birgün

24° PARÇALI AZ BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 26.12.2019 09:51

Anatolian Rock Revival: 12 Eylül unutturdu onlar hatırlattı

Anatolian Rock Revival projesi, 80 darbesi öncesi bu topraklarda üretilmiş ancak unutulmaya yüz tutan rock şarkıları raflardan çıkarıp müzikseverlerle buluşturuyor

Anatolian Rock Revival: 12 Eylül unutturdu onlar hatırlattı

YAĞMUR BOZACI

60’larda 70’lerde ülkemizde yapılmış altın değerinde ancak unutulmaya yüz tutmuş şarkıları 2014 yılından beri YouTube’ta çeşitli illüstratörler tarafından şahane çizimlerle hatırlama imkânına sahibiz. Anadolu Rock şemsiyesi altında çeşitli sanatçıların illüstrasyonlarıyla birleştirip YouTube’a yükleyen bir proje Anatolian Rock Revival Project (Anadolu Rock Dirilişi Projesi). Bu güzel işin kurucusu Gökhan Yücel’le proje hakkında bir söyleşi yaptık.

Anatolian Rock Revival Project fikri nasıl ortaya çıktı?

Bugün Türkiye’de yaşayan insanların, müzik tarihimizin bazı dönemlerine dair bilgisi maalesef çok kısıtlı. Özellikle 1980 darbesi öncesinde yaşanan ve darbe nedeniyle hafızalardan silinen dönemde üretilen çok değerli işler maalesef yeterli derecede bilinmiyor. Bizim projemizin çıkış noktası da buydu. “12 Eylül öncesinde üretilmiş ve günümüze sağlıklı biçimde ulaşamamış şarkıları daha geniş kitlelere nasıl ulaştırabiliriz?” diye düşünürken Anatolian Rock Revival Project fikri doğdu.

O dönemin parçalarını eşsiz görsellerle birleştirip kitlelere yeniden tanıtma ana fikri üzerine kurulu proje bu yıl 5’inci senesini dolduruyor. Bu süre içinde ’80 öncesinde üretilmiş 130 parçayı, 130 çizerle buluşturup her birine ayrı bir çalışma ürettik. Bu arşiv bizden sonraki kuşaklara kalacak bir dijital kütüphane olsun istediğimiz için de şarkıları digital remastering sürecine tabii tutmaya başladık. Projenin global arenada da müziklerimizi ve kültürümüzü tanıtmasını istediğimiz için her şarkının sözlerini ayrıca İngilizceye çevirip o şekilde paylaşıyoruz.

İllüstrasyon yapılacak şarkıları bulmak için ne tür kaynaklardan faydalanıyorsunuz?

O döneme dair kayıtları, plakları dinliyoruz. Bu konuda sektör profesyonellerinin görüşlerini ve önerilerini alıyoruz. Birincil kaynağımız internet oluyor ulaşım kolaylığı nedeniyle, daha sonra koleksiyonerler, sahaflar vb. kitleler geliyor.

Şarkıları neye göre seçiyorsunuz?

Şarkılar için 2 önemli kriter var, birincisi 1980 öncesinde yapılmış olması. Diğeri ise rock başlığı altında tanımlanabilecek olması. Ancak bu noktada küçük bir parantez açmak isterim zira Anadolu Rock aslında bir şemsiye terim, altında başka türlerin de yaşadığı bir çatı kavram desek yeridir. Bu anlamda bizim için 1980 öncesinde üretilmiş bir punk parça da bu şemsiye altında yer alabiliyor. Mesela Türkiye’de Punk Rock’ın babası sayılan Tünay Akdeniz ve Grup Çığrışım parçaları klasik anlamda Anadolu Rock sayılmaz ama bizim gözümüzde o şemsiyenin altında yer alıyor. “Bu parçanın mutlaka dinlenmesi, bilinmesi gerek” dediğimiz bazı parçalarda esnetmeler yaptığımız oluyor bu bakışla (Zaten her tür için ayrı proje yapmamız mümkün değil).

Şarkıların illüstrasyonlarını yapacak sanatçıları neye göre seçiyorsunuz? Onlar mı sizinle iletişime geçiyorlar yoksa siz mi onları buluyorsunuz?

Çizerler konusunda da genellikle çizgisini beğendiğimiz illüstratörleri biz bulup kendilerine ulaşıyoruz. Dışarıdan katılmak isteyen çizerlerden de portfolyolarını rica ediyoruz. Bu 5 senedir süren bir proje ve görsel anlamda oturttuğumuz bir görsel çıta var. Bunun altında kalacak işlerin şarkılara haksızlık olduğunu düşündüğümüz için gerekli özeni gösterecek, alanında olgunluğa ulaşmış çizerlerle çalışmayı tercih ediyoruz. Tabii bu inceliği gösteren liseli arkadaşlarımız da yer aldı daha önce projede. İşe kendini adamak yaşa mahsus bir durum değil.

Yaptığınız işle beraber Anadolu rock’ın hatırlanmasına ya da keşfedilmesine de yardımcı oldunuz. Aldığınız tepkiler, dönütler nasıl oluyor?

Projeyi bilenlerden aldığımız dönüşler harika. Ama çoğu insanın yorumu “Bu proje 5 yıldır varmış ben nasıl bilmiyorum?” şeklinde oluyor. Bulanlar seviyor diyebiliriz yani. Biz ilk çizimden beri Türkiye’nin yüksek tirajlı gazeteleri ve gazeteci/köşe yazarlarına da projeyi anlatmak için çok çabaladık ama pek dönüş alamadık.

Projenin var olduğunu ve ne yapmaya çalıştığını anlayan insanlarla aramızda ayrı bir bağ oluşuyor zaten. O dönemin, şarkılarına yer verdiğimiz sanatçıları neredeyse her zaman projemizi destekleyip yardımcı olmaya çalışıyorlar. Biz bir kültürel mirası yaşatacak ve parlatıp değerini bulmasını sağlayacak bir platform yaratmaya çalışıyoruz. Bu müziklerin bilinmesi sadece güzel parçalar dinlemek seviyesinde değil, 80 darbesi yüzünden unutturulmuş tarihimize yeniden kavuşmamız anlamında da çok değerli. 80 sonrasında doğan kuşakların böyle bir dönemin varlığından haberdar olması, müzikal anlamda muazzam bir seviyeye ulaştığımızı birinci elden deneyimlemesi ve bundan ilham alması çok değerli.

Anatolian Rock Revival Project YouTube’a şarkı yüklemeye devam mı edecek? Geleceğe yönelik farklı projeleriniz de var mı?

Evet, yüklemeler devam edecek ama artık projenin ciddi anlamda genişlemesi gerektiğini düşünüyoruz. İnternetten çıkıp cisimleşmeli ve farklı kitlelere ulaşmaya başlamalı. Bunun için ilk yapılması gereken, bu projenin içerik ve çıktı olarak karşılığını verebilecek ölçekte büyük bir sergi yapmak. Bunun için birtakım girişimler içindeyiz. Bunu, projenin farklı ülkelerde sergilenmesi izleyecek. Bir yandan da projenin konu ettiği dönemi ve bu müziklerin ortaya çıkışını ve evrimini anlatan bir belgesel yapmak için çabalıyoruz. Yüksek prodüksiyon kalitesine sahip, dünyanın dört bir yanında müzik severlerin keyifle tüketeceği bir iş yapmak en büyük hayalimiz. Tabii her şeyi kendi imkânlarımızla hayata geçirdiğimiz için bu anlattıklarım ciddi anlamda zaman alıyor. Yakın zamanda projeye destek olmak isteyenler için bir Patreon hesabı açtık, oradan bizi destekleyen insanların yardımıyla bu alanlarda ufak da olsa yol alabiliyoruz. Ama yol uzun, güzel şeylerin yaşanacağından şüphemiz yok.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız