birgün

10° PARÇALI BULUTLU

Ankara tren kazası davasında şüpheli haller: Mahkeme, gelmeyen bilirkişi raporu için harekete geçti

Ankara-Konya seferini yapan yüksek hızlı trenin kazasıyla ilgili davada dikkat çekci bir gelişme yaşandı. Mahkeme, raporu 9 ay geciktiren bilirkişiler hakkındaki suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı. Ayrıca çıkarılacak tebligat tarihinden itibaren 10 gün içinde rapor iade edilmezse, polis bilirkişilerin elindeki dosyayı alacak. Mağdurların avukatı Adem Kaplan, “Ya bilirkişiler bu raporu hazırlayacak vasıflara sahip değil ya da Devlet Demiryolları’nı kusursuz göstermek isteyenlerin baskılarına boyun eğmemek için raporu geciktiriyorlar" dedi.

GÜNCEL 24.11.2022 09:55
Ankara tren kazası davasında şüpheli haller: Mahkeme, gelmeyen bilirkişi raporu için harekete geçti
Abone Ol google-news

Ankara-Konya seferini yapan yüksek hızlı tren ile kılavuz trenin çarpışması sonucu 3’ü makinist 9 kişinin yaşamını yitirdiği, 107 yurttaşın da yaralandığı 13 Aralık 2018’de yaşanan kaza ile ilgili davada mahkeme, bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulunacak. Söz konusu gelişme mahkemenin istediği raporun 9 aydır hazırlanmaması üzerine yaşandı.

Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ilk önce Eskişehir Teknik Üniversitesi’ne bilirkişi raporu hazırlatmış ancak raporda TCDD Genel Müdürü İsa Apaydın ve yerine atanan Genel Müdür Ali İhsan Uygun ile Genel Müdür Yardımcısı İsmail Çağlar’ın kusurlu olduğu belirtilmişti. Bunun üzerine Ulaştırma Bakanlığı soruşturmaya izin vermedi. Danıştay da soruşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Bunun üzerine Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi, yeni bir bilirkişi raporu hazırlanmasını kararlaştırdı ve 4 Mart’ta Yıldız Teknik, Marmara ile Arel Üniversitesi’nden üç elektrik-elektronik mühendisi bilirkişi olarak görevlendirildi.

Müyesser Yıldız’ın kişisel internet sitesinde yer alan haberine göre bilirkişiler İstanbul’da olduğu için dosya, yetkili talimat mahkemesi İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla kendilerine teslim edildi, raporu hazırlamaları için de 3 ay süre verildi. Ancak dosyanın teslimatının üzerinden 6 ay geçtiği halde bilirkişi raporu gelmedi.

26 Eylül’de Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi, bilirkişilerin “dosyayı ve raporu 10 gün içerisinde teslim etmelerini”, aksi halde “haklarında bilirkişi bölge kuruluna bildirimde bulunulacağı ve talimat mahkemesine bu hususta bilgi verileceğine” ilişkin şerhli davetiye çıkarılmasını kararlaştırdı.

Rapor yine gelmeyince, 5 Ekim’deki duruşma 7 Şubat 2023’e ertelendi. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi de 12 Ekim’de raporu teslim etmeleri için bilirkişilere ihtarda bulundu.

İHTAR EDİLMESİNE RAĞMEN RAPOR GÖNDERİLMEDİ

İhtarın üzerinden 1 ay geçtikten sonra rapor yine gelmeyince bazı katılanların avukatı Adem Kaplan, dört gün önce Ankara ve İstanbul mahkemelerine bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Kaplan suç duyurusunda, mahkemenin aldığı kararlarla birlikte Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliği’ndeki hükümler ile AİHM’in, “bilirkişinin rapor verme ödevine” ilişkin kararlarını hatırlatarak bilirkişiler hakkında işlem yapılmasını istedi.

Bunun üzerine İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi, Pazartesi günkü duruşmada oy birliğiyle şu kararları aldı:

“Dosyanın bilirkişilere 15 Mart 2022 tarihinde iade edildiği, aradan geçen zaman uyarınca bilirkişi raporunun teslim edilmediği, Mahkememizce bilirkişilere ihtaratlı tebligatlar gönderildiği, tebligatların bilirkişilere 12 Ekim 2022 tarihinde tebliğ edildiği, buna rağmen bilirkişi raporunun teslim edilmediği, talimat dosyasının bitirilemediği, yargılamanın sürüncemede kaldığı anlaşılmakla bilirkişiler hakkında gereği takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ve haklarında gerekli işlemlerin yapılması için Bilirkişi İl Bölge Kurulu’na müzekkere yazılmasına… Bilirkişilere tebligat çıkarılarak talimat dosya aslının Mahkememize tebliğ tarihinden 10 gün içerisinde iade edilmesi, aksi takdirde kolluk marifetiyle dosyaların kolluk tarafından alınacağı ve suç duyurusunda bulunulacağının ihtar edilmesine… Bilirkişilere talimat dosya aslının iadesi için çıkarılan tebligatın tebliğ edilmesi üzerine dosyaların mahkememize teslim edilmemesi ihtimaline binaen kolluğa müzekkere yazılarak dosyaların mahkemeye tesliminin sağlanmasının istenilmesine… Dosyanın Mahkememize fiziki olarak iade edilmesi durumunda yeniden bilirkişiye verilip verilmeyeceği ya da Mahkemesine iade edilip edilmeyeceği hususlarının celse arasında değerlendirilmesine… Dosyanın bilirkişiden dönüşünün beklenilmesine, dosyanın duruşma gününden önce bilirkişiden dönmesi halinde gün beklenmeksizin talimatın kapatılarak mahal mahkemesine iadesine…

Bu kararların ardından da duruşma 19 Aralık’a ertelendi.

BİLİRKİŞİLER HAKKINDA ÇARPICI YORUM

Avukat Kaplan, sözkonusu gelişmelere ilişkin, “Ya bilirkişiler bu raporu hazırlayacak vasıflara sahip değil ya da Devlet Demiryolları’nı kusursuz göstermek isteyenlerin baskılarına boyun eğmemek için raporu geciktiriyorlar. Şimdi Mahkeme ya bilirkişilerin görev süresini uzatacak ya da yeni bilirkişiler görevlendirecek” dedi.

NE OLMUŞTU?

13 Aralık 2018’de Ankara-Konya seferini yapan yüksek hızlı trenle kontrol için bulunan klavuz tren çarpıştı. Kazada 3’ü makinist 9 kişi yaşamını yitirdi, 107 yurttaş da yaralandı.

Kaza sonrası makasçı, harekat memuru ve trafik kontrolörü tutuklandı. İlgili daire başkanı, şube müdürü, bölge müdürü, servis müdürü ve müdür yardımcısı ile Gar Müdür Yardımcısı’nın şüpheli sıfatıyla ifadesi alındı, haklarında “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

2 ay sonra dönemin Devlet Demiryolları Genel Müdürü İsa Apaydın görevden alındı ve yerine vekaleten Ali İhsan Uygun atandı.
Soruşturma sırasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Eskişehir Teknik Üniversitesi’ne bir bilirkişi raporu hazırlattı. Rapora göre, “hızlı tren kazası” denemeyecek kazanın ana sebepleri şunlardı:

“Hattın eksikliklere rağmen aceleyle açılması… Daha önce uygulanmayan, olası riskleri bilinmeyen ve literatürde karşılığı bulunmayan yanlış trafik yönetim sistemi kurulması… Manevraların kaydırılması.”

Bilirkişiler, kazada sadece şüphelileri değil, dönemin TCDD Genel Müdürü İsa Apaydın ve yerine atanan Genel Müdür Ali İhsan Uygun ile Genel Müdür Yardımcısı İsmail Çağlar’ı da kusurlu buldu.

Ulaştırma Bakanlığı’nın bürokratlara soruşturma izni vermemesinin ardından Danıştay da soruşturmaya gerek olmadığı yönünde karar verdi. Bunun üzerine yeni bir bilirkişi raporu hazırlanması kararlaştırıldı.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol