birgün

12° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 05.07.2020 11:09

Albüm kritiği: The Strokes-The New Abnormal

Albüm kritiği:  The Strokes-The New Abnormal

Konuk Yazar: Ant Arın Şermet

New Yorklu The Strokes, 7 yıl sonra tekrar bir stüdyo albümüyle dinleyenlerinin karşısına çıktı. 2013 tarihli albümleri “Comedown Machine” ile çok eleştiri alsalar da 7 yıllık bekleyiş, kendilerini yeni bir heyecanın içinde bulmak için yeterli olmuş. “The New Abnormal” için baştan sona bir sanat eseri demek doğru olacaktır. Öyle ki Jean-Michel Basquiat’ın 1981 tarihli eseri ‘Bird on Money’ tablosu, albümün kapağı olarak karşımıza çıkıyor. Kapağı açıp albümün dünyasına adım attığımızda ise karşımıza bugüne kadarki The Strokes albümlerinde hiç olmadığı kadar özen gösterildiği fark edilen söz yazımı ve vokal melodilerini ön planda olduğu görülüyor.

Çoğu yazar bir kitabı yazmanın en zor kısmının başlamak ve bitirmek olduğunu söyler. Aradaki kısımlar akışla kendine bir yol bulur. Julian Casablancas ve The Strokes ise ilk albümünden beri albümlerini çok güçlü bitirmeyi başarıyor.

Bu albümde de durum farklı değil. ‘At the Door’, Muse’un “Absolution’dan fırlamış gibi tınlayan ve albümdeki favorim olan ‘Why Sundays Are So Depressing’, Jerry Cantrell’in vokalini yaptığı Alice in Chains şarkıları gibi olan ‘Not The Same Anymore’ ve bir The National albümünde duyulsa şaşırılmayacak sözlere ve müziğe sahip ‘Ode to the Mets’ ile bitiyor albüm.

Gitar temelli müziğin aktif en başarılı gruplarından olan The Strokes, bu albümle beraber hem dünyanın içinde bulunduğu şu döneme bir renk kattı hem de kariyerlerine dair yeni mesajlar verdi. 2020’nin zamana meydan okuyacak albümlerinden biri olan “The New Abnormal”ı ıskalamayın.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız