Google Play Store
App Store

İstanbul’da Semih Çelik tarafından katledilen İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil’in ölüm yıldönümünde bir araya gelen kadınlar sokaklara döküldü. Kampüslerden caddelere pek çok kentten ses yükselten kadın örgütleri ‘‘Sorunun kendisi bu çürümüş düzen’’ diye tepki gösterdi.

Asıl sorun çürümüş düzen!

HABER MERKEZİ 

Siyasal İslamcı rejimin kadınlara ve kadın haklarına yönelik saldırıları her geçen gün artarken etkin ve caydırıcı cezaların uygulanmaması kadınları yaşamdan koparmaya devam ediyor. Bunun bir örneği de 1 sene önce yaşanan "sur cinayeti".

İstanbul’da Eyüpsultan ve Fatih ilçesinde, 19 yaşındaki Ayşenur Halil ile İkbal Uzuner’in Semih Çelik tarafından katledilmesinin üzerinden dün itibarıyla 1 sene geçti. Geçen sürede katil kendisini öldürdü, dosyaya takipsizlik verildi ve cinayet kapsamlı bir şekilde araştırılmadı. Kadınlar dün yurdun birçok noktasında bir araya gelerek Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner için eylemler yaptı. Geçen 1 senede en az 472 kadının öldüğüne dikkat çeken kadın örgütleri, yetkililere seslendi: “Bu düzen her gün en az 1 kadını cinayete kurban ediyor. Anmak yetmez hesap soracağız!”

Kadın örgütleri dün İkbal Uzuner’in katledildiği Edirnekapı surlarında bir araya gelerek eylem yaptı. Surların önünde yapılan açıklamada "Bu katliamlar o kadar yaygın hale geldi ki bu şekilde infial yaratan olaylar sokakta, bu tarihi surlarda yaşanıyor. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasaydı senelerdir İkbal'e takıntılı olduğu bilinen Semih Çelik bu cinayeti bu kadar kolay işleyebilir miydi? İstanbul Sözleşmesi bir yana kadını koruyan 6284 Sayılı Yasa etkin uygulansa, koruma tedbirlerine rağmen bu 2 kadını yarım saat arayla yaşamdan koparabilir miydi? Biz ölmek istemiyoruz yaşamak istiyoruz" dedi.

***

HESABINI SORACAĞIZ

Eskişehir'deki Anadolu Üniversitesi'nde okuyan kadınlar Yunus Emre Kampüsü'nde yürüyüş yaptı. Kampüsün ana kapısı önünde açıklama yapan kadınlar "Kadın cinayetleri ülkedeki gerici örgütlenmenin bir sonucu. Kadın cinayetleri, şiddet ve istismar sadece bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorun. Asıl sorun da bu düzen. Biz her gün kadın cinayetleri haberiyle uyanıyoruz" dedi. Ankara Üniversitesi’ndeki kadınlar da Abdi İpekçi Parkı’nda bir araya gelerek eylem yaptı. Kadınlar “Bu katliamların sorumluları; bu çete düzeni, gericiliği palazlandıranlar, elektronik kelepçeye rağmen kadınları korumayanlar, hiç utanmadan ‘kadınlar kapıları açtıkları için ölüyor’ diyenlerdir. İşte bunlar tek tek hesap soracaklarımızdır” dedi. Yıldız Teknik Üniversitesi’nden kadınlar da "İkbal’in ve Ayşenur’un yaşam hakları; yalnızca bireysel bir öfke tarafından değil, kadın düşmanı politikalar ve cezasızlığı normalleştiren patriarkal adalet sistemi tarafından da hiçe sayıldı” denildi.