birgün

15° AÇIK

SİYASET 07.04.2021 10:44

Akşener: İktidar darbe edebiyatıyla milletin derdini konuşmaktan kurtuldu

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 104 emekli amiralin bildirisi hakkında konuştu. Akşener, "İktidar darbe edebiyatıyla milletin derdini konuşmaktan kurtuldu" dedi. Çin Büyükelçiliği'ne de yanıt veren Akşener, "Bu tehditler bize sökmez. O pis elinizi, Uygur'un sinesinden çekene kadar da mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Akşener: İktidar darbe edebiyatıyla milletin derdini konuşmaktan kurtuldu

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 104 emekli amiralin bildirisi hakkında, "İktidar darbe edebiyatıyla milletin derdini konuşmaktan kurtuldu. Küçük ortağa malzeme çıktı" yorumunda bulundu.

Meral Akşener, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Akşener, 104 emekli amiralin bildirisi hakkında, "Gece vakti ortalığı karıştırma modası başladı. 104 emekli amiral bir bildiri paylaştılar. İktidar darbe edebiyatıyla milletin derdini konuşmaktan kurtuldu. Küçük ortağa malzeme çıktı" dedi.

"İktidar kendi ikbaline düşüp millete sırtını dönmüşken, millet çözüm talep ediyorken, Cumhur İttifakı'nın oyları her ay düşerken, kimsenin iktidarın değirmenine su taşımasına müsaade edemeyiz, etmeyeceğiz" diyen Akşener, "Bu işler böyle yapılmaz. Bunu gizemli gece yarısı bildirileriyle yapamazlar. Yapanlar da önce karşılarında bizi bulurlar. Vesayete her zaman karşı durduk, durmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı uyarmak zorunda olduğunu belirten Akşener, "Sakın ola çok ciddi bir öfke kontrol problemi olan küçük ortağın gazına gelip abuk sabuk cezalar verdirmeye kalkma. Ülkeye daha fazla zarar verme. Memleketi daha fazla huzursuz etme" diye konuştu.

Çin'in Ankara Büyükelçiliğinin kendisi ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a yönelik açıklamalarına yanıt veren Akşener, "Bu tehditler bize sökmez. O pis elinizi, Uygur'un sinesinden çekene kadar da mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bunu böyle bilesiniz" dedi.

Akşener'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Siyaset olanı biteni okuyabilme, gerçeği gösterebilme sanatıdır. Yaşananları doğru analiz etmek yetmez, akıntıya karşı kürek çekmeyi de gerektirir. O yüzden siyaset dürüstlük, kararlılık ister. Biz kutlu millet davasının neferleriyiz. En büyük gücümüz de milletimize asla yalan söylememek, hakikatten ayrılmamaktır. Şahsi menfaat hesaplarıyla değil, millet yolunda siyaset yapanlar hakkı söyler, hakikati söyler.

Bugün vesayete kafa tuttuğunu söyleyenler, dün 28 Şubat'ta masa altına saklanırken biz dimdik duruyorduk. Son olayda da hakkın ve hakikatin yanında durduk.

Gece vakti ortalığı karıştırma modası başladı. 104 emekli amiral bir bildiri paylaştılar. İktidar darbe edebiyatıyla milletin derdini konuşmaktan kurtuldu. Küçük ortağa malzeme çıktı. Meclis'e tekrar getirdikleri kanunu konuşan var mı? Yine esnafın, çiftçinin, işsizlerin dramı konuşulmadı. aşı bekleyen insanlarımız, tavan yapan vaka sayısı konuşulmadı.

Türkiye'ye dair endişeleri olanların, usulünce dile getirmeleri çok gereklidir. Ülkesine yıllarca hizmet etmiş olanların çok daha sorumlu davranmaları gerekir. Her itiraz edeni hainlikle, teröristlikle suçlayıp, buradan siyaset devşirmeye çalışanlar oluyor. Anayasa Mahkemesi'ni kapatmaya yeltenecek kadar şımarık, iktidarını korumak için milletini birbirine düşürecek kadar zalim bir zihniyet. Herkesin bilinç ve sorumlulukla hareket etmesi gerekir.

"İKTİDARIN DEĞİRMENİNE SU TAŞIMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ"

İktidar kendi ikbaline düşüp millete sırtını dönmüşken, millet çözüm talep ediyorken, Cumhur İttifakı'nın oyları her ay düşerken, kimsenin iktidarın değirmenine su taşımasına müsaade edemeyiz, etmeyeceğiz. Bu işler böyle yapılmaz. Bunu gizemli gece yarısı bildirileriyle yapamazlar. Yapanlar da önce karşılarında bizi bulurlar. Vesayete her zaman karşı durduk, durmaya devam edeceğiz.

Darbe olur mu olmaz mı tartışması bebek mamasını askıdan indirmiyor. Rütbelerin sökülüp sökülmeyeceği gençlerimize iş bulmuyor. Sayın Erdoğan, böyle devlet yönetilmez. Anlamsız polemiklerle uğraşacağına Hakkari'ye git. Koltuğunu korumak için her yolu denerken, korucu kardeşlerimi dinle. İki yumruk arasına sıkıştırılmış vatandaşlarımızı dinle. Millet seni oraya sarayda sefa sür diye oturtmadı. Bir kez olsun milletimize bir faydan dokunsun.

"ERDOĞAN O SARAYDA NASIL UYUYORSUN?"

Milletimiz geçim derdinde kıvranırken, bunlar hala darbe mi değil diye konuşuyorlar. Buna fırsat tanıyanları da kınıyorum. Kim ne yazarsa yazsın, ne konuşursa konuşsun, biz Hakkarili babaların feryadını, Konyalı bir annenin 'evde ekmek yok' demesini konuşacağız. Sayın Erdoğan o sarayda nasıl uyuyorsun? 50 bine vurmuş vaka sayılarını, beceriksiz yönetim anlayışını konuşacağız. Aşı tedarikini, aşı sırasını konuşacağız. Milletimizin sesi yükseldikçe iktidar daha çok korkuyor. Bize kızanlar, söylenenler hatta hakaret edenler olabilir. Hatta ortağını kıskanıp bize saldıranlar da olabilir. Millet iradesine sahip çıkmak öyle lafla olmaz. Milletin Meclisini yok sayarak milletin iradesine sahip çıkılmaz. Sandık gelince, 'milletime hizmetkarım' diyenlerin milleti maraba yerine koyarak hiç sahip çıkılmaz. Milletimiz kimin nerede durduğunu gayet iyi biliyor.

"ERDOĞAN'I UYARMAK ZORUNDAYIM"

Duruşumuza küçük ortak daha çok kızmış. Anayasa Mahkemesi'nden sonra Deniz Kuvvetleri'nin de kapatılmasını isterse şaşırmayın. Allah Sayın Erdoğan'a sabır versin. Sayın Erdoğan'ı uyarmak zorundayım, sakın ola çok ciddi bir öfke kontrol problemi olan küçük ortağın gazına gelip abuk sabuk cezalar verdirmeye kalkma. Ülkeye daha fazla zarar verme. Memleketi daha fazla huzursuz etme.

ÇİN BÜYÜKELÇİLİĞİ'NE TEPKİ

Dün küçük ortağın haftalık öfke nöbetinin hemen sonrasında enteresan bir şey oldu. Çin Büyükelçiliği, Twitter'dan beni ve Sayın Mansur Yavaş'ı tehdit etti.

Birader buyur bekleriz. Bak sen hele. Adresimiz bellidir. Bizim herhangi bir ülkenin egemenliği ile ilgili sorunumuz yok. Ama Çin'in Uygur kardeşlerimize yaptığı zulümle ilgili çok büyük bir sorunumuz var.

Bu tehditler bize sökmez. Biz, bu mücadeleyi bugün Türkiye'de bu kürsüden veririz. Yarın, gün gelip de iktidar olduğumuzda uluslararası toplumu karşınıza diker, öyle mücadele veririz. Ama bu mücadeleden asla vazgeçmeyiz. Ve o pis elinizi, Uygur'un sinesinden çekene kadar da mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bunu böyle bilesiniz."

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol