Altın sevdası!
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Türkiye Cumhuriyeti belki de kurulduğundan bugüne, en netameli günlerini yaşıyor.

Daha önce birçok önemli olaylarla karşılaşmıştı.

Kore Savaşı ve Kıbrıs Barış Harekâtını yaşadı. 40 yıla yakın zamandır terör belasıyla uğraşıyor. Darbeleri, yönetime müdahale eden silahlı güçleri gördü…

Yılmadı!



Ülkede demokrasinin tüm kurum ve kurallarının tam gerçekleşmesini isteyen yurttaşlar, özgürlüklerin genişletilmesini talep ederek, eşit yurttaş, üreten ekonomi ve adil paylaşan bir düzeni hedefledi!

Farklılıkların bir arada yaşamasının çağdaşlık olduğunu ilan etti.

İnadına barış dedi…

Acı tatlı yıllar sonrası bu günlere gelindi.

Parlamenter demokratik sistemden, hileyle “tek adam” ucube rejimine dönüldü.

Şimdi yurttaş, 5 yıl için bir kişiye oy verecek ve o kişi, her şeyi yönetecek.

Yasa çıkaracak, yargıyı kontrol edecek ve ülke kaynaklarını istediği gibi denetimsiz ve muhalefetsiz kullanabilecek!

Bu çok tehlikeli bir durum. Çünkü O kişi, anayasal mutlak koruma altına alınmış bir partinin genel başkanı olarak yetkilerini kullanacak…

Kazdağları’nda yeni bir doğa katliamı gündemimizde. Millet eylemde!

Bayram telaşı bile, bu vahşi doğa katliamıyla ilgili halkın tepkisine engel olamadı.

Tepki doğrudan AKP’ye idi. Çünkü iktidar bir kez daha suçüstü yakalanmıştı.

Dünyanın en önemli coğrafyası olan Kazdağları’nın yine para uğruna birilerine peşkeş çekildiği ortaya çıkmıştı. Bu olay toplumda büyük infial uyandırdı.

Görülen o ki yeni sistemde “tek adam” eğer kendini bu ülkeye ait hissetmezse, kolayca ülkenin dağını taşını, nehrini deresini, ovasını ormanını, merasını otlağını hatta kıyısını adalarını başkalarına verebilir. Topraklarını, fabrikalarını satabilir.

Kıta sahanlığındaki hakkını devredebilir

Çıkar uğruna bazen sattığı ya da bıraktığı malın üzerine para da verebilir.

Şimdi böyle bir dönem yaşıyoruz!



Alamos Gold olayını ilk gündeme getiren Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş’la görüştüm. Önemli açıklamalar yaptı.

Dedi ki; “AKP Kaz dağlarına göz dikmişti.

Bergama Altın madenine karşı dönemin belediye başkanı Sefa Taşkın ile ilçe başkanı Oktay Konyar’ın başı çektiği meşhur “köylülerinBergama direnişini” örnek alarak 2006’da Kazdağları ve Madra dağıbirliğini kurduk. 2007 Kazdağlarının talanıyla ile ilgili bir bildiri yayınladık.

2008 de 28000 kişinin üzerindeki bir katılım ile ilk Kazdağları mitingini gerçekleştirdik

2012’de TBMM’ye Balıkesir Milletvekili Namık Havutça ve arkadaşlarımla birlikte Alamos Gold şirketine verilen ruhsat sonrası vahşi doğa katliamını göz önüne sermek için bir Meclis Araştırma Komisyonu önergesi verdik.

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gürkan’la bu konuyu defalarca kamuoyuna sunduk. Çıkarılacak 40 ton altın için tüm doğa katlediliyordu.

Ancak her defasında AKP oylarıyla talebimiz ret edildi.

Şimdi doğa katliamı onarılamayacak noktada...” Dedi.

Kanadalı Alamos’a Kazdağları’nda altın arama faaliyetleri için tahsis edilen toplam alan 3500 hektar.

Proje, Mart 2019’da onaylandığı halde çevre üzerinde şimdiden büyük hasar yarattı .

Alamos Gold’un ekosisteme duyarsızlığı, iktidarın bilinçli ihmali 180.000 yöre insanın temiz su kaynaklarını tehdit ediyor, çünkü proje süresince altın cevherini ayrıştırmak için takriben 20.000 ton siyanür kullanılacak...

Topraktaki sızıntı Kocaçay ve Menderes akarsu havzalarındaki sulama barajlarını etkiyecek.

Madencilik faaliyetlerine ayrılan alanın %98,7’si el değmemiş ormanlarla kaplı ve burada 18 memeli hayvan, 41 kuş, 10 sürüngen, 117 böcek ve 283 bitki türü bulunuyor...

Üstelik Truva antik kentine yalnızca 65 kilometre mesafede.

TEMA Vakfı, uydu görüntülerinin karşılaştırılması sonrası 195.000 ağacın kesildiğini açıklıyor.

Bilinen gerçeklere rağmen iktidar inatla Alamos ‘u koruyor.

Katliamı saklamaya çalışıyor.

NEDEN?

Rant için mi? Kendini bu ülkeye ait hissetmediği için mi? yoksa altın sevdasından mı?

Bir zamanlar FETÖ’cü Akın İpek’e de tüm altın madenlerini verenler aynı iktidar değil miydi?