Google Play Store
App Store

Türkiye'de devletin resmi kurumlarınca işsizlik oldukça düşük gösterilir, buna karşın sokaktaki huzursuzluk rakamları adeta yanlışlar. Peki atıl işgücü ne demektir? Atıl işgücü ile resmi rakamlar arasındaki farklar nelerdir? Gerçek işsizlik nasıl hesaplanır? Detaylar haberimizde.

Atıl işgücü ne demek? İktidar neden gerçek işsizlik rakamlarını gizliyor?
Foto: AA

Resmî işsizlik oranlarının gerçeği ne kadar yansıttığı her geçen gün daha fazla sorgulanıyor. Özellikle Türkiye gibi ekonomik kriz ve yüksek enflasyon ortamında yaşayan ülkelerde, “atıl işgücü” kavramı giderek daha önemli hale geliyor. Peki atıl işgücü nedir, neden göz ardı edilir ve gerçek işsizliği nasıl gizler?

ATIL İŞGÜCÜ NEDİR?

Atıl işgücü, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından “geniş tanımlı iş gücü” içinde yer alan ancak resmî işsizlik oranına yansımayan kişileri ifade eder. Üç ana grubu kapsar:

  • İş aramayıp çalışmaya hazır olanlar (örneğin umudunu kaybettiği için iş aramayanlar)
  • Mevsimlik çalışanlar
  • Eksik istihdamdakiler (yani part-time çalışmak zorunda kalanlar ama tam zamanlı iş isteyenler)

NEDEN GERÇEK İŞSİZLİKLE ATIL İŞGÜCÜ BAĞLANTILI?

Resmî işsizlik oranı, sadece aktif olarak iş arayanları kapsar. Oysa ekonomide yaşanan kriz ve güvencesizlik ortamı nedeniyle milyonlarca kişi iş bulma ümidi kalmadığı için iş aramayı bırakmıştır. Bu kişiler işsiz sayılmaz ama aslında işgücünün dışına itildikleri için “atıl” sayılırlar.

ATIL İŞGÜCÜ NEDEN GÖZ ARDI EDİLİYOR?

  • Siyasi nedenlerle: Düşük işsizlik oranı iktidar için olumlu bir propaganda aracıdır. Bu yüzden hesaplama yöntemleri dar tanımlı tutulur.
  • İstatistiksel manipülasyon: TÜİK, iş gücüne katılım oranı düştükçe işsiz sayısının da düştüğünü gösterir. Yani işsiz kalanlar sistem dışına çıktıkça işsizlik oranı da düşüyor gibi görünür.

İKTİDARIN RAKAM OYUNU: İŞSİZLİĞİ KÜÇÜLTMENİN YOLLARI

İktidarın sıkça başvurduğu yöntemlerden bazıları şunlardır:

  • Kısa çalışma ödeneğindeki kişileri işsiz saymamak
  • Toplum yararına çalışma gibi geçici işler açarak istihdam yaratılmış gibi göstermek
  • Gönüllü iş aramayanları tamamen dışarıda bırakmak
  • Bu yollarla hem çalışma hayatının kırılganlığı gizleniyor, hem de sosyoekonomik güvencesizlik sistematik olarak bastırılıyor.

GERÇEK İSTİHDAM POLİTİKASI NE OLMALI?

Atıl işgücünü azaltmak için yalnızca “işsizlik oranını düşürmek” değil, insana yakışır iş yaratmak, güvenceli istihdamı yaygınlaştırmak ve sendikal hakları korumak gerekir. Oysa mevcut politikalar genellikle:

  • Esnek çalışmayı teşvik ediyor
  • Asgari ücrete mahkûm ediyor
  • Kamuda personel alımını durduruyor

Bu koşullarda, atıl işgücü sadece artıyor, görünmeyen işsizlik toplumsal patlamaların habercisi oluyor.

İŞ ARAMAYAN BİRİ NEDEN İŞSİZ SAYILMAZ?

TÜİK kriterlerine göre işsiz sayılmak için son 4 hafta içinde aktif iş arama faaliyeti yapılmış olması gerekir.

RAKAMLAR GERÇEĞİ YANSITIYOR MU?

Türkiye’de açıklanan işsizlik verileri dar kapsamlıdır ve atıl işgücü gibi hayati kalemleri dışarda bırakarak toplumsal gerçekliği görünmez kılar. Bu durum, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda politik bir tercihtir. İşsizlikle mücadele etmek yerine rakamları küçültmek, milyonlarca insanın yoksulluğunu inkâr etmektir.