlar. Çalışmak, üretmek, kazanmak istiyorlar. Ama sen o koca kibrinle bu istekleri anlayamazsın. Bu istekleri Kasımpaşalı Tayyip Erdoğan anlardı. Çünkü, gece aç uyumanın, yokluğun, yoksulluğun ne demek olduğunu saray sefasına kapılan Sayın Erdoğan bilmez. Bir yüzükle yola çıkan Kasımpaşalı Erdoğan bilirdi. Kasımpaşalı Tayyip Erdoğan yok, gitti. Karşımızda Beştepeli bay kriz var. Bay krizin rant bürümüş gözlerinde ne gençlerimizin ne milletimizin zerre değeri, önemi yok. Sen onlara zulmettikçe karşında bizi bulacaksın. Senin elinde milletine karşı kullanacağın her türlü imkan olabilir, bizim de koca yürekli insanlarımız var. Senin elinde vesayetini aldığın, devlet imkanları olabilir; varsın olsun. Bizim de vesayetin karşısında dimdik duracak çelikten irademiz var. Senin elinde besleme medyan, trollerin olabilir; bizim de arkamızda bu büyük milletin hayır duası var. Elinden geleni ardına koyma, zalimin zulmü varsa gençlerin arkasında da İYİ Parti var."

"O GÜN HAYIR DEMİŞTİK, BUGÜN DE HAYIR DİYORUZ"

Bu duruma nasıl geldik biliyor musunuz? Devlet yerine şahsınız, millet yerine yandaşını koyan bir çirkin anlayış yüzünden geldik. Bu duruma Türk devletinin gücünü, Türk milletin iradesini bir kişinin iki dudağı arasına bırakan, ülkemizi uçuracağına uçuruma götüren bir ucube sistem yüzünden geldik. Biz o gün de hayır demiştik, bugün de hayır diyoruz. Biz o gün de Türk devletinin hafızasını, kurumlarını ve değerlerini yok etmek isteyenlere hayır demiştik, bugün de hayır diyoruz.

Tarihimizin hiçbir döneminde baskıya boyun eğmediğimizi, söz konusu bağımsızlığımız olduğunda tüm dünyayı dize getirdiğimizi unuttular. Galata simsarlarının yok oluşunu, yokluğa mahkum edilen Anadolu'nun yeniden doğuşunu unuttular. Kendilerini Atatürk'le yarıştırmanın peşine düştüler. Bastıkları toprağı vatan yapan değerlerimizi bir türlü özümseyemediler. Türkiye Cumhuriyeti'ni fethedilmesi gereken yer olduklarını gördükçe, bu memleketi kendi memleketi olduklarını unuttular.

1919 RUHU MESAJI

Milletini yok saymak isteyenlere, 'Kahrolsun istibdat yaşasın hürriyet' diye haykıran atalarını hatırlayacaksın. Dört bir yandan kuşatılan doymaz bir iştahla paylaşılan ya istiklal ya ölüm parolanı hatırlayacaksın. 25 yaşında Bekirağa zindanında yatan, 28 yaşında Harekat Ordusu'na katılan, 33 yaşında Çanakkale'de destan yazan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü hatırlayacaksın. Dahili ve harici bedhahlara, hıyanete karşı Samsun'da atılan ilk adımı hatırlayacaksın. Bugünün tarihini yazmak için 1919 ruhunu hatırlayacaksın. 1919 ruhu umudun, azmin ruhudur. 1919 ruhu bağımsızlık, istiklalin ruhudur. 1919 ruhu Avrupa'ya kıvılcım olarak gidip, Anadolu'ya alev olarak dönmek isteyenlerin ruhudur. 1919 ruhu varlığı sona erdirilmek istenen büyük milletin istikbalini kazanmasının ruhudur. 1919 ruhu hakkın kuvvetten üstün olduğuna inanların, hiçbir zaman umutsuz olmayanların ruhudur. 1919 ruhu imkansızlıklara değil, inanca, güce, asil kana inanarak mavi gözlü bozkurtunun ışında yürüyenlerin ruhudur.

İşte bu yüzden önüne çıkarılan tüm engeller için 1919 ruhunu anlayacak ve yaşayacaksınız. Çaresizliğe ve karamsarlığa kapıldığınızda 1919 ruhundan ilham alacaksınız. Tarihimizde her zaman istiklal ve istikbalimize saldırmak isteyenler oldu, yine olacak. Memleketin kaynaklarını şahsi mirası olarak görenler oldu, yine olacak. Vatanın her karış toprağı için vazifeye atılan genç yürekler oldu.

"DAMAT FERİTLER DEĞİŞMİŞ, DAMATLARIN SEBEP OLDUĞU YIKIM DEĞİŞMEMİŞTİR"

Bugün yine kritik bir dönemeçteyiz. 19 Mayıs 1919'un üzerinden geçen bir asrın ardından işgalcilerin adı değişmiş, işgal planı değişmemiştir. Yunanlı gitmiş, yerine 'Keşke Yunan galip gelseydi' diyenler gelmiştir. İngiliz işbirlikçileri gitmiş, yerine yerli ve yabancı yandaşlar gelmiştir. Duyunu umumiye gitmiş, milletin hazinesi uzanan kirli eller gelmiştir. Damat Feritler gitmiş ama damatların sebep olduğu yıkım değişmemiştir. Kapitülasyonlar sonlanmış Türk vatandaşlığını pazarlayanlar türemiştir. Topraklarımız her gün göz göre göre satılırken, milletimiz öz yurdunda garip öz yurdunda parya yapılmaya çalışılırken vatanın bütünlüğü tehlike altındadır. Devletimizin itibarı, hafızası yok edilirken dün olduğu gibi bugün de iktidar sorumluluğunu yerine getirememektedir. Dün olduğu gibi bugün de milletin bağımsızlığı yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.

"AND İÇER MİSİNİZ?"

İşte bu yüzden bugün size çok ihtiyacımız var. Hayallerinize, fikirlerinize, yeteneklerinize ihtiyacımız var. Samsun'da atılan ilk adıma ihtiyacımız var. Geleceğimize sahip çıkmak için ayrışmaları, kutuplaşmaları kenara bırakarak yeniden bir araya gelmeye, birlikte yürümeye ihtiyacımız var. 1919 ruhunu diriltmeye ihtiyacımız var. Kayıtsız ve şartsız bağımsızlık ülküsü için yakılan kutlu ateşimizi harlamaya and içer misiniz? Sizi susturmak isteyenlere cumhuriyetin bekçisi olduğunuza and içer misiniz? Bir mazlum için bin zalime karşı durmaya and içer misiniz? Yapamazsın, başaramazsın diyenlere inat korkusuzca dimdik durmaya, aklın bilimin ışığında başarmaya, Türk milletini muasır medeniyetler seviyesine çıkarmaya and içer misiniz? Atamızın mirasına sahip çıkmaya and içer misiniz? 1919'un 19 Mayısında Samsun'da doğan güneşin ilk adımını yeniden aydınlatmaya and içer misiniz? Varlığımız Türk varlığına armağan olsun, ne mutlu Türk'üm diyene!"

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun