birgün

15° PARÇALI BULUTLU

YAŞAM 12.12.2017 07:24

Anne babalar kendilerine muhtaç çocuklar yetiştiriyor

Çocuk yetiştirme konusunda, baby shower’lardan konsept partilere, doula’lardan koçluk desteklerine Amerikan modellerinin istilası altındayız. ‘Bir Yetişkin Yaratmak” kitabı buna dikkat çekiyor

Anne babalar kendilerine muhtaç çocuklar yetiştiriyor

Gülüş G. Türkmen - Alternatif Anne

Çocuk yetiştirme konusunda, baby shower’lardan konsept partilere, doula’lardan koçluk desteklerine Amerikan modellerinin istilası altındayız. Amaç: Daha medeni bir çocuklu hayat. Ne var ki bu yeni davranışların nelere vesile olduğunu görmek için yine ABD’ye dönüp bakmamız gerekiyor. İKÜ Yayınevi, bu alanda yapılmış önemli araştırmalardan birini Türkçe’ye kazandırdı. Stanford Üniversitesi Rehberlik Bölümü dekanı Julie Lythcott-Haims, aşırı ebeveynliğin Z Kuşağı’na ve onların anne babalarına yaptıklarını gözlemlemiş. ‘Bir Yetişkin Yaratmak’ adlı kitabında tehlike çanlarının çaldığını ve yön değiştirme zamanının çoktan geldiğini bildiriyor.

Tehlike hissi, başarısızlık korkusu, özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusu. İşte bebek patlaması neslinden bu yana anne-babaları etkisi altında tutan dört temel duygu. Yazar, bu duyguların sivrilip normal seviyenin üzerine çıkmasına vesile olan bazı olay ve anları tespit etmiş. Örneğin 1983 yılında ABD’yi etkisi altına alan “Adam” isimli film, anne babalarda tehlikeli yabancı korkusunu perçinlemiş. Oyun grubu uygulaması ise ebeveynlerin kendilerini ve çocuklarını kıyaslamaları, bu zaman diliminde kendilerini geri plana itmelerine rağmen yetersiz hissetmeleri için uygun bir ortam oluşturuyor. Çocuklarımız adına kendi hayatlarımızdan feragat ettikçe değerimizi de onların başarıları ile ölçer olduk. Kısa vadede ilgili ebeveyn görüntümüzle kazançlı çıkıyor gibi görünsek de, uzun vadede başka şeyler oluyor…

Sosyal medya, mantığı zorluyor
“Bir Yetişkin Yaratmak” kitabında Haims, bebekleri ve çocukları değil, ABD’deki kolej öğrencilerini, üniversitelileri ve iş sahibi yeni gençleri gözlemlemiş. Ama elde ettiği bulgular anaokulu çocuklarından bahsettiği izlenimini bırakıyor okurda! Halloween ikramlarının içine jilet konmuş mudur diye 13 yaş çocuğunun şekerlerini didikleyen baba mı istersiniz, üniversiteli kızından gün boyunca haber alamadığı için Stanford’u arayan anne mi? Haims, ‘çocuğunun özsaygı bekçisi’ olan anne babaların ‘Herkese Ödül Var Nesli’ çocuklarının, cep telefonlarını ‘dünyanın en uzun göbek bağı’ olarak kullandıklarını bildiriyor. Çocuklarımızın bir yabancı tarafından öldürülme riski milyonda bir iken bahçede oynamasına izin vermezken, nasıl oluyor da 1/17625 olan araba kazasında ölme riskine göz yumup çocuklarımızı arabaya bindiriyoruz? Anne babalar olarak mantık sınırının çoktan dışına çıkmış durumdayız.

Ne zaman bu kadar paranoyak, bu kadar obsesif olduk? Yazarın cevabı açık: Medya, özellikle de sosyal medya bu kadar yoğun biçimde hayatlarımıza girdiğinden beri. Her şeyi, her yerden ve anında duymak, mantığımızı kullanmamızı zorlaştırıyor.

Ebeveyne muhtaç çocuklar
Haims, anne babaların mantık çerçevesi dışına çıktıklarını fark etmediklerini, kendilerine muhtaç çocuklar yarattıklarını, bunun da bireylerin kişisel tecrübe ve başarı oranını azalttığını, yeni neslin “bireysel iktidarsızlık mağduru” olduğunu gözlemliyor.
anne-babalar-kendilerine-muhtac-cocuklar-yetistiriyor-398977-1.
Günümüzde ABD’de oğlunun işyerinde fazla çalıştığını duyan bir baba, patronu arayıp oğlunun derdini onun yerine anlatmaya kalkıyor! Tabii işyeri de çalışanını sağlıklı bir yetişkine çevirmekle sorumlu olmadığından, yeni nesilden en iyi verimi alabilmek için normal olmayan tutumlar sergilemeye başlıyor. Örneğin Google ve Linkedin, “Anne Babanızı İşe Getirin Günü” yapıyor. İşi anlamak için gayret göstermeyen yeni nesil için adım adım ne yapması gerektiğini söylüyor. İşyerinde özgürlük, sadece esnek çalışma saatleri ve şeffaf yönetim için geçerli.

Anne-babalara gelince, yüksek gerilim hattı altında depresyonla savaşıyorlar. ABD’de üç anneden biri antidepresan kullanıyor! Yeni nesil çocuklar, gergin anne babalarla büyüyor! Tüm bilgi ve becerilerini iyi ebeveynlik yapmaya kullanan bu yetişkinlere “biraz geri çekilin” demek, hakaret gibi. Oysa yapmaları gereken tam da bu!

Neticede Haims, günümüz ABD’sinde ebeveynlik şeklinin normallikten çok uzak olduğunu bildiriyor ve anne babanın nihai görevinin kendilerini gereksiz kılmak olduğunu hatırlatıyor. Eğer günümüzde bir yazar, “Çocuğunuz 30’larındayken sizi neler bekler” tadında bir kitap yazmışsa –ki yazmış!- yeni bir yol aramanın vakti çoktan gelmiş demektir! Bu yolda neler yapabileceğimizi de uzun uzun anlatan yazara hem anne babaların, hem de uzmanların kulak vermesini yürekten dilerim.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız