Ama bir Mehmet Metiner değil!
Taraf Gazetesi’nin Stratfor belgeleri ile ilgili yaptığı haberlerin, hem cemaat hem de AKP kanadında tepkiyle karşılandığı...
Ama bir Mehmet Metiner değil!
Taraf Gazetesi’nin Stratfor belgeleri ile ilgili yaptığı haberlerin, hem cemaat hem de AKP kanadında tepkiyle karşılandığı biliniyor. Ahmet Altan da yazısında bu eleştirilere değinmiş, yaptıklarının habercilik olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmişti. Altan yazısında ayrıca, yaptıkları haberlerden sonra “cemaatten dostlarının” kendisini daha sık arar olduklarını da ifade etmiş ancak bu aramaların genellikle sitem içerdiğini anlatmıştı.
Altan’ın, önceki günkü yazısında, köşesinde kullandığı “yanlış” bir ifadeyi bahane ederek cemaat ile bozulan arasını yumuşatma çabasına girdiği görülüyor. Altan kullandığı yanlış ifadeden dolayı özür dileme işini öyle abartıyor ki, bu arada "cemaatin yargıya hiç müdahale etmediğini" de anlatmış oluyor.
GÜLEN YARGIYA MÜDAHALE ETMEZMİŞ
Altan "Kaş Göz" isimli yazısında “Kaşı yaparken gözü lobuyla beraber çıkartıp almışım” diyerek yaptığı "yanlışı" şu ifadelerle anlatıyor:
Dün Alaattin Kaya’nın Fethullah Gülen’le ilgili anlattığı anekdotu aktarırken, “Ergenekon sanıklarından biri için üzüldüğünü söylemişti ama müdahale etmedi” diye yazmıştım. Kaya aradı, dedi ki “Ben müdahale etmedi diye bir şey söylemedim ki, bunu söylemek Gülen’in müdahale edebileceğini söylemek olur, hiç öyle şey olur mu, nasıl müdahale edecek”.
Altan yazısında yanlış ifadeler kullandığını “İnsanın en kızdığı şey nedir biliyorsunuz? Karşınızdakinin haklı olması” diyerek kabul ediyor ve şöyle devam ediyor: Gerçekten de Kaya bana “Ergenekon sanıklarından biri için üzüldüğünü söylemişti” dedi ve cümleyi kesti, gerisini de yazarken ben aklımdan tamamladım. Ben, Gülen’in sevdiği ve üzüldüğü insanlar için bile hukuksuz bir iş yapmayacağını söylediğini düşündüm, herhalde Kaya’nın amacı da bunu söylemekti ama ben cümleyi “müdahale etmedi” diye tamamlayınca Fethullah Gülen’i yargı sürecine müdahale edebilecek bir yere yerleştirmiş oluyordum.
Bu da haliyle Kaya’nın söylemek istediğinin tam tersi bir sonuç çıkartıyordu ortaya. O, insani bir duygunun altını çizerken, tartışmaları alevlendirecek bir mana yaratılmış oluyordu.
KEFARET VE AHİRET
Altan özür dilemek işini öyle abartıyor ki, özrün muhatabının Fethullah Gülen olduğunu hatırlayınca şu ifadeleri kullanmaktan kendisini alamıyor: Ama bu hatadan dolayı onlara borçlandım, bu dünyada ödeyebileceğim kefaret özür dilemek oluyor ama ahrette ayrı ayrı bölümlerde ikamet edecek olsak da ben onları kabul ederlerse Sırat Köprüsü’nde sırtımda taşırım.
Altan'ın bugünkü yazısıyla, dünkü yaptığı yanlışlığı fırsata çevirdiği ve bir süredir arasının açık olduğu cemaatle buzları eritmek için aradığı bahaneyi de bulmuş olduğu görülüyor. Taraf gazetesi bir süre önce Stratfor belgelerine dayanarak “cemaatin AKP’den milletvekili istediğini” ve “Ahmet ile Nedim’i tutuklanmasının arkasında cemaatin olduğunu” ifade eden haberler yapmış, bu haberler dolayısıyla da cemaatten tepki toplamıştı.
Mehmet Metiner daha iyiydi
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan'ı Kürt sorununu çözemez diye eleştiren ses kasedi internete düşen AKP Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, özür dileyeyim derken Erdoğan ailesi huzurunda iki büklüm olmuştu. Ses kasedi ortaya çıkınca önce 'ses bana ait ama ifadeler bana ait değil' diyen Metiner ardından 'böyle bir şey söylemedim, muhabir haberi yanlış yazmış. Ses de ifade de bana ait' diyerek konuşmayı sahiplenen son olarak da kanal kanal gezerek "Başbakan Erdoğan'dan bin kez özür diliyorum" açıklaması yapmıştı. Başbakan Erdoğan’ı Kayseri’de yakalamaya çalışan Metiner kendisinden pas alamayınca, bu kez Emine Erdoğan'ın yanına gelerek derdini anlatmaya çalışsa da ondan beklediği ilgiyi görememişti.


