Google Play Store
App Store
Aleksander Berkman klasiği: Komünist Anarşizmin ABC’si

20. yüzyılın komünist anarşist düşünürlerinden Aleksander Berkman’ın başyapıtı “Komünist Anarşizmin ABC’si: Zamanımız ve Gelecek” ilk kez Türkçe’de. Epos Yayınları etiketiyle çıkan ve gazeteci Emre Öztürk’ün çevirdiği 312 sayfalık çalışma, küresel ölçekte anarşist düşüncenin en erişilebilir metinlerinden biri.

PRATİK MODEL ANARŞİZM

Aşırı sağın yükseldiği, küresel çatışmaların derinleştiği ve kapitalizm merkezli ekonomik sistemlerin dünyada gerilimler yarattığı bir dönemde yayımlanan eser, 20. yüzyıl başında ABD’de işçi hareketinin önde gelen isimlerinden olan Berkman’ın en önemli çalışması olarak kabul ediliyor. İlk kez 1929 yılında yayımlanan kitap, anarşist komünizmi yalnızca teorik bir doktrin olarak değil, gündelik yaşamın sorunlarına yönelik pratik bir toplumsal model olarak ele alıyor. Berkman hayatını otoriteye karşı verdiği mücadeleyle geçiren devrimci bir isim. Genç yaşta devrimci hareketlere katılan Berkman, 1888’de 18 yaşındayken ABD’ye göç etti. Berkman, New York’ta hayat yoldaşı, düşünür ve aktivist Emma Goldman ile tanıştı. İkili, Chicago’dan New York’a uzanan geniş bir hatta işçi hareketinin örgütlenmesinde önemli rol oynadı. 1892’de Homestead Grevinde bir sanayiciye yönelik suikast girişimi nedeniyle Berkman 14 yıl hapis cezası aldı.

1906’da serbest kaldıktan sonra şiddet eylemlerinden uzaklaşarak teorik yazılar kaleme almaya başladı. Berkman, ABD’de çok sayıda anarşist gazetenin yayımlanmasında da etkin rol oynadı. 1919’da ABD hükümeti tarafından “yıkıcı yabancı unsur” ilan edilerek birçok sol hareket lideriyle birlikte sınır dışı edilen Berkman, Sovyetler Birliği’ne gitti. Yaşamının geri kalanını Avrupa’da anarşist hareketi destekleyerek ve kitaplar yazarak geçirdi. 1928’de Paris’te kaleme aldığı metinlerde anarşizmi “insanın şimdiye dek düşündüğü en yüce fikir ve özgürlüğe ulaştıracak tek yol” olarak tanımladı. Son yıllarında ağır sağlık sorunlarıyla mücadele eden Berkman, başkalarına bağımlı yaşama endişesiyle özerkliğini ve onurunu korumak adına yaşamına son verdi.