birgün

13° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 04.02.2021 09:20

Analiz: Çıkmaz sokakta anayasa gündemi

Analiz: Çıkmaz sokakta anayasa gündemi

AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın ‘yeni anayasa’ çıkışının mahiyeti tartışma konusu oluyor. Temkinli bir biçimde de olsa bir “uzlaşma kapısı mı açılıyor” diyenler de hızla ortaya çıktı. Mevcut ülke gerçekliğini anlamak için sadece Boğaziçi direnişi karşısında iktidarın tutumuna bakılsa reformdan, yeni anayasaya tüm gündemlerin mahiyetini çok rahat anlamak mümkün olacaktır.

AKP ve MHP blokunun yeni anayasa konusunu gündeme getirmelerinin asıl nedeni hiç kuşku yok ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adını verdikleri bu ucube tek adam rejimini tahkim etmektir. Hem Bahçeli’nin uzun açıklaması hem de AKP cenahından gelen mesajlar bunu net şekilde ortaya koyuyor.

Karşı hamle arayışı

Erdoğan’ın kısa anayasa açıklamasının temel vurgusu, muhalefetin ‘kapalı kapılar ardında anayasa çalışması yapmasına’ eleştiriydi. Hem Erdoğan hem de Bahçeli muhalefetin anayasa çalışmasını ‘terör odaklarıyla’ ortaklık olarak ilan ederek başlattıkları bu girişimin hedeflerinden birisi burada saklı.

Muhalefet bloku parlamenter sisteme dönüşü merkeze alan yeni bir anayasa tartışmasıyla ilerlemek istiyor. Bu bağlamda yeni anayasa çerçevesi bir anlamda muhalefet blokunun tüm parçalarının ortak bir hedefi olarak gündemde. AKP ve MHP yeni anayasa ile muhalefetin bu hamlesine karşılık vermiş oluyor. Parlamenter sistem merkezli öneri karşısında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi merkezli bir tahkikatı yerleştirerek bir anlamda gündem üstünlüğünü öne çıkarmaya yöneliyor.

Böyle bir gündemin bir parçası da kuşkusuz son dönemde iktidar blokunun muhalefeti parçalama hamlelerinden bağımsız değil. Yeni anayasa çağrısı ile kendi bloklarını genişletme muhalefet blokunun çelişkilerini derinleştirme gayretini de görmeye devam edeceğiz.

Bu hamlenin ne kadar karşılık bulacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak şimdiden muhalefet bloku ile iktidar bloku arasındaki aşılmaz duvarın tam da parlamenter sistem ekseni üzerinden biçimlenen ve aşılmasının hiç de kolay olmayacak bir tartışma olacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Tek Adam Rejiminde Tahkimat

İktidar ekonomik ve siyasi krizin yükünü taşımakta zorlanıyor. Yeni anayasa tartışması tam da bu güç kaybının içinde gündeme getiriliyor. Bu adımlar Meclis’te referanduma götürecek bir yeterliliğin dahi bulunmadığı bir durumda atılıyor. AKP-MHP bloku, hem kriz gündeminin üzerini örtme hem de krizin nedeninin anayasanın yeni sistemle çelişkisine bağlama noktasında bir söylemi öne çıkaracağı anlaşılıyor. Böylece kendisine hareket edebilecek manevra alanı yaratmaya peşindeler. Bu şekilde aslında tam da seçimler söz konusu olduğunda topluma bir vaadi kalmamış; 2023 hedefi daha 2023 olmadan eskimiş ve tükenmiş olan iktidar açısından yeni bir vaat ve çözüm alanı olarak da yeni anayasa hedefi ortaya atılıyor. Dolayısıyla bu gündem aslında muhalefetin erken seçim baskısını öteledikleri bir anda aslında bir seçime yönelik hazırlıklar açısından da bir basamak olarak değerlendirilebilir.

Ne kadar öncelikli?

Burada muhalefetin itirazlarının da AKP’ye hamle şansı tanıdığını hatırlatmak gerekir. Muhalefet cephesinin siyasal İslamcı rejime yönelik itirazları ağırlıkla Cumhurbaşkanı’nın partili olup olmaması üzerinden bir tarafsızlık eksenine sıkışıyor. Erdoğan’ın çıkışının ardından muhalefetin samimiyet testi olarak ‘AKP Genel Başkanlığını’ bırakması önerisinde de bunu görebilmek mümkün. Bu cılız itirazlar iktidara mevcut faşist rejimi bazı makyajlarla sürdürme imkanı tanıdığı gibi muhalefet karşısında yeni hamleler yapabilme şansını da tanımaya devam ediyor.

Bütün bu noktalardan hareketle Türkiye’nin önündeki meselenin bir anayasa tartışması olmadığını söylemek gerekir. Solun ve muhalefet hareketlerinin bu mevcut güç ilişkileri içinde hatta muhalefet blokunun yapısı itibariyle de gerçekten demokratik anayasal dönüşüm beklentisiyle hareket gitmesi büyük bir hata olur. Muhalefet hareketinin önündeki temel mesele siyasal İslamcı rejimin yenilgiye uğratılarak 20 yıllık tahribattan laiklik, kamuculuk, gerçek demokrasi ve bağımsızlık temelinde çıkış yollarını yaratacak bir mücadeleyi güçlendirmekten, buraya yığınak yapmaktan başka bir şey olamaz.

*solsiyaset.org adresinden alınmıştır.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol