Aliağa’daki tesisler ÇED’siz, denetimsiz çalışıyor

BirGün EGE
İzmir’in Aliağa ilçesindeki gemi söküm tesislerinde yıllardır süren çevre kirliliği, denetimsizlik ve işçi ölümleri yeniden gündeme geldi. Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) muafiyetine rağmen faaliyetine devam eden tesislerle ilgili hukuki süreç sürerken İzmir Gemi Söküm Koordinasyon Grubu bölgedeki faaliyetlerin derhal durdurulmasını talep etti.
İzmir Tabip Odası’nda yapılan basın açıklamasını okuyan Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Teknik Sorumlusu Selma Akdoğan, “Gemi söküm tesisleri ÇED muafiyeti ile, iş cinayetleri ile, çevre ve halk sağlığı ihmalleri ile çalışmaya devam ediyor” dedi.
Açıklamada, Aliağa’da gerçekleştirilen gemi söküm faaliyetlerinin usulsüzlükler, eksik izinler, uygunsuz çalışma koşulları ve çevresel ihmallerle sürdüğü ifade edildi. Akdoğan, “Gemi söküm sürecinin tekil gemiler üzerinden değil; söküm faaliyetleri ile birlikte tekrarlanan usulsüzlükler, ulusal mevzuatımızdaki eksiklikler, denetim eksiklikleri, atık ithalatı ve Aliağa bölgesinin mevcut çevresel sorunları ile birlikte ele alınması için ortak mücadelemiz devam ediyor” diye konuştu.
İZİN VERİLDİ
Koordinasyon, EGEÇEP, İzmir Barosu, TMMOB Mimarlar Odası, İzmir Tabip Odası ve sekiz yurttaşın, gemi söküm tesislerine verilen ÇED muafiyetlerine karşı açtığı davanın sürdüğünü hatırlattı. Açıklamada, “GEMİSANDER’in talebi üzerine gemi dönüşüm tesislerinin yer aldığı alanda imar planı revizyonu söz konusu olması nedeniyle imar planı çalışmalarının tamamlanınca yeniden ÇED sürecini başlatmak üzere ÇED süreci sonlandırılırken, sahadaki faaliyetlerin mevcut ÇED muafiyetine konu alanda sürdürülmesine izin verildi” ifadeleri yer aldı.
Tesislerin 1993 yılı öncesi kuruluş gerekçesiyle hâlâ ÇED’den muaf tutulduğuna dikkat çekilen açıklamada, “ÇED Yönetmeliğindeki muafiyet şartlarını ortadan kaldıracak pek çok değişiklik olmasına karşın ilk kuruluş tarihinin 1993 yılından önce olması gerekçe gösterilerek ÇED’den muaf tutulmuşlardır” denildi. Alan artışı gerekçesiyle başlatılan ve sonlandırılan ÇED süreci için ise “Hiçbir veri, değerlendirme ve risk analizi olmadan oluşturulması kabul edilebilir bir süreç değildir. Asıl yapılması gereken bölgenin ihtiyaçlarının belirlenerek kuru havuzlarla bir planlama yapılması, bu kapsamda bir ÇED sürecinin işletilmesidir” ifadeleri kullanıldı.
Koordinasyon, son bir yılda yaşanan çevresel ve işçi sağlığı sorunlarını da şu sözlerle sıraladı: “Tüm süreçte son 1 yıl içinde; söküm bölgesinde gömülü 15 bin ton atığın ortaya çıkmasına, 2 yıldır bekletilen bir geminin sökümü sırasında çıkan yangına, iş kazalarına ve iş cinayetine şahit olduk.”
DURDURULMALI
Açıklamada, “Yaşanan ihlaller ve devam eden yasal süreç göz önünde bulundurularak gerek sahanın somut koşullarına gerekse yürütülen faaliyetin risklerine uygun kamu yararı ve bilimsel ilkeler çerçevesinde bir ÇED süreci tamamlanana ve riskleri ortadan kaldıran gerekli koşullar sağlanana kadar gemi söküm faaliyetleri durdurulmalıdır” çağrısı yapıldı.
Koordinasyon, gemi söküm tesislerinin “Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’ne göre çevreye kirletici etkisi olan işletmeler” olarak tanımlandığını, ancak “gemi geri dönüşümü ile ilgili özel mevzuat düzenlemesi yapılmadığı için lisanstan muaf, denetimsiz ve kontrolsüz olarak çalışmaya devam ettiklerini” belirtti.
Açıklamada, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; Gemi Geri Dönüşümü ile ilgili usul ve esaslar, tesislerin özellikleri, işletme koşulları, çevre kirliliği kapsamında alınması gereken önlemler, denetimi ile ilgili hususları içerecek şekilde uluslararası düzenlemelere uyumlu olarak yayınlanmalıdır” denildi.
Akdoğan ayrıca, “Gemilerin sökülmesi sürecinde tehlikeli madde envanter raporları, söküm planları, atık yönetim planları, asbest ve radyoaktivite ile ilgili özel mevzuat kapsamında gerekli envanter ve ölçüm raporları istenmeli ve konusunda uzman olan personel tarafından titizlikle incelenmelidir” çağrısını yineledi.
Açıklama şu ifadelerle son buldu:
“Kentimizin ve bölgemizin doğal ve kültürel değerlerinin, müşterek varlıklarının korunmasının takipçisi olan meslek odaları, sivil toplum örgütleri, yaşam savunucuları olarak; çevre ve halk sağlığını tehdit eden gemi söküm faaliyetlerine ve yarattığı kirliliğe karşı mücadelemize devam ediyoruz.”


