birgün

5° AÇIK

KADIN 02.04.2021 21:00

Antalya Kadın Platformu: Yaşamlarımızı da haklarımızı da savunmaya devam edeceğiz

Antalya Kadın Platformu, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesine tepki göstererek, "Biat etmeyeceğiz ve yaşamlarımızı da haklarımızı da savunmaya devam edeceğiz" dedi.

Antalya Kadın Platformu: Yaşamlarımızı da haklarımızı da savunmaya devam edeceğiz

Antalya Kadın Platformu, "İstanbul Sözleşmesi'ni fesheden ve biz kadınları şiddet karşısında korumasız bırakanlar, öz savunma hakkımızı kullandığımızda bizi yargılayamazlar" açıklamasını yaptı.

Antalya Kadın Platformu, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesine tepki olarak Attalos Heykeli önünde bir araya geldi.

Burada yapılan basın açıklamasını Fatma Kayaoğlu okudu.

Kayaoğlu açıklamasında, "Bugün Antalya Adliyesi’nde bir kadın öz savunma hakkını kullandığı için yargılandığı davanın ikinci celsesine katıldı. Melek İpek’i gördüğü şiddet karşısında haklarından yoksun bırakan iktidar bugün onu yargılama hadsizliğine soyunuyor. Bugün iki kız kardeşimiz Songül ve Selma İstanbul sözleşmesini savundukları için uydurma gerekçeler ile gözaltındalar. Yine bugün İstanbul Kartal Adliyesi’nde iki ayın ardından üniversitesini savunan Şilan yargılanıyor. Kadın katilleri ellerini kollarını sallayarak tehditler savurarak adliyelerden çıkarken, öz savunma hakkını kullanan, hayatlarını haklarını üniversitelerini savunan kadınları tutsak edenler bilsinler ki bizler mücadelemizden bir an olsun vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

"BİAT ETMEYECEĞİZ"

"Geçtiğimiz hafta İstanbul Sözleşmesi'nin hükümsüz bir kararname ile feshedildiği açıklanıyor" diyen Kayaoğlu, şunları kaydetti:

"Kadın katilleri iyi hal indirimi alıyor. Medyasından eğitim sistemine kadar her yerde kadın düşmanı homofobik ve transfobik dil ve öğretiler topluma pompalanıyor. Her gün kadınlar katlediliyor ve LGBTİ+lar nefret suçlarına maruz kalıyor. Devlet hayatlarını ve haklarını korumakla yükümlü olduğu kadınlara, LGBTİ+lara, çocuklara, mültecilere, göçmenlere, engellilere ve emekçilere açıktan bir savaş başlatmış durumda. Bizleri kendisine biat ettirebileceğini düşünüyor. Biat etmeyeceğiz ve yaşamlarımızı da haklarımızı da savunmaya devam edeceğiz."

Kayaoğlu, açıklamasında şunları ifade etti:

"Yıllarca evli olduğu erkek tarafından işkence ve tecavüze maruz kalan Melek İpek öz savunma hakkını kullandı ve hem çocuklarının hem de kendisinin yaşamı için şiddet faili Ramazan İpek’i öldürmek zorunda kaldı. Komşuları dâhil herkes o evin içinde Melek’in maruz kaldığı işkence ve şiddetin farkındaydı ama ne Melek bir yere sığınabildi ne de çevresindekiler onunla dayanışma içerine girdi. Çünkü hepimiz biliyoruz karakoldan kadınların nasıl kocana dön diyerek geri çevrildiğini, hepimiz biliyoruz erkelerin adliyelerde efendi duruşları sayesinde cezasızlık ile ödüllendirileceğini ve elini kolunu sallayarak kadınlar için bir işkence haneye dönen evlere ‘’ kızgın ve tahrik’’ olmuş şekilde döneceklerini."

"İSTANBUL SÖZLEŞMESİ BİZİM"

"İstanbul Sözleşmesi fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal şiddet, her tür şiddetle mücadele konusunda “Önleme, Koruma, Kovuşturma ve Destek Politikalarından” oluşan dört temel yaklaşım içeren ilk sözleşmesidir" diyen Kayaoğlu, "Gece yarısı baskınıyla sözleşmeyi feshedenler erkekleri yargılamak yerine aklayanlar, kadınlar öz savunma hakkını kullandığında en ağır cezayı yine kadınlara kesiyorlar. İstanbul Sözleşmesi'ni uygulamayarak kadınların yaşam hakkına saldıranlar öz savunmayı suç haline getiriyor. Devlet üzerine düşeni yapmalı ve kadınları korumalı, korumadığı kadınlarının öz savunmasını suç saymaktan vazgeçmeli ve kadın katillerini gerçek adalet uygulayarak cezalandırmalı. Hepsinin yolu İstanbul Sözleşmesi'ni uygulamaktan geçiyor. İstanbul Sözleşmesi bizim, öz savunma haktır" ifadelerini kullandı.

Kayaoğlu, son olarak şunları söyledi:

"Mevcut veya eski partnerlerden, aile bireylerinden, patrondan, öğretmenden, polisten ya da sokakta karşılaştığımız tacizciden yani tanıdığımız tanımadığımız tüm şiddet faillerinden korur. İstanbul Sözleşmesi'ni fesheden ve biz kadınları şiddet karşısında korumasız bırakanlar, öz savunma hakkımızı kullandığımızda bizi yargılayamazlar. Hayatını, bedenini, emeğini, üniversitesini savunan mücadeleyi göğüsleyen ve yükselten tüm kadınlara selam olsun."

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol