birgün

19° AZ BULUTLU

KADIN 25.03.2021 19:41

Antalya’da kadınlar İstanbul Sözleşmesi için sokakta

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden tek taraflı ayrılmasına ilişkin tepkiler sürüyor. Bugün Antalya’da bir araya gelen kadınlar, İstanbul Sözleşmesi etkin uygulanmadığı için katledilenleri hatırlattı. LGBTİ+ çocuk istismarı metni okudu.

Antalya’da kadınlar İstanbul Sözleşmesi için sokakta

Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden tek taraflı ayrılma kararına yönelik protestolar devam ediyor.

Bugün Antalya Attalos Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, İstanbul Sözleşmesi etkin uygulanmadığı için katledilenleri hatırlattı.Meydanda toplanan 15 kadın, LGBTİ+ çocuk istismarı metni okudu.

Metnin tamamı şöyle:

*Malatya’nın Yeşilyurt İlçesi Zaviye Mahallesi’nde uzaklaştırma kararına rağmen bir kadın, evli olduğu erkek tarafından katledildi. Mehmet P. hakkında evli olduğu kadın Emine P’ye şiddet uyguladığı gerekçesi ile daha önce uzaklaştırma kararı vardı.İstanbul Sözleşmesini uygulamayanlar yüzünden kız kardeşimiz Emine bugün aramızda değil. İstanbul Sözleşmesini feshetmek bir yana dursun eğer etkin şekilde uygulansaydı biz kadınlar öldürülmeyecektik. İstanbul Sözleşmesini feshetmek, biz kadınların katline ferman vermek demektir.

*Nihal Işıldar 18 mart 2019 da Kepez İlçesinde bir süredir ayrı yaşadığı Özcan Işıldar tarafından başından vurularak katledildi. Özcan Işıldar'ın 1991 yılında da eski eşini öldürüp cezaevinde yattığı, kasten öldürme dahil 7 suçtan arama kaydının olduğu tespit edildi. Katil Özcan Işıldar hakkında, Nihal Işıldar'ı öldürme suçundan müebbet, yağma ve şantaj suçlarından 12 yıl hapis cezası verildi. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı Nihal bugün aramızda olacaktı. İstanbul Sözleşmesi feshedilemez. İstanbul Sözleşmesi yaşatır.

antalya-da-kadinlar-sokakta-856854-1.

*İşlediği suç nedeniyle 4 yıldır bulunduğu cezaevinden koronavirüs sürecinde izinli olarak çıkan Besat Doğan, boşanma aşamasında olduğu Rabia Doğan ve H.B. adlı erkeğin bulunduğu 07 HAM 27 plakalı motosikleti, pazar gecesi otomobiliyle takibe aldı. Kısa süren takip sonrası Besat Doğan, hareket halindeki motosikleti kullanan H.B. ve eşi Rabia Doğan'a tabancayla ateş etti. Devrilen motosikletteki Rabia Doğan ve H.B yaralanırken Besat Doğan ise kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Vücudunun çeşitli yerlerine 5 mermi isabet eden Rabia Doğan, aynı gece doktorların tüm müdahalesine karşın kurtarılamadı. Besat Doğan ise polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Adliyeye getirildiği sırada kendisini bekleyen arkadaşlarının, "Adamsın adam, adamın kralısın" dediği Besat Doğan "Bu memlekette gezdirmem kimseyi rahat ol sen" cevabını verdi. Bu cevabı verebilme cüretini göstermesini sağlayanlar gece yarıları bir kararname ile İstanbul Sözleşmeni feshedenlerdir. Biz kadınlar devlet veerkek yargının, kadın katillerini ‘cezasızlık ödülleri ile’ sırtını sıvazladığı meşrulaştırdığı her defasında bu alanlarda ifşa ettik. Bugün yine tekrarlıyoruz ‘ İstanbul Sözleşmesine saldırı kadınlara saldırıdır’ İstanbul Sözleşmesi Bizimdir Vazgeçmiyoruz. Fesih kararını tanımıyoruz!!!

*6 Ağustos 2016’da Kader'in kayıp olduğu ve kendisinden haber alınamadığı öğrenildi. Kader’in cansız bedeni ise 13 Ağustos günü Zekeriyaköy’de yol kenarında bulundu. Hande Kader'in yakılan ve tanınamaz hâle gelen cesedi arkadaşı tarafından güçlükle teşhis edilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın cinayetle ilgili başlattığı soruşturmada bir kişi tutuklanmış, soruşturma hakkında gizlilik kararı alınmıştı. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı Hande de bugün aramızda olacaktı. İstanbul Sözleşmesi yaşatır. İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz.

*Mustafa ve Hatice Yıldız çifti arasında bir süre önce kavga yaşandı. Yaşanılan kavganın ardından Hatice Yıldız, 44 yaşındaki eşi Mustafa Yıldız hakkında 3 Mart tarihinde uzaklaştırma kararı aldırdı. Mustafa Yıldız’ın Denizli’de yaşayan 2 halası gelerek çiftleri barıştırmak istedi. Yapılan konuşmaların ardından Mustafa Yıldız’ın eve gelmesiyle Hatice Yıldız'la tartışmaya başladı. Tartışma sırasında Mustafa Yıldız eşi Hatice ve 18 yaşındaki oğlu F.'yi bıçaklarken, yaşanan tartışma sırasında 14 yaşındaki kızları A.'nın da elini cam kesti. Olayın ardından kaçan Mustafa Yıldız, polis merkezine giderek teslim oldu. Hatice ve F. Yıldız ile elini cam kesen A. Yıldız ise ambulansla Manavgat Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Hatice Yıldız yoğun bakım servisinde asayiş ekiplerine verdiği ifadede kocası Mustafa Yıldız’dan şikayetçi olduğu bildirildi. Karısı ve oğlunu bıçaklayan Mustafa Yıldız, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından çıkarıldığı Manavgat Adliyesince kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandı. Olayın ardından yaralı olarak hastaneye kaldırılan Hatice Yıldız ve oğlu F., 11 gün tedavi gördükten sonra 19 Mart Pazartesi günü taburcu edilerek evlerine dönmüşlerdi ancak Hatice Yıldız’ın durumu tekrar kötüleşti ve kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. 8 Mart günü bizler burada kadın cinayetleri son bulsun diyerek alanları mora boyamışken, bir kız kadeşimiz daha İstanbul Sözleşmesi etkin uygulanmadığı için, kendisine şiddet gösteren erkek ile kutsal aile yapısı bozulmasın diye akrabaların bakısı ile bir araya getirilerek katledildi. İstanbul sözleşmesi aile dağıtmaz; sizin aile diyerek kadınları maruz bıraktığınız ev içi şiddeti sonlandırır. Aile değil kadınların yaşam hakkı kutsaldır. İstanbul Sözleşmesi yaşatır.

*2018 Eylül ayında Antalya'nın Kepez ilçesinde eski sevgilisi Süleyman Taruk, Zehra Demir'in ailesiyle yaşadığı evin kapısına bıçakla dayanarak Zehra'nın intiharına sebep oldu. Cinayet gününden önce de Zehra, Süleyman Taruk tarafından aranarak, takip edilerek defalarca taciz ve tehdit edildi. Hakkında müebbet hapis cezası istenen Süleyman Taruk hakkında mahkeme beraat kararı verdi. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı Zehra da bugün aramızda olacaktı. İstanbul Sözleşmesi feshedilemez. İstanbul Sözleşmesi can güvenliğimizdir.

antalya-da-kadinlar-sokakta-856855-1.

*İstanbul sözleşmesinin kararname ile feshedildiğini duyurulduğu günden bugüne kadınlara yönelik şiddet artarak devam ediyor. 16 saat gibi kısa sürede 6 kadın erkekler tarafından katledildi. Meral o 6 kadınlardan sadece biri. Denizli'nin Pamukkale ilçesinde Erkan Sivrikaya (52), boşanma aşamasındaki eşi 2 çocuk annesi Meral Sivrikaya'yı (50) öldürdü. 6 katlı binanın çatısından sarkıttığı ip ile 5. katta yaşayan kızının evine girdi ve kızının yanında kalan eşini defalarca bıçakladı. Cinayet şüphelisi Erkan Sivrikaya, kaçarken apartman sakinlerince yakalanıp, polise teslim edildi. Meral’ın ölümünün asıl sorumluları, ürettikleri eril politikalarla Erkan Sivrikaya’yı teşvik edenlerdir. Meral’ın ölümünün asıl sorumluları,İstanbul Sözleşmesine saldıranlardır. İstanbul Sözleşmesi Bizimdir. Vazgeçmiyoruz.

*Meral gibi İstanbul Sözleşmesinin feshedilmesinin duyurulmasından sonra, 16 saatte katledilen kızkadeşlerimizden biri de Serpil. Yeniköy köyünde yaşayan 12 yıllık evli, 3 çocuk annesi Serpil Fikirli, bir süre önce geçimsizlik nedeniyle tartıştığı eşi Cemil Fikirli’yi terk edip, kayınpederinin evine yerleşti. Barışmak istediğini belirten Cemil Fikirli, dün öğle saatlerinde eşi ile konuşmak için babasının evine gitti. Burada görüşen çift arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Cemil Fikirli, bıçakla eşi Serpil Fikirli’yi katletti. Yeter artık yeter!!! Siyasi iktidarınızı kadınların kanları üzerinden kurmanıza izin vermeyeceğiz. Biz kadınlar, İstanbul Sözleşmesini mücadele ederek kazandık. Birkaç erkeğin menfaati için, gerici tarikatların gönlünü hoş tutmak için, masa başında bir gece yarısı imzalanan kararnameyi tanıyacağımızı, haklarımızdan, hayatlarımızdan vazgeçeceğimizi sanıyorsanız çooooook yanılıyorsunuz. Geceleri de, sokakları da, meydanları da terketmiyoruz. Kadın dayanışmamızı da mücadelemizi de büyütüyoruz. İstanbul Sözleşmesini bırakın feshetmeyi etkin uygulayacaksınız.

*2019 Mayıs ayında Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde Şahin Yalçın tarafından bıçaklanarak öldürülen trans kadın Gökçe Saygı'nın katili için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası beklenirken "kasten insan öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul sözleşmesi uygulansaydı Gökçe bugün aramızda olacaktı. İstanbul Sözleşmesi feshedilemez. İstanbul Sözleşmesi yaşatır.

*2020 Temmuz ayında Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde Berk Karan isimli erkek, annesi Seher Fak'ı pompalı tüfekle vurarak öldürdü. Berk Karan, Seher Fak’ı kasten öldürmekten müebbet hapis cezası aldı. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı Seher bugün aramızda olacaktı. İstanbul Sözleşmesi yaşatır. İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz.

*9 Mart Salı günü İstanbul Beyoğlu’nda “yüzü cerrahi maskeli ve kapüşonlu bir kişinin” Suriyeli mülteci bir trans kadına tuz ruhuyla saldırıda bulunduğu haberi ile güne başladık. Saldırıya uğrayan 18 yaşındaki Asya’ydı. Haberlerde Asya’nın atanmış adının ısrarla kullanılması şiddet faili erkek ile yakınlık ilişkisi kurulması ise bizlere bir kez daha saldırıların sokaklarda değil medya ablukası yüzünden her an her yerde olduğunu gösterdi. Asya’nın bir gözünde tamamen diğerinde ise kısmen görme kaybı var. Vücudunda da yanıklar oluştu. Eğer İstanbul Sözleşmesini uygulansaydı hem mülteci hem trans hem de çocuk olan Asya’yı saldırılardan koruyabilirdik. İstanbul Sözleşmesi sadece kadınları değil çocukları, mültecileri, lgbtiqa+ ve tüm inanç sistemleri dahilindeki kişileri korur. Hetero-patrikal aile yapısı ve erkek reisliğindeki evlerde sokaklarda ve iş yerlerinde öldürülüyoruz, mobinge tacize ve istismara maruz bırakılıyoruz. İstanbul Sözleşmesine saldırı demek beyaz Sünni Türk hetero cins erkek dışında ülkedeki herkese savaş açmak demektir.

*Antalya’da akrabası 16 yaşındaki N.D adlı kız çocuğuna tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklu yargılanan 44 yaşındaki Birol Karademir son duruşmada serbest bırakıldı. N.D'nin annesi sanık yakınlarının kendisine "evinizin önünde davul çalacağız" dediklerini belirtti. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı Birol Karademir bugün cezaevinde olurdu. İstanbul Sözleşmesi feshedilemez İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz.

*Alsancak’ta polis memuru Volkan Hicret; Hande Buse Şeker’i zorla araca bindirdi, Şeker’in evine geldiklerinde ise “Ben polisim, para ödemem” diyerek Şeker’i soyunmaya zorladı, ardından silahıyla seri şekilde ateş açtı. Şeker’e ateş açtıktan sonra Şeker kaçarken peşinden gitti ve ateş açmaya devam etti. Bu sırada Şeker’in evdeki başka bir trans kadın arkadaşını da yaraladı. Volkan Hicret, Hande Buse Şeker ve arkadaşından bütün paralarını kendisine vermelerini istedi. Ardından Hande Şeker’e “Seni öldüreyim mi” diyerek ateş etmeye devam etti. Volkan Hicret, Şeker’i öldürdükten sonra Şeker’in arkadaşı olan trans kadına cinsel saldırıda bulundu. Hande Buse Şeker bugün aramızda değil. Çünkü yasalar ve yetkileri ile bizleri koruması gerekenler tarafından öldürüldü. Bir kadın cinayeti işlenirken kör sağır dilsizi oynayanlar kadınlar haklarını aramak için sokağa döküldüğünde karşımıza dikiliyorlar. Hande Buse Şekeri sizin arkadaşınız öldürdü. Bizler kadınlar ölmesin diye buradayız. Çünkü bizler yaşamak istiyoruz. Eşit özgür sömürüsüz şiddetsiz kısacası insanca yaşamak istiyoruz ve bu talebimiz için İstanbul Sözleşmesi şart. İstanbul Sözleşmesi yaşatır, İstanbul sözleşmesinden vazgeçmiyoruz.

*23 eylül 2019’da Akp İstanbul Milletvekili Şirin Ünal’ın Ankara’daki evinde, Şirin Ünal’ın silahıyla hayatını kaybeden Nadira Kadirova olaydan bir gün önce Şirin Ünal’ın tacizine uğramış ve yakın arkadaşına kendini öldürmek istediğini söylemiştir. Dava dosyasındaki bu kadar şüpheye rağmen soruşturmaya takipsizlik kararı verilmiş ve Nadira’nın ölümü kayıtlara İNTİHAR olarak geçmiştir. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı Nadira bugün aramızda olacaktı İstanbul Sözleşmesi can güvenliğimizdir. İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz.

*Ceren Özdemir 3 aralık 2019 da Ordu da bale kursundan çıkıp evine giderken, evin önünde bekleyen cezaevi firarisi Özgür Ardunç tarafından katledildi. Katil Özgür Arduç'a müebbet hapis cezası verildi. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı Ceren bugün aramızda olacaktı. İstanbul Sözleşmesi yaşatır. İstanbul Sözleşmesi feshedilemez.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol