Altın Portakal 2019: 'Bozkır'ın üzerindeki fırtına

10.11.2019 10:23 BİRGÜN PAZAR
Asıl skandal, jürinin ve Festival yönetiminin yönetmeliği çiğnemiş olmasıydı. En İyi Film ve En İyi İlk Film ödüllerinin aynı filme verilemeyeceğini açıkça belirten yönetmelik, gecenin 4’ünde uyandırılan festival yöneticileri tarafından apar topar değiştirilmişti.

Vecdi Sayar

CHP’nin yerel yönetimi kazanmasının ardından “Öze Dönüş” sloganıyla ve son iki yılda programdan çıkartılan Ulusal Yarışmaların katılımı ile gerçekleşen 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali, Jüri ve Festival yönetiminin son dakika golüyle tarihe geçecek. Bu golün festivalin kalesine mi, yoksa sinemamızın kalesine mi atıldığını söylemek içinse zaman henüz erken.


Bu yılki Ulusal Yarışma Jürisi beş kişiden oluşuyordu: yönetmen Zeki Demirkubuz başkanlığında, yazar Latife Tekin, görüntü yönetmeni Emre Erkmen ve oyuncular Şebnem Bozoklu ile Mert Fırat. Ödül töreninin başlarında açıklanan SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) Ödülü’nün, Ümit Ünal’ın “Aşk, Büyü,v.s” filmine gitmesi olumlu karşılanırken, Film-Yön (Film Yönetmenleri Derneği) ödülünün, Ümit Elçi, Onur Ünlü, Kıvanç Sezer gibi yönetmenler dururken, “Bozkır” filminin yönetmeni Ali Özel’e gitmesi yadırgandı. Ama, asıl şok Jürinin açıkladığı ödüllerde yaşandı. Yarışmadaki ödüllerin büyük kısmı “Bozkır”a verilmişti. Dokuz dalda on ödül!

İki temayı, baba-oğul çatışması ile baraj nedeniyle boşaltılan köy temalarını buluştururken, özgün bir bakış açısı getiremeyen bir filmdi “Bozkır”. Eleştirmenlerin verdiği puanlarda en alt sıralarda yer alıyordu. Jüri, En İyi Film, En İyi İlk Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Müzik, En İyi Erkek Oyuncu (paylaşım), Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu (filmin iki oyuncusuna birden) ve En İyi Kurgu dallarında değerlendirmeye değer başka bir film bulamamış olmalı ki, tüm ödülleri bu filme vermeyi uygun görmüştü.

Yönetmeliğe rağmen

Asıl skandal, jürinin ve Festival yönetiminin yönetmeliği çiğnemiş olmasıydı. En İyi Film ve En İyi İlk Film ödüllerinin aynı filme verilemeyeceğini açıkça belirten yönetmelik, gecenin 4’ünde uyandırılan festival yöneticileri tarafından apar topar değiştirilmişti. Bir başka madde, Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülünün paylaştırılamayacağını belirtiyordu. Bu maddenin de değiştirilmesi sonucu, Jüri Özel Ödülü Kıvanç Sezer’in “Küçük Şeyler”i ile Ümit Ünal’ın “Aşk, Büyü, v.s”si arasında paylaştırıldı. Bu filmlerin ikisi de, zekâ ve mizah duygusu içeren ve -kanımızca- “Bozkır”dan daha başarılı filmlerdi. Ali Özel’in “Bozkır”ına ise En İyi İlk Film ödülü verilebilirdi rahatlıkla. Samimiyeti ve yalın anlatımı nedeniyle… Festival yönetiminin, “yönetmeliğin son maddesi yönetime istediği değişikliği yapma imkânı tanıyor” söylemi doğru değildi. Çünkü bu madde “yönetmelikte açıkça belirtilmeyen hususlarda” yetki tanıyordu yönetime.

Jüri, En İyi Erkek Oyuncu ödülünü “Bozkır”dan Mücahit Koçak ile “Küçük Şeyler”den Alican Yücesoy arasında paylaştırırken, Selen Uçer’e “Aşk, Büyü,v.s.”deki rolü ile En İyi Kadın Oyuncu ödülünü verdi. Kuşkusuz hak edilmiş ödüllerdi bunlar. Ama, En İyi Kadın Oyuncu dalındaki ödülün de, Demet Evgar’la paylaştırılması sanki daha doğru olurdu. Evgar’ın başrolü üstlendiği “Topal Şükran’ın Maceraları”, Onur Ünlü’nün en başarılı işlerinden biriydi. Tümüyle sözsüz olan, absürd ve kara mizahı buluşturan filmin, Ünlü’nün filmografisinde çok özel bir yeri olduğunu düşünüyorum.

Jüri’nin En İyi Sanat Yönetmeni ödülünü verdiği “Kronoloji”, Aslı İnandık’a Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran “Soluk”, Antalya İzleyici Ödülü’nü kazanan “Bilmemek” ve “Ceviz Ağacı” orta halli yapımlardı. “Omar ve Biz” ve “Bina” ise, tıpkı “Bilmemek” gibi, politik doğruculuk kaygısıyla yapılmış ama hedeflerine ulaşamayan, sinemamızın senaryo zaafını bir kez daha gözler önüne seren filmlerdi.
Vasat filmlerin çoğunlukta olduğu yarışma seçkisinin jürinin tepkisini çektiğini anlayabiliyoruz. Ama, Demirkubuz’un ödül töreninde yaptığı konuşmada sinemacılara ders vermeye kalkışması ve Jüri’nin tüm yönetmenleri cezalandırırcasına neredeyse bütün ödülleri tek bir filmde toplaması anlaşılır bir şey değildi. Bu tavırlarının, “Bozkır”a faydadan çok zarar vereceğini düşünüyorum, ben de pek çok arkadaşım gibi.

Her şey çok güzel olmadı

Aslında, her şey güzel başlamıştı. Festivalin Yeşilçam’ı yeniden sahiplenmesini simgeleyen Türkan Şoray’lı bir festival afişi, Antalyalıların yoğun ilgisi ile karşılanan geleneksel ‘kortej’ ve 10.000 kişinin izlediği Açılış Töreni ile… Büyükşehir’in ve Festival’in Başkanı Muhittin Böcek’in kısa konuşması övgüye değerdi. Festivalin Yönetmenliğini üstlenen Ahmet Boyacıoğlu ve Başak Emre’nin tercihleri de…. Menderes Türel dönemindeki gibi, gösterişli partiler yerine, halk la buluşan bir festival modelini yeğledikleri için… Bu yaklaşımın doğal sonucu, film gösterimlerinin kente yayılması olmalıydı. Oysa, gösterimler iki noktada toplanmıştı. AKM’deki gösterimlerde konuklara ayrılan sıraların az olması, her gösterimde tartışmalar yaşanması ciddi bir sorundu. Sinemacıların boykotuna sahne olan geçen yılki festivalde Jüri üyeliği yapan Tuba Ünsal’a kapanış töreninde ödül verdirilmesi ve Cahit Berkay konserine başlarken tüm konukların salonu terk etmesi de yakışık almadı.

Ulusal Yarışma dışındaki filmlerin seçimi isabetliydi. Özellikle, Uluslararası Yarışmaya seçilen filmlerin ve Muhsin Ertuğrul’un 1927 yapımı “Tamilla” filminin ülkemizdeki ilk gösterimlerinin yapılması, Türkiye sinema sektöründeki kadın temsiliyeti ve görünürlüğüne dikkat çekmeyi amaçlayan ‘Cahide Sonku Ödülü’nün yaratılması ve son iki yıl İstanbul’da düzenlenen Ulusal Yarışmalarda ödül kazananlara ‘Altın Portakal’larının verildiği bir tören düzenlenmesi övgüye değerdi.

Antalya programının en önemli bölümlerinden biri hiç kuşkusuz ‘Film Forum’du. Henüz proje aşamasında olan ya da çekimi tamamlanmış, post-prodüksiyon aşamasındaki 29 projenin yarıştığı ‘Forum’da 16 projeye toplam 530.000 TL destek sağlandı. Seçici kurul üyeleri, Film Forum’a katılan projelerden çok umutlu olduklarını söylüyorlar. Umalım ki, bu beklentiler gerçekleşir ve sinemamız son yıllardaki kısırlığından bir ölçüde olsun kurtulur.

cukurda-defineci-avi-540867-1.