Google Play Store
App Store

Sağlık Bakanlığı yeni aile hekimliği birimleri planlarken, bu birimlerin hizmet vereceği kamu binalarını inşa etmemesi ASM'lerdeki krizi derinleştirdi. Artan maliyetler ve idari baskılar altında kalan hekimlere baskılar ise tepkileri büyüttü. Aile hekimleri, çözülmeyen altyapı sorununun hem çalışanları hem de yurttaşları mağdur ettiğini söyledi.

ASM'lerde bina krizi derinleşiyor: Bina yok, baskı çok
Sibel Bahçetepe
Sibel Bahçetepe
sibelbahcetepe@birgun.net

Türkiye'de birinci basamak sağlık hizmetlerinin bel kemiğini oluşturan Aile Sağlığı Merkezleri'nde (ASM) bina krizi giderek derinleşiyor. Sağlık Bakanlığı'nın birim başına düşen hasta sayısını azaltmak amacıyla yeni aile hekimliği birimleri planlamasına rağmen, bu birimlerin hizmet vereceği kamuya ait ASM binalarının yetersizliği ciddi sorunlara yol açıyor.

Birçok ilde yeni ASM binaları yapılmazken, aile hekimlerinden kendi imkânlarıyla merkez kurmaları istenmesi tepki çekiyor. Artan kira ve tadilat maliyetleri nedeniyle bu yükün hekimler açısından sürdürülebilir olmadığını belirtiliyor.

Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, sorunun çözülmemesi halinde krizin büyüyeceği uyarısında bulunarak “Bakanlığın kuramadığı aile sağlığı merkezlerini kendi imkânlarıyla kuran hekimler bile idari baskılarla karşı karşıya kalıyor. Bu yaklaşım sürdürülebilir değildir” dedi.

İKİ HEKİM AÇIĞA ALINDI

Son örneğin Antalya Muratpaşa Kızılırmak Aile Sağlığı Merkezi'nde yaşandığı, mevcut hekimlerin rızası olmadan yeni birim açılmasının dayatıldığı, müdürlük ekiplerinin polis eşliğinde merkeze girmeye çalıştığı iddiaları da gündeme geldi. Benzer bir krizin daha önce Aydın’da yaşandığını anımsatan Dr. Kandemir, bina sorunu nedeniyle iki aile hekiminin açığa alındığını belirtti. Aile hekimlerinin kendi imkânlarıyla kurduğu ASM’lerin çoğu zaman özel mülk statüsünde bulunduğu, bu nedenle kira sözleşmeleri Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğunu anımsatan Kandemir, şöyle devam etti:

“Kira sözleşmelerinde çoğu zaman ‘alt kiracı verilemez’ maddesi bulunuyor. İdare bu sözleşmenin tarafı değildir. Kiracı ve mülk sahibinin rızası olmadan yeni bir birimin yerleştirilmesi hukuka uygun değildir.”

HASTA GÜVENLİĞİNE AYKIRI

Yeni birimlerin mevcut küçük ASM alanlarına zorla yerleştirilmesinin yalnızca hukuki değil, tıbbi riskler de doğurduğunu belirten Kandemir, hasta güvenliği konusuna dikkat çekti. Kandemir “Muayene, aşı, laboratuvar işlemleri ve gebe-bebek izlemlerinin tek odada veya yetersiz alanlarda yapılması hasta güvenliği, enfeksiyon kontrolü ve mahremiyet açısından ciddi riskler doğurur. Yeni aile hekimliği birimleri ancak yeni ve yeterli büyüklükte kamu ASM binaları inşa edilerek açılmalı" dedi. Mevcut uygulamaların devam etmesi halinde aile hekimlerinin kendi imkânlarıyla yeni ASM kurma motivasyonunun tamamen ortadan kalkacağını kaydeden Kandemir, şöyle devam etti:

“Bir hekim hem yüksek kira ve tadilat maliyetlerini üstlenecek, hem ASM kurmak için emek ve zaman harcayacak, hem de soruşturma ve açığa alınma tehdidiyle karşılaşacak. Böyle bir ortamda kim yeni bir birim kurmak ister?Bu durumun en büyük zararı sağlık hizmetine erişmeye çalışan vatandaşlara olacak. Kamu otoriteleri sorunu kalıcı şekilde çözmeli. AHESEN olarak açık çözüm önerimiz: yeni aile hekimliği birimleri için kamu tarafından yeni ASM binaları yapılmalı. Kendi imkânlarıyla ASM kuran meslektaşlarımızın desteklenmesi gerekirken baskıyla karşılaşmaları kabul edilemez. Kamu adına görev yapan müdürlükler, çalışanların ve vatandaşın ortak yararını gözeterek hareket etmelidir. Sorunu kaynağından çözmek yerine hekimleri açığa almak, krizi daha da büyütür.