Google Play Store
App Store

Tokat Günçalı ve Killik köyleri arasında yapılmak istenen altın madenine ilişkin benzer dosyalarda aynı mahkemenin farklı karar vermesi dikkat çekti. Daha önce sondajlı maden aramanın ÇED'e tabi olması gerektiğinden ruhsat iptal kararı veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi, bu kez sondajlı altın madeni arama faaliyetlerinin ÇED’e tabi olmadığına hükmederek yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı.

Altın madeni davasında yargıdan çelişkili karar
Sibel Bahçetepe
Sibel Bahçetepe
sibelbahcetepe@birgun.net

Tokat’ın Günçalı ve Killik köyleri arasında Zeni Madencilik tarafından hayata geçirilmek istenen altın madeni projesine ilişkin Samsun Bölge İdare Mahkemesi, “Maden arama faaliyetleri ÇED’e tabi değildir”gerekçesiyle şirket lehine karar verdi.

Mahkeme, Tokat İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararını hukuka aykırı bularak kaldırdı. Karar, bölge halkı ve yaşam savunucularının tepkisine neden oldu. Bölge halkı ve çevre örgütleri, “Çalbaba Ormanı’nı madencilere kurban ettirmeyeceğiz” diyerek hem Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaklarını hem de Tokat İdare Mahkemesi’nde yeniden yürütmenin durdurulması talebinde bulunacaklarını duyurdu.

Samsun Bölge İdare Mahkemesi kararında, maden arama faaliyetlerinin (arama ruhsatı aşaması) ÇED sürecine tabi olmadığı, ÇED’in ancak işletme aşamasında gerekli olduğu savunuldu. Bu gerekçeyle arama ruhsatının iptal edilemeyeceği belirtilerek yürütmenin durdurulması kararı kaldırıldı.

ZIT KARARLAR

Karara tepki gösteren bölge halkının avukatı İsmail Hakkı Atal, aynı mahkeme heyetinin benzer dosyalarda birbiriyle çelişen kararlar verdiğine dikkat çekti. Daha önce HLC Altın Madeni’ne ait arama  ruhsatının  ÇED sürecine tabi olması gerektiğinden iptal edildiğini anımsatan Atal, söz konusu kararın Haziran 2025’te yine Samsun Bölge İdare Mahkemesi tarafından verildiğini hatırlattı.

Atal, “Aynı bölgede, aynı koşullarda ve neredeyse aynı heyetle bu kez Zeni Madencilik lehine karar verildi. Bir dosyada sondajlı maden arama faaliyetinin ÇED’e tabi olduğu söylenirken, diğerinde aynı nitelikteki faaliyet için ÇED gerekmediği savunuluyor. Bu hukuken izah edilemez” dedi.

Kararı veren heyetin başkan ve ikinci üyesinin önceki kararla aynı olduğunu, yalnızca üçüncü üyenin değiştiğini belirten Atal, her iki kararda da muhalefet şerhi bulunmamasının yargı kararlarının tutarlılığına gölge düşürdüğünü söyledi. İstinaf yolunun kapalı olduğuna işaret eden Atal, “Dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağız. Ayrıca Tokat İdare Mahkemesi’nde yeniden yürütmenin durdurulmasını talep edeceğiz. Durmak yok, mücadele sürecek” diye konuştu.

Günçalı Köyü Çevre Komisyonu Yöneticisi Bahadır Sarıyaprak da kararın, Zeni Madencilik’e ait ruhsatın işletme sürecine giden yolunu yeniden açtığını belirterek, “Bu karar arama, ön işletme ve işletme aşamalarının fiilen ilerlemesi riskini doğuruyor. Süreç; içme ve yeraltı su kaynaklarını, tarım ve mera alanlarını, insan sağlığını ve ekosistemi geri dönülmez biçimde tehdit ediyor” dedi.

"MÜCADELEYE DEVAM"

Günçalı Köyü Derneği Başkanı Nuri Güner ise aynı mahkemenin daha önce HLC’nin ruhsatını ÇED gerekçesiyle iptal ettiğini anımsatarak, “Aynı bölge, aynı şartlar ve aynı heyet olmasına rağmen yürütmeyi durdurma talebinin reddedilmesi düşündürücü. Söylenecek çok şey var ama durmak yok, mücadeleye devam” ifadelerini kullandı.