"Asgari ücretlinin onurlu bir yaşam sürmesi mümkün değil"

27.11.2018 13:29 EKONOMİ

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, enflasyonun yüzde 25'e, gıda enflasyonunun yüzde 30'a çıktığına işaret ederek, "Bebek mamasından elektriğe, mobilyadan otobüs-dolmuş ücretlerine kadar birçok ürüne yüzde 93.5'a varan zam yapıldı. Bu fiyat artışlarıyla asgari ücretlinin onurlu bir yaşam sürmesi mümkün değil. Dolayısıyla asgari ücretin de artırılması gerektiğini kimse inkar edemez" dedi.

ATSO Aralık ayı meclis toplantısı, ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer, Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, yönetim kurulu ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. ATSO Başkanı Davut Çetin, hem ülke hem kent ekonomisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

SEBZE MEYVEDEKİ ARTIŞ ARZ-TALEBE BAĞLI

Sebze ve meyve fiyatında artışı toptancı hallerdeki komisyonculara, soğan fiyatındaki artışı tüccara bağlamanın doğru olmadığını da kaydeden ATSO Başkanı, fiyatın arz ve talebe bağlı olduğunu, arz yetmezse fiyatın artacağını söyledi. Fiyatlar düştüğü için ürünün toplanmadığı zamanların da olduğuna dikkati çeken Çetin, “Ürünleri depolamak sadece soğanda olan bir iş değildir, elma gibi birçok meyve de depolanmaktadır. Sebze meyve fiyatlarının yükselmesini toptancı hallere bağlamak doğru değildir. Komisyoncunun komisyonu bellidir, ayrıca komisyonculuğun üretici finansmanındaki önemini de hepimiz biliyoruz. Domates gibi sebzelerde fiyat artıyorsa temelinde maliyetler vardır. Şu anda Antalya hallerinde domates, biber, patlıcan ortalama 2.5 lira. Salatalık fiyatı 1 TL civarında, ağustos bolluğunda bile bu fiyatlar 2 liraya yakındı. Sebze ve meyvede üretici fiyatlarımız düşüktür, hatta bizim üreticiye ve ihracata daha fazla destek olmamız gereklidir. Şu anda Rusya ve Ukrayna'ya sevkiyatta TIR kotaları dolmak üzeredir. Navlun maliyetleri de çok yükselmiştir. Bu konunun hızla ele alınması ve kota artışı gereklidir" diye konuştu.



ASGARİ ÜCRETLİNİN ONURLU BİR YAŞAM SÜRMESİ MÜMKÜN DEĞİL

KOBİ'lerin yüksek işçi maliyetleri, enflasyonun yüzde 25, gıda enflasyonunun yüzde 30'a yaklaştığına da dikkat çeken Davut Çetin, pirinç, bebek maması ve bezi, ekmek, makarna, et, süt, peynir, yumurta, ayçiçek yağı, sebze ve meyve, salça, su, elektrik, doğalgaz, kömür, mobilya, beyaz eşya, kırtasiye, otobüs, dolmuş, taksi ve servis ücretleri gibi birçok üründe yüzde 93.5'a kadar zamlar olduğunu anlattı. Bu fiyat artışlarıyla asgari ücretlinin onurlu bir yaşam sürmesinin mümkün olmadığını belirten Davut Çetin, "Dolayısıyla asgari ücretin de artırılması gerektiğini kimse inkar edemez. Gelişmiş ülkelerin ekonomilerinde insan emeği değerli, sanayi malı daha ucuzdur. Türkiye ekonomisinde ise malzeme daha pahalı, insan daha ucuzdur. Ülke olarak ucuz emeğe dayanan bir ekonomi olarak gelişemeyiz. Ucuz işgücü, halkın alım gücünün düşük kalmasına, Türkiye'de ekonominin büyümemesine neden olmaktadır. Asgari ücret artırılmalıdır, fakat elbette ki, bu artış için işverenin SGK prim maliyetleri düşürülmelidir" diye konuştu.

(DHA)