Google Play Store
App Store

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “kadın haklarında altın yıllar” açıklaması tepkiye yol açtı. Açıklamalarda kadın cinayetleri, şiddet verilerinin arttığı, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı alındığı hatırlatıldı.

Kaynak: Haber Merkezi
‘Altın yıllar’da tablo ağır
Fotoğraf: Depo Photos

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’nde yaptığı konuşmada kadın hakları konusunda iktidar dönemini övdü.

Erdoğan, “Her ne kadar kadınlar seçme ve seçilme hakkını 91 yıl önce elde etmiş olsa da burada şu gerçeği gururla söylemeliyim; Türkiye kadın hakları konusunda altın yıllarını bizim dönemimizde yaşıyor” dedi.

Ancak AKP iktidarının boyunca kadın cinayetleri ağır seyrini sürdürdü, kadınların yaşam hakkı ve güvenliği zayıfladı, Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi ve kadınlara yönelik politikaların büyük bölümü muhafazakâr baskı yaratmayı hedefledi.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun Ekim 2025 raporuna göre yılın ilk 10 ayında öldürülen kadın sayısı 317’ye ulaştı.

AKP’nin yıllardır sürdürdüğü politikalar kadınların ekonomik, sosyal ve hukuki güvencesini zayıflatan bir çizgi izledi. “Üç çocuk” ısrarıyla kadınlara doğurganlık üzerinden rol dayatılırken devletin bu politika için ayırdığı destek sembolik düzeylerde kaldı.

Doğum izninin sadece kadın üzerinden tartışılması, bakım yükünün erkekle eşit paylaşılmak yerine yine kadınlara bırakılması anlamına geldi.

Kürtaj hakkına fiili engeller getirilmesi, doğum kontrol yöntemlerine erişimin zorlaştırılması ve kamu hastanelerinin çoğunda kürtaj yapılmaması kadınların temel sağlık ve üreme haklarını kısıtladı.

Medyada “güçlü aile, güçlü toplum” söylemi üzerinden sürdürülen propaganda, kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik baskıyı artırdı; bu kampanyalar çoğu zaman şiddeti meşrulaştıran bir iklim yarattı.

Kamuya ait kreşlerin yetersizliği kadınları işgücünün dışına iterken kreş açan belediyelerin hedef alınması bakım emeğinin tekrar kadınlara yüklenmesine neden oldu.

Devlet bütçesinde “kadının güçlendirilmesi” için ayrılan payın “ailenin korunması” başlığının çok gerisinde kalması ise hükümetin kadın politikalarının önceliğini açıkça ortaya koydu.

Türkiye’nin 2021’de İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi, kadın hakları açısından en kritik kırılma oldu. Sözleşmenin feshedilmesi, kadına yönelik şiddetle mücadelede standartların gerilemesine yol açtı; 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmaması da şiddet mekanizmalarını daha da zayıflattı.

Ekonomik alanda da tablo karanlık kaldı. Kadın istihdamı erkeklerin gerisinde seyretti, güvencesiz ve düşük ücretli çalışma kadınlar arasında yaygınlaştı. Bakım emeğinin büyük bölümü kadınların üzerinde kaldı, gelir eşitsizliği derinleşti.