birgün

10° AÇIK

EKONOMİ 24.10.2020 09:31

AR-GE’de vahim tablo

Büyük ölçekli firmalar tarafından yapılabilen AR-GE harcamalarını bir KOBİ cenneti olan Türkiye yapamıyor. Özel sektör denilen şey 4,5 milyon adet KOBİ’den ibaret. Ülkenin sanayi devleri ise ya geçmişte kamu tarafından kuruldu ya da yabancı ortaklı. Sonuç; Almanya’nın AR-GE harcaması Türkiye’nin 15, sadece Volkswagen ise Türkiye’nin 2 katı.

AR-GE’de vahim tablo

Ozan GÜNDOĞDU

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2019 yılına ilişkin Araştırma Geliştirme (AR-GE) harcamaları verilerini yayımladı. Buna göre Türkiye çapında kamu ve özel sektörün yanı sıra üniversitelerle birlikte toplam 45 milyar 954 milyon TL AR-GE harcaması yapıldı. 8 milyar 92 milyon dolara karşılık gelen bu tutarın Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki payı yüzde 1,06’ya yükseldi. AR-GE harcamalarının yüzde 64,2’si mali ve mali olmayan şirketler, yüzde 29,2’si üniversiteler, yüzde 6,6’sı ise genel devlet tarafından yapıldı.

Harcamaların yüzde 51,6’sını personele ödenen ücretler oluştururken, yüzde 8,7’sini yatırım harcamaları, yüzde 39,8’ini personel giderleri dışındaki cari harcamalar oluşturdu.

ar-ge-de-vahim-tablo-796639-1.
Almanya, büyük ölçekli şirketleri ve üniversiteleri sayesinde Türkiye’nin 15 katı AR-GE harcaması yapıyor.

ALMANYA’NIN AR-GE GİDERİ TÜRKİYE’NİN 15 KATI

Öte yandan Türkiye’nin AR-GE harcamaları merkez kapitalist ülkelerle kıyaslandığında son derece düşük kaldı. Her ne kadar Sanayi ve Teknoloji Bakanı AR-GE harcamalarının GSYH içindeki payının yüzde 1,06 ile son 10 yılın rekoru olduğunu söyleyerek övünse de Almanya için bu oran 2018 yılı itibariyle yüzde 3,13’tü. Almanya’nın GSYH’sinin 3,95 trilyon dolar olduğu düşünülürse bu ülkenin sadece AR-GE faaliyetine ayırdığı kaynağın büyüklüğü 105 milyar Avroya (121 milyar dolar) ulaşıyor. Bu paranın 72 milyar avrosunu özel sektör, 32 milyar avrosunu ise devlet ve üniversiteler harcıyor. Bu haliyle Almanya’nın AR-GE faaliyetine kendi GSYH’sinden ayırdığı pay Türkiye’nin 3 katı iken, tutar olarak AR-GE harcamaları Türkiye’nin 15 katı. Sadece Volkswagen’in AR-GE harcaması 13,6 milyar avroyla (16,3 milyar dolar) tüm Türkiye’nin 2 katı.

AR-GE İÇİN BÜYÜK ÖLÇEKLİ ÜRETİM GEREKİYOR

Peki neden Türkiye ekonomisi AR-GE’ye yatırım yapmıyor? Sorunun cevabı TÜİK’in açıkladığı verilerin detaylarında gizli. Buna göre Türkiye’de şirketlerin toplam AR-GE harcaması 29,5 milyar TL. Ancak bu paranın yüzde 66,7’sine karşılık gelen 19,7 milyar TL’sini, 250’den fazla personeli olan büyük ölçekli şirketler harcadı. Dolayısıyla AR-GE harcaması yapabilmek için üretim ölçeğinin büyük olması gerekiyor. Personel sayısı 1-9 arasında olan şirketler sayıca çok daha fazla olsa da toplam AR-GE harcamalarının sadece yüzde 4,5’ini yapıyorlar.

HER 18 KİŞİYE BİR KOBİ DÜŞÜYOR

Öte yandan Türkiye tam bir küçük ölçekli şirket cenneti. BDDK verilerine göre bankaların toplam 4 milyon 763 bin 259 adet küçük ve orta büyüklükteki işletme (KOBİ) niteliğinde müşterisi var. Bunların da 3 milyon 999 bini personel sayısı 10’dan az olan mikro ölçekli şirketler. Bu haliyle ülkede neredeyse her 18 kişiye bir adet KOBİ düşüyor. KOBİ’lerin finansal durumları ise içler acısı. Yine BDDK verilerine göre mart ayında toplam 662,5 milyar lira borçları olan bu şirketlerin ağustos ayı itibariyle bankalara borcu 837,9 milyar liraya yükselmiş durumda. Pandemi döneminde şirketlerin borç artışı yüzde 26,5.

ÖZEL SEKTÖR BÜYÜK YATIRIM YAPAMIYOR

Türkiye ekonomisi bir KOBİ cennetiyse İSO500 listesinin ilk sıralarına giren büyük ölçekli sanayi şirketleri nasıl kuruldu? Bu sorunun yanıtı da bu şirketlerin sermaye yapısında gizli. Zira İSO500’ün ilk 10 sırasını ya geçmişte kamu tarafından kurulmuş ve daha sonra büyük sermaye gruplarına satılmış şirketler oluşturuyor ya da yabancı ortaklı montaj fabrikaları oluşturuyor. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu olan TÜPRAŞ’ı 1983’te devlet kurdu, 2004’te KOÇ’a satıldı. 2 numara Ford Otomotiv yüzde 41 oranında yabancı sermayeli bir KOÇ Holding girişimi. 3 numara Toyota’nın tümü yabancı sermayeli. 4 numara Oyak-Renault’nun yüzde 51’i, 5 numara Star Rafineri’nin tümü yabancı sermayeli. Bu haliyle AKP’nin önde gelenlerinin ifadesiyle ülkenin “yerli ve milli” özel sektörü büyük ölçekli sanayi yatırımları yapabilme tecrübesine de sermaye derinliğine de sahip değil. Dolayısıyla geriye en fazla otoyol, köprü, hastane yapabilen müteahhitlik firmaları kalıyor.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız