birgün

22° AÇIK

AVRUPA 29.06.2020 13:25

Almanya, Stutgart’taki şiddet olaylarıyla sarsıldı

Almanya’nın Stuttgart kentinde geçtiğimiz hafta ülkede büyük yankı uyandıran şiddet olayları yaşandı. Cumartesi gecesi Stuttgart kentinde polisin 17 yaşında bir Alman gence uyuşturucu kontrolü yapmak istemesiyle fitili ateşlenen olaylara yaklaşık 500 kişinin katılarak polisle çatışmaları ve şehirde bazı mağazaları yağmalamaları, haftanın en çok tartışılan konularından biri oldu

Almanya, Stutgart’taki şiddet olaylarıyla sarsıldı

Dilara EKİNCİ / Almanya

Almanya’da haftalarca evlerine kapanan gençler, Covid-19 önlemlerinin gevşetilmesi ve havaların ısınması ile birlikte geçtiğimiz hafta sonu parklara akın etti. Stuttgart’da da koronavirüs önlemlerinin hafifletilmesini takiben son haftalarda insanlar parklarda eğlence amaçlı bir araya geliyordu. Geçtiğimiz cumartesi gecesi Stuttgart kentinde polis Schlossplatz’ta eğlenen insanların olduğu bölgede 17 yaşında gence uyuşturucu kontrolü yapmak istedi. Bu esnada çevredeki bazı kişiler polise tepki gösterdi. Schlossplatz’da tansiyon aniden yükseldi ve bütün gece kontrol edilemeyen olaylar başladı.

Sayısı yaklaşık 500 kişiyi bulan grup, saatler boyu polisle çatıştı. Birçok gösterici ve polis yaralandı. Schlossplatz’ta başlayan olaylar büyüdü ve mağazaların yoğun olarak bulunduğu Königstrasse’de sabah saatlerine kadar devam etti. Baden- Württemberg polisi yaptığı açıklamada olayların tamamen kontrolleri dışında olduğunu belirtti.

POLİTİK BAĞLANTISI YOK

Yaşanan olaylar kamuoyu ve siyasilerce şaşkınlık ve tepkiyle karşılandı. Başbakan Angela Merkel’in basın sözcüsü Steffen Seibert, yaptığı açıklamada yaşanan olayları kınadı.

Sosyal Demokrat Partisi Milletvekili Sascha Binder olay gecesine dair fotoğrafların iç savaş sahnesi gibi göründüğünü belirtti. Polisin olayları bastırmakta zorlanmasıyla, çevre illerden yaklaşık 200 kişilik destek birimleri Stuttgart’a sevk edildi.

Baden-Württemberg polis teşkilatı tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında, olayların nedenine ve olaylara karışan kişilerin bulunmasına dair soruşturmanın hala devam ettiği, ancak yaşanan olayların herhangi bir politik grupla ilişkisinin bulunmadığı belirtildi.

SEEHOFER’E ELEŞTİRİLER SÜRÜYOR

Pandemi önlemlerinin hafifletilmesi üzerine ülkedeki bulaştırma oranlarının tekrar artmaya başladığı ülke gündeminde, olaylar pek çok yönüyle tartışılmaya devam ederken, öne çıkan konulardan biri de basın özgürlüğü oldu.

Yaşanan olaylar ve polise karşı oluşan tepkiler Alman basınında geniş yer bulurken, polislerin varlığı Alman medya organı ‘Taz’ tarafından eleştirildi ve polislerin “çöpçülük” yapabileceği belirtildi.

Bunun üzerine İçişleri Bakanı Horst Seehofer gazeteye dava açmak için hazırlandığını duyurdu. Seehofer’in bu açıklaması ise pek çok politikacı, demokratik kitle örgütü ve medya organı tarafından tepkiyle karşılandı ve basın özgürlüğüne zarar vermekle eleştirildi.

Bir medya organına haberinden dolayı dava açma fikrinin demokrasilerde yerinin olmadığı, bu davranışın ancak diktatörlüklerde olabileceği söylendi. Yükselen tepkiler üzerine bakan önerisini geri çektiğini duyurdu. Seehofer, kararında Merkel’in müdahale etmesinin etkili olduğu iddialarını ise yalanladı. Medyada ve kamuoyunda ise bakanın gazeteciye müdahale etme isteği tartışılmaya devam ederken, bakana olan eleştiriler sürüyor.

Sol Parti (Die Linke) Genel Başkanı Bernd Rixinger de basın toplantısında Stuttgart olaylarına değindi. Rixinger alkolün yaşananlar için bir bahane olamayacağını belirterek, şiddetin karşısında olduğunu söyledi. Ayrıca, yaşanan şiddet ve yağmalama olaylarının sorumlularının tek bir gruba indirgenmesinin toplumdaki ayrımcılığı körükleyebileceğini ve siyasilerin bu hataya düşmemesi gerektiğinin önemini vurguladı.

Bernd Rixinger, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Alkol ve uyuşturucu da bu davranış için sebep olamaz. Gençlerin bu yola iten sebepleri araştımak lazım. Hemen yasaların sertleştirilmesini istenmesi, AfD’nin yaptığı gibi olayları yabancı düşmanlığı için alet etmek de doğru davranış değildir. Grup Başkanvekili’nin olaylardan ‘Migrantifa’yı (göçmen antifaşist grubu red) sorumlu tutması demagojiden başka birşey değildir. Olaylarla ilgisi de yoktur. CDU da olayları alet ederek polis yasasında sertleşme istiyor. Olaylar öncesinde de Meclis Komisyonu’nda polis yasasında değişiklik görüşülüyordu. Bu şiddetin sebepleri neler? Biriken neydi ki yağma olaylarına kadar vardı. Alkol ve uyuşturucunun da rolü var. Korku, sosyal gelecek konusunda endişeler mi var, bir ayrımcılık mı söz konusu, yanlış bir uygulama? Polisin yanlış davranışını irdeleyecek bağımsız kurul oluşturma tartışmalarının geri plana itilmesine izin vermemeliyiz.”

IRKÇI VEKİL EYALET MECLİSİ GENEL KURUL SALONUNDAN ATILDI

Olaylar üzerine tartışmalar sürerken, Stuttgart’ta şu anda bağımsız olarak Baden-Württenberg eyalet parlamentosunda vekillik yapan eski AfD üyesi Heinrich Fiechtner, yaptığı konuşmanın ardından genel kurul salonundan polis tarafından dışarı çıkarıldı.

Şiddet olaylarının basında “parti ortamı” (Partyszene) gençleri şeklinde yer bulmasına ithafen Fiechtner “Bu kelime şimdi Arap bölgesine verilen yeni ad mı?” diyerek olayları gerçekleştirenlerin göçmenler olduğunu ima etti.

Konuşmasının nefret söylemi içermesi sebebiyle, Eyalet Meclisi Başkanı Muhterem Aras (Yeşiller), Heinrich Fiechtner’in genel kurul salonundan çıkmasını istedi. Salondan çıkmayı reddeden Fiechtner daha sonra polislerce salondan atıldı.

Kaynaklar:

Stuttgart basın açıklaması:

https://www.stuttgart.de/item/show/273273/1/9/697282?plist=homepage

Bild Live Blog https://www.bild.de/regional/stuttgart/stuttgart-aktuell/randale-in-stuttgart-polizei-kampfansage-an-randalierer-wir-werden-sie-ermitteln-71401026.bild.html#fromWall

https://www.tagesschau.de/inland/randalierer-stuttgart-101.html

https://www.bz-berlin.de/deutschland/ex-afd-mann-fiechtner-fliegt-aus-dem-landtag-in-stuttgart

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız