birgün

17° AÇIK

BİRGÜN PAZAR 14.06.2020 10:50

Amerikalı Romantik Bir Marksist; Mariategui | İnkalar, Aşk, Feminizm

Latin Amerika Marksizmi’nin en önemli isimlerinden Mariategui’nin, “Düşüncelere hoşgörü gösteren aldatıcı bir ölçüte prim vermiyoruz. Bizim için iyi ve kötü düşünceler vardır” sözleri, onun 'özgürlük' adı altında, sol içinde yeşeren liberalizme karşı olan amansız tavrını resmeder.

Amerikalı Romantik Bir Marksist; Mariategui | İnkalar, Aşk, Feminizm

SERHAT HALİS

Bugün 14 Haziran, Latin Amerikalı iki devrimcinin; Jose Carlos Mariategui ve Ernesto Che Guevara’nın doğum günü. Jose Ernesto Schulman bu iki isim için: “Latin Amerika Marksizminin en önemli parçası olan Mariategui ve Che açık biçimde [romantik devrimci] geleneğe bağlıdır” der.[1]

Mariategui, 14 Haziran 1894’te, Peru’nun güneyinde, Moquegua’da doğdu. O henüz çok küçükken babasının evi terk etmesi; Mariatequi ve kardeşleri için yoksullukla geçen yıllar anlamına gelecektir. Hastalıklarla dolu bir çocukluk geçiren Maritegui’nin, küçük yaşta veremle mücadele etmeye çalışan zayıf vücudu hasar alır. 8 yaşında geçirdiği bir kaza sonucunda ise bacağından yaralanır ve bu kaza, yaşamının sonuna kadar taşıyacağı bir sağlık problemine dönüşür.

Çetin hayat koşulları, henüz 14 yaşındayken çalışmaya zorlar O’nu; böylelikle okulu bırakmak zorunda kalacaktır. Lakin bu, Mariatigue’nin entelektüel faaliyetlerini engelleyemez. Çokça okur ve yazar. 22 yaşında yazdığı Las Tapadas (Peçeli Kadınlar) adındaki ilk oyunu sahneye konduğunda olumsuz eleştiriler alır, bu durum Mariategui’yi çok üzecektir. Aynı yıl Çıplak Ayaklılar Manastırı’nda inzivaya çekilir. İnziva sonrası La Mariscala (Marshal’ın Karısı) isimli “hüzünlü” şiiri yayınlanır ve büyük ilgi görür. Hüzün onun için yaşamını anlatan tılsımlı bir sözcüktür adeta.

Romantik bir kişiliğe sahip Mariategui, ilk gençlik yıllarında edebiyata ilgi duymakla beraber, sol politikayı da yakından takip eder. 23 yaşına geldiğinde bir şeyler yapmalıdır artık! 1917 yılında hükümete yakın sağcı El Dia (Gündüz) gazetesine karşı, La Noche (Gece) gazetesini çıkarmaya başlar. Aynı yıl ismi, adı tarihe “Mezarlık Skandalı” olarak geçecek olaya karışır: Bolşeviklerin Rusya’da iktidarı ele geçirmesini kutlamak için; bir grup arkadaşı ve bir balerinle birlikte şehir mezarlığında Chopin’in Cenaze Marşı eşliğinde dans ederken yakalanırlar. Genç yaşında içinde yer aldığı politik mücadele, O’nun hayatında, başta İtalya olmak üzere Avrupa’ya doğru akan bir sürgün hikayesine döner. Böylelikle serin bir aralık akşamı, İtalya Nervi’deki bir restoranda hayatının aşkı Anna Chiappe ile tanışacak, bir süre sonra da evlenecektir.

İnka Sosyalizmi

Teorik üretim O’nun için düşüncenin temel ereğidir. Çıkardığı Amuta dergisinin tanıtım yazısında şöyle der; “Aynı şeyi bu dergi için de söyleyebilirim; ideolojisine ters olan her şeye karşı olduğu gibi ideolojiyi dönüştürmeyen şeye de karşıdır”. O, aynı zamanda “düşüncelere hoşgörü” gibi farazi argümantasyona boyun eğmeden fikir üretmiş ender düşünürlerdendir. Örneğin “Amauta’nın Takdimi” adlı makalesinde; “Düşüncelere hoşgörü gösteren aldatıcı bir ölçüte pirim vermiyoruz. Bizim için iyi ve kötü düşünceler vardır” diyerek, “özgürlük” adı altında sol içinde yeşeren liberalizme karşı olan amansız tavrını resmeder.

En büyük çalışması; “Peru Gerçeği Üzerine Yedi Yorum Denemesi”nde Mariategui; “Amerika'da sosyalizmin taklit ve kopya edilerek uygulanmasını kesinlikle istemiyoruz. Yerli Amerikan sosyalizmimize kendi hayatımızı, gerçekliğimizi ve dilimizi adamalıyız” diyecektir. Mariategui, Latin Amerika’nın tamamının tek bir ulus haline gelmiş olduğunu belirtir. “Yerli İspanyol Amerika’nın Birliği” isimli çalışmasında şöyle yazar; “Yerli kültürleri ve gruplaşmaları yok eden İspanyol istilası Hispanik Amerika’nın etnik, politik ve ahlaki görünümünü tekleştirmiştir”.

Bu yaklaşımı Mariategui’yi, “Yerli Amerika’yı” bir çeşit köy komünlerinden oluşan, arkaik bir sosyalist toplum olarak tanımlamaya sürükler. Bu nedenle köylü komünü demek olan “Ayllu”, teorisini üzerine inşa ettiği esas dayanaktır. Mariategui, Marks’ın, Rus köy komünlerinin “modern toplumun evrildiği ekonomik sistemin başlangıç noktası” olabileceği yönündeki görüşlerini referans alır. Beri yandan, Rus köy komünlerini “hâlihazırdaki komünizm” olarak tanımlayan Alexander Herzen’dan da etkilenir.

Meraitegui sürgün yıllarından sonra, ülkesine geri döndüğünde artık, Avrupalı Marksist teorisyen ve sanatçılardan çok şey öğrenmiştir. Yeni bir dönem başlar onun için burada. Ancak talihsizlikler yakasını bırakmayacaktır. Henüz 29 yaşındayken Peru’da geçirdiği bir kazada, çocukluktan gelen sağlık sorunu nüksedince sol bacağı kesilir. Mariategui esaslı çalışmalarını ise bu aşamadan sonra hayata geçirir.

Mariategui’de Feminizm

“Aynı ölçüde bireyci sistemin yerini sosyalist sistem aldığında, kadına ait lüks ve zarafet azalacaktır... İnsanlık zevk verici kimi memeli hayvanlarını kaybedecek ama onun yerine birçok kadın kazanacaktır.”[2]

Mariategui, “kadın sorununu” mülkiyet ve paylaşım ilişkilerinden bağımsızlaştıran ve “kadın doğası” gibi metafizik unsurlarla açıklamaya çalışan liberal düşünceyi karşısına alır. O, durumun evdeki basit iş bölümü meselesinin çok ötesinde olduğunun altını çizer. Kadının mevcut sınıf ilişkileri içerisinde tıpkı erkek gibi “gerici”, “orta yolcu” ve/ya “ilerici” olabileceğini belirtir ve devamında; mevcut toplumda, sınıfın özneyi, cinsiyetten daha fazla farklılaştırdığını belirtir. “Feminist Talepler” isimli makalesinde şöyle der; “Teorik bir iddianın ötesinde tarihsel bir gerçeklik olan sınıf, feminizmde de yankısını bulur. Erkekler gibi kadınlar da gericidir, orta yolcudur ya da devrimcidir. Sonuç olarak [kadınlar] tüm savaş boyunca aynı safta mücadele etmezler. Verili insani panorama dâhilinde sınıf, bireyleri cinsiyetten daha fazla farklılaştırır”. Mariategui, “Dünyada Yaşamsal Figürler ve Görünümler” adlı çalışmasında ise; “Çok az politik eğitime sahip olan ya da hiç olmayan kadınlar günümüz mücadelelerinin yenileştirici değil, gerici gücüdür” diye yazacaktır.

Tam da bu noktada; “burjuva feminizmi” ve “proletarya feminizmi” gibi bir ayrıma girer. Örneğin yine “Feminist Talepler”de şöyle yazmaktadır; “Feminizm içinde birçok rengi ve eğilimi barındırır, bu akım üç temel kola, renge ayrılabilir; Burjuva feminizmi, küçükburjuva feminizmi ve proleter feminizm”.

Aşk Üzerine

Mariategui, ekonomiden tarihe, edebiyattan sanata, oradan “kadın sorununa” kadar geniş bir yelpazede, entelektüel üretim faaliyeti içinde olmuştur. Hatta kendi döneminde Marksist bir teorisyenin çok da bulaşmak istemeyeceği bir alan olan “aşk”a dair de kafa yormuş biridir.

Mariategui, aşkın kapitalist istilası adına erken sayılabilecek bir tarihte (1920), “zaman” ve “uygarlık” ile “aşkın tükenmesi” olgusu arasındaki bağıntıyı gözlemlemiş ve bu çeperde yeşeren “yabancılaşmaya” dair fikirlerini ortaya koymuştur. Mesela; “Aşk ve Tutkulu Trajedi” isimli çalışmasında şöyle demektedir; “…tüm yiğitliği, pervasızlığı destansılığı ile böylesine bir aşkın, avcıların adım adım katlettiği zoolojik varlık misali, zaman ve uygarlık tarafından tüketilme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu düşünüyorum”.

Ona göre aşkın, metafizik ve nesnel olmak üzere iki farklı yorumu vardır. Bunu, günümüzü ve geçmişi anlatan kitap metaforuyla ifade eder. Örneğin “Aşk günümüzü anlatan bir kitaptır sanki. Sayfalarında hayatın nesnel, doğal ve doğru biçimde yaşandığı bir kitap” diyerek, aşkın somut yorumuna; “Aşka bir de eski bir kitabın gözüyle bakalım, [burada] aşkın ikinci bir [metafizik] konumu olduğunu görebiliriz” diyerek metafizik yorumuna vurgu yapar.

Mariategui’nin bilincinde Marksizm, insanın bireysel ve toplumsal hayatının tüm damarlarına enjekte edilecek bir aşı olarak yaşam bulur. Teorisindeki kimi yoruma açık yanlara rağmen Mariategui, bıraktığı mirasın büyüklüğü üzerinden değerlendirilmelidir.

Hüzün, Mariategui için yaşamı anlatan tılsımlı bir sözcüktür dedik; zira tüm yaşamı, kendisi gibi kederle dolu hayatlara sahip “Amerikalılara” ve işçilere adanmıştır. Ilık bir nisan sabahı Peru’da hayatla organik bağları koptuğunda henüz 35 yaşındadır. Cenazesini Lima sokaklarında kalabalık bir işçi konvoyu taşıyacaktır. Yayınlamayı planladığı Tristeza (Hüzün) isimli şiir kitabı ise hiçbir zaman basılmayacaktır...


[1] Jose Carlos Maraitegui’nin Latin Amerika Eleştirel Düşüncesinde Kullanımı - Jose Ernesto Schulman.

[2] Kadın ve Politika - Jose Carlos Mariategui

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız