AOÇ ve Ankara Gar yerleşkelerinin Medipol'e tahsis iddiaları: Arazi tahsisleri çok katmanlı bir sorun
Eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya, Ankara Gar ve AOÇ arazisinin tahsis edildiği iddialarına yönelik tepkiler sürüyor. ATO, "Tahsis edilen yerleşke ve araziler; kent, sağlık, çevre ve yüksek öğrenim politikalarını ilgilendiren bir sorundur" açıklamasını yaptı.

Haber Merkezi
Ankara’da Gar Yerleşkesi ve Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazilerinin Medipol Üniversitesi’ne tahsisi iddiaları üzerine açıklama yapan Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu, tahsis edilen yerleşke ve arazilerin imar sorunundan fazlası olduğuna dikkat çekti.
Açıklamada AOÇ sınırları içerisinde yer alan 403 bin metrekarelik orman arazisinin eski Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın kurucuları arasında olduğu Ankara Medipol Üniversitesi’ne tahsis edilmesinin kamuoyunda büyük yankı uyandırdığı belirtilen açıklamada, "Ankara Medipol Üniversitesi, tıp eğitimi alandaki akademik niteliği veya kurumsal başarılarından ziyade, hükümete yakınlığı ve Ankara’daki değerli arazi ve yapılara yerleşmesiyle gündeme gelmektedir. Ankara Medipol Üniversitesi’nin daha önceki dava süreçlerine ve kararlarına rağmen kent ölçeğindeki mekansal yayılma hızı tartışmalara yol açmaktadır" denildi.
İDDİALAR ENDİŞELERİ BÜYÜTTÜ
2018 yılında TCDD Ankara Garı Yerleşkesi içindeki tarihi ve tescilli binaların Medipol Üniversitesi’ne devredilme sürecinin başlatıldığı kaydeden ATO açıklamasının devamında özetle şu ifadelere yer verdi:
"Gar yerleşkesinin bir bölümünün üniversiteye devredilme protokolü 13.03.2018 tarihinde imzalanmış, plan değişikliği ise 06.07.2018 tarihinde askıya çıkmıştı. 2023 yılında bilirkişi tarafından Ankara 16. İdare Mahkemesi’ne sunulan raporda, söz konusu plan değişikliklerinin hukuka, imar mevzuatına, koruma mevzuatına üst ölçekli imar planlarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına uygun olmadığı ve önceki yargı kararlarının yerine getirilmediği belirtilmişti. AOÇ arazilerinin ranta açılma seyri incelendiğinde Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin daha önce açtığı dava sonucunda, 403 bin metrekarelik alanın TEBA Vakfı’na ‘eğitim, öğretim, üniversite, sağlık ve diğer vakıf amaçlarında kullanılmak üzere’ irtifak hakkı tesis edilerek yapılaşmaya açıldığı anlaşılmaktadır. Atatürk’ün halka bağışladığı ve SİT alanı olan bölgede hastane kampüsü inşaatı hızla ilerlemektedir. Kamuoyunda Ankara Medipol Üniversitesi’nin Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile staj ve uygulama anlaşması yaptığı yönünde bilgiler bulunmaktadır. Bu durum, bir devlet hastanesinin bir vakıf üniversitesine tahsis edilmesi anlamına gelmektedir ve eleştirilere neden olmaktadır. Sıhhiye’de bulunan ve 2011'de kapatılan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü yerleşkesinin de Ankara Medipol Üniversitesi’ne verileceği yönünde kulis bilgileri dolaşmaktadır. Yerleşkede bulunan bazı binaların Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü iken boşaltılıp taşınması da bu iddiaları güçlendirmektedir. "
Ankara Medipol Üniversitesi yerleşkesinin il genelindeki tarihi binaları ve kamu arazilerini içermeye başlamasıın kamu kaynaklarının eşit ve adil kullanılıp kullanılmadığını tartışmaya açtığına değinilen açıklamada "Değerli bir kamu arazisinin özel sermayeli vakıf üniversitesine tahsis edilmesi, kamu kaynaklarının adil kullanımını açısından özelleştirmeci anlayışın izdüşümüdür" denildi.
ÇOK KATMANLI BİR SORUN
Ankara Medipol Üniversitesi’ne tahsis edilen yerleşke ve arazilerin bir imar sorunundan fazlası olduğu vurgulanan açıklamada "Kent, sağlık, çevre ve yüksek öğrenim (tıp eğitimi) politikalarını ilgilendiren çok katmanlı bir sorundur. Vakıf fakültelerinin sayıca artışı, öğretim üyesi yetersizliği, altyapı eksikleri, ve klinik eğitim imkanları açısından riskler taşımaktadır. Ankara Medipol Üniversitesi yerleşkesinin konumu ve kuruma özel imar değişiklikleri, sağlık politikalarında kamusal dengeyi sorgulatmaktadır. Sağlık hizmetlerinin özelleştirildiği, ihale ve imtiyaz süreçlerinde şeffaflık ilkesinin ihlal edildiği, usulsüz kaynak transferinin yoğunlaştığı bir sistemde kent ve çevre sağlığı ile nitelikli tıp eğitimi ve sağlık hizmetinden bahsedilemez" denildi.


