birgün

16° PARÇALI AZ BULUTLU

SİYASET 15.12.2020 04:00

Altında ne var?

Son haftaların en önemli konusu Tank Palet Fabrikasının Katarlılara verilme öyküsüydü…

AKP iktidarı, “ne özelleştirme ne de satma, tesis teknolojik yatırım için 50 milyon dolar karşılığında Katar /Sancak grubuna kiralanmıştır” iddiasında bulunuyordu.

Anlaşılan o ki; birçok sırrı içeren ve artık yılan hikayesine dönen bu olayı iyice irdelemek gerekiyor.

Aslında Tank Palet Fabrikasının durumu tek başına ele alınmamalı!

1992 yılında SHP/DYP Koalisyonu, yerli tank yapılmasına karar vermiş ve Arifiye’deki tank palet fabrikasını bu projeyi gerçekleştirmek üzere uygun görüldü... Ülke savunmasında yer alacak ALTAY TANKLARI bu fabrikada üretilecekti!

Altay Tankları projesinde bilfiil çalışan Emekli Tankçı Tuğgeneral Ali Er’le görüştüm. Anlattıklarından tartışmanın altında daha büyük gizler olduğuna kanaat getirdim...

Ali Er diyor ki; “Tank Palet tartışmasının gölgesinde kalan Altay projesi, tam bir DEVLET projesiydi. Rant projesi gibi algılanmasından üzüntü duyuyorum.”
Devamla; “Tank ihtiyacını ülkenin arazi yapısı başta olmak üzere savunma konsepti ve milli stratejik askeri hedefler belirler. Türkiye’nin de konvansiyonel bir harp ortamında zırhlı birlik ihtiyacı vardır ve öngörülebilir orta vadede artarak devam edecektir…”

Bilinen bu gerçekten hareketle ‘’Modern Tank’’ ismiyle başlayan çalışmalar 1998 yılına kadar devem etti…

Bu tarihte projenin amacı Türkiye’de ‘’yerli tank üretim altyapısını oluşturmak’’ olarak belirlenmişti…

Tesadüfe bakın ki; Tam bu sırada Türkiye’ye olan dostluğu kabaran ABD, 400 adet M1 Abrams Tankı vermek istediğini bildirdi. Bu tankların Türkiye’de kullanılması halinde TSK’ya büyük lojistik sorunlar getireceği, aynı zamanda yerli tank üretimine de sekte vuracağı gerekçesiyle yetkililer tarafından reddedildi.

Tabii o gün teklifi reddeden subayların çoğu, sonradan Ergenekon Vb. davalardan yargılandılar! AKP İktidarında Altay Tankı projesine hız verildi. “Yerli tank üretim altyapısını oluşturmak’’ için 2007 yılında ihale açıldı. İhaleye OTOKAR, FNSS ve BMC firmaları girdi ve ihaleyi 495 milyon dolar teklifle KOÇ Holdinge bağlı OTOKAR aldı. İhale sonrasındaki gelişmeleri bu konun uzmanı Emekli Tuğgeneral Osman Aydoğan şöyle açıklıyor; OTOKAR Altay Tankının 5 prototipini yapmak üzere öncelikle ülkedeki kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yaptı... Tank topunun yapımı için Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu, Tankın zırhının üretilmesi için ROKETSAN, Tankın atış kontrol sistemlerinin üretimi için ASELSAN, Tankın palet ve askı donanımları üretimi için Arifiye Tank Palet Fabrikası, Teknoloji transferi için Kore’li Hyundai Rotem ‘le anlaşmalar gerçekleştirdi…

Ve Tank motoru ve transmisyonun tedariki için MTU firması ile görüşmelerde bulundu. OTOKAR’ın 2014’te ürettiği beş adet Altay Tankının hareket ve atış testleri başarıyla sonuçlandı ve proje dosyası Savunma Sanayi Başkanlığına teslim edildi. (SSB) SSB, ilk etap 250 adet Altay Tankının seri üretimi için 2015 yılında ihaleye çıktı. İhaleye o güne kadar paletli araç yapmamış olan BMC’de katıldı...

Yapılan ihale sonucunda en uygun teklifi OTOKAR verdi... Ancak nihai ihaleyi BMC, OTOKAR’dan daha iyi teklif verdiği için kazandı… Basındaki iddia odur ki; BMC’ye OTOKAR’ın teklifi sufle edilmiştir.

BMC’nin tank yapımıyla ilgili, bilgi, birikim, deneyim ve de yeterli finansmanı olmadığını, bu nedenle AKP Genel Başkanından yardım istediğini ve Erdoğan’ın Katarlılarla ortak olmasını sağladığını Ethem Sancak’ın ifadesinden öğrendik!

Sorulması gereken; yeterliliği olmayan bir firmaya neden bu ihale verilmiş ve niçin Katarlılarla ortak edilmiştir?

Böyle ulusal bir projenin Katar’la birlikte yapılması, askeri sırların bir başka ordunun bilgisine sunulması, projenin ilkesine ve ulusal çıkar anlayışına sığmadığı bir gerçektir!

Ancak, “Kozmik Odanın” hain FETÖ’ye açılmasına göz yumanların gizli kalması gereken ulusal tank projesini başkalarıyla paylaşması normaldir…
Önemli olan Altay tankının teknik bilgilerinin kimin elinde olacağıdır!

Anlaşılan o ki; bu konuyu deştikçe daha kötü kokular duyacağız!

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol