Anketten neden korkulur?

27.02.2019 07:29 SİYASET
POLİTİKA SERVİSİ Yerel seçimler yaklaşırken özellikle ekonomik kriz, seçmen davranışları üzerinde ciddi bir etki yaratıyor. Seçmendeki değişimin nihai karşılığı elbette sandıkta görülecek, fakat bunun öncesinde seçmen davranışlarını takip etmek için en önemli araç olan anketler bu günlerde Erdoğan tarafından tartışma konusu haline getirilmiş durumda. İktidar kanadı bugüne kadar bütün seçimlerde bir koz ve manipülasyon aracı […]

POLİTİKA SERVİSİ

Yerel seçimler yaklaşırken özellikle ekonomik kriz, seçmen davranışları üzerinde ciddi bir etki yaratıyor. Seçmendeki değişimin nihai karşılığı elbette sandıkta görülecek, fakat bunun öncesinde seçmen davranışlarını takip etmek için en önemli araç olan anketler bu günlerde Erdoğan tarafından tartışma konusu haline getirilmiş durumda. İktidar kanadı bugüne kadar bütün seçimlerde bir koz ve manipülasyon aracı olarak kullandığı anketlere artık yüz çevirdi. Hatta anketlerin güvenilmez olduğu propagandası yapıyor.

Tartışma, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen günlerde yaptığı, “Ben çok açık net bir şey söyleyeyim, bu anketler vesaire bunlara pek güvenim kalmadı çünkü geçtiğimiz seçimlerde gördük 1 tanesi belki yakın tutturuyor. Çoğu açık ara kaybetti, tutturamadı” açıklaması ardından başladı.

DÖNEM VE ‘TESADÜF’

Bu sözler, Erdoğan’ın geçmiş ifadeleri ve bugünkü toplumsal/siyasal koşullarla birlikte değerlendirildiğinde, iktidarın mevcut kanısının arkasında yatan sebebi görmek mümkün olabilir. Daha üzerinden 1 yıl geçmemiş olan 24 Haziran seçimleri öncesinde Erdoğan, anketlere dair birçok açıklama yapmıştı. Bu açıklamalar nisan ayında başladı ve belirli aralıklarla seçime kadar devam etti. AKP’li Cumhurbaşkanı o günlerde, “Araştırmalara göre Cumhur İttifakı, açık ara önde. 24 Haziran’da milletimizin bize gerekli desteği vereceğinden eminim” ifadeleriyle ellerindeki anketleri bizzat kamuoyu ile paylaşıyordu. Ancak 24 Haziran’ın hemen arkasından gelen zam dalgası, seçim yatırımı için halka kaşıkla sunulan imkanların kepçeyle geri alınması ve giderek derinleşen ekonomik kriz, o günden bugüne kadar değişen en önemli toplumsal ve siyasal koşulları oluşturuyor.

Türkiye’de seçmenin tercihlerini etkileyen en önemli konu başlığının ekonomi olduğu aşikâr. Ekonominin giderek bozulduğu bir dönemde anketlere güven duyulmamasına dair açıklamaların gelmesi de ‘tesadüfi’ olmasa gerek.

Erdoğan ve iktidarın anket şirketlerine karşı başlattığı anti propaganda hem muhalefetten hem de konunun muhatabı olan anket şirketlerinden karşılık alıyor.

CHP KENDİNDEN EMİN

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın sözleri hakkında, “Bunu demesinin temel nedeni şudur; aslında kaybettiğini o da fark ediyor, fakat içine sindiremiyor” ifadelerini kullandı. CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu ise, Erdoğan’ın sözleri hakkında, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın güvenini sarsan, memnun etmeyen sonucu bilmiyorum. Biz, bize ulaşan anket sonuçlarına hem güven duyuyoruz hem de mutlu oluyoruz” değerlendirmesi yaptı.

USLU: MOTİVASYON YOK

AKP’ye yakınlığıyla bilinen araştırma şirketlerinden ANAR’ın sahibi İbrahim Uslu, BirGün’e yaptığı değerlendirmede, anket şirketlerinin sonuçlarının seçimle sınandığına vurgu yaparak, “Son seçimlere bakılarak araştırma şirketlerinin tahminlerinin hangi oranda isabetli olduğu, dolayısıyla güvenilirliği kolaylıkla test edilebilir” dedi.

Erdoğan’a daha önce de sonucun kötü olduğunu gösteren sonuçların gittiğini de belirten Uslu, “Ama böyle bir açıklama yapmamıştı. Tavır değişikliği sadece tahminlerin olumsuz olmasıyla açıklanabilir bir şey değil” görüşünde.

Uslu’ya göre değişen koşullar şunlar: “Bu seçimde ittifaklar nedeniyle seçmende kendi partisinden olmayan bir adaya oy vermek durumunda olmaktan ötürü bir kafa karışıklığı söz konusu. O nedenle başlangıçta kararsızların oranı çok yüksek çıkıyordu. Hatta bazı seçim çevrelerinden hala çok yüksek. Önceki seçimde sandığa gitme oranı yüzde 85 civarındaydı. Ama bu seçimde yüzde 80’ in altına düşerse şaşırmamak gerekir. Seçmenin sandığa gitmemesini küskünlükten çok, adayının olmamasının getirdiği motivasyonsuzluk etkiler.”

YILDIZ: DİP AKINTI VAR

BirGün’e konuşan diğer bir isim olan Denge Araştırma Başkanı Hasan Basri Yıldız da, dönem konjonktürüne dikkat çekerek anketleri döneme göre yorumlamak gerektiğini söyledi. Yıldız, bu görüşünü şöyle açıklıyor: “Toplumda dip akıntılar var. Konjonktürün bu kadar hassas olduğu 31 Mart seçimlerinde bu dönemde araştırma yapacak insanda tecrübe gerekir ve yeni araştırma yöntemleri gerekir.”

ÖZKİRAZ: ŞAŞIRIYORUZ

Konuya, Avrasya Kamuoyu ve Araştırma Şirketi Başkanı Kemal Özkiraz’ın geçen günlerde yaptığı dikkat çeken açıklamayı da eklemek mümkün. Anketlerin AKP için çok tatsız geldiğini kaydeden Özkiraz, “Geçen CHP Genel başkan Yardımcısı Seyit Torun’un bir röportajı vardı. ‘Bazı illerden öyle sonuçlar geliyor ki anketörler bizi mi yanıltıyor diye tekrar yaptırdık. Yine aynı sonuçlar geldi.’ Hakikaten bizim de başımıza çok geldi son dönemde. Bir yerde anket yaptırıyoruz. Birçok yerde sahaya iki ekip gönderiyoruz. Birbirinin sağlamasını yapsınlar diye. Çok şaşırtıcı sonuçlar geliyor” ifadelerini kullanmıştı.