birgün

11° PARÇALI BULUTLU

Avrupa’da da eğitim-öğretim yılı büyük sorunlarla başladı

Avrupa’nın neredeyse bütün ülkelerinde öğretmen sorunu önemli bir güncelliğini koruyor. Üstelik, bu durum bazı ülkelerde çoğu zaman endişe verici bir hale geldi.

GÜNCEL 03.09.2022 06:30
Avrupa’da da eğitim-öğretim yılı büyük sorunlarla başladı Fotoğraf: AA
Abone Ol google-news

Prof. Dr. Ali ARAYICI/Paris

Avrupa'nın pek çok ülkesinde 2022-2023 eğitim-öğretim yılı dün pekçok yaşamsal sorunlarla birlikte başladı. Bu sorunlardan en önemlisi kuşkusuz öğretmen yetersizliği. Bu sorun Avrupa'nın hemen, hemen bütün ülkesinde güncelliğini koruyor. Avrupa'nın neredeyse bütün ülkelerinde öğretmen sorunu önemli bir güncelliğini koruyor. Üstelik, bu durum Avrupa'nın bazı ülkelerinde çoğu zaman endişe verici bir duruma yükselmiş halde. Bunu gidermek için mesleki formasyon almamış, bir ünivesiteyi bitirmiş adaylar arasından sözleşmeli öğretmen ve hızlı eğitim arayışına girildi. Avrupa'nın bazı ülkeleri de öğretmen açığını gidermek için benzer yollara başvurmaya başladı.

Yaz tatilinin çoktan sona erdiği Almanya'da 10 Ağustos'ta öğretimin yeniden başladığında, ülkenin en kalabalık eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya'da 4 bin 400 kişilik öğretmen kontenjanı boş kaldı. Schleswig-Holstein'da okullar 14 Ağustos'ta yeniden açıldığında 200 kişilik boş öğretmen kadrosu vardı. Berlin'de 20 Ağustos'ta okulun ilk gününde 875 kişilik öğretmen kontenjan dolmadı.

İtalya'da 150 bin kişilik kadroyu mesleki formasyonu olmayan ve güvencesiz statüye sahip geçici öğretmenler çalıştırılıyor. Eylül 2020'den beridir Eğitim Bakanlığı boş kadroları doldurmak için; öğretmenlerin kendi bölgelerinden bağımsız kalıcı bir sözleşmeye başvurmalarını sağlayan, yeni bir çevrimiçi işe alım yöntemini benimsedi.

İsveç eğitim kurumu Skolverket, artık mesleğe ilgi duymayanların emekliliklerini ve kariyer değişikliklerini telafi etmek için; 2035 yılına kadar 153 bin öğretmen yetiştirilmesinin gerekli olacağını vurguladı.Bu bağlam da, öğretmenlerin yetiştirilmesi için şimdiden çalışmaya başlandı.

İngiltere'de öğretmen sıkıntısı krizi uzun süredir sürüyor. ASCL (Okul Müdürleri Birliği Derneği) tarafından yapılan bir ankete göre kalıcı olması gereken kadroları doldurmak için yedek öğretmenler kullanılıyor. ASCL Genel Sekreteri Geoff Barton, “Yıllardır İngiltere'de öğretmen alımı zordu. Ancak, anketimiz bir kriz anına ulaştığımızı gösteriyor” dedi. Öğretmenler arasında, görevi bırakma oranlarıda bir hayli yükseldi. Bir yıllık görevin ardından, öğretmenlerin yüzde 12'si mesleğini bırakıyor. On yıl sonra, bu oran yüzde 40'a kadar yükseliyor. Bu sorunla başa çıkmak için, İngiltere'de okul müdürlerinin üçte ikisi kendi alanlarında uzman olmayan öğretmenleri kullanıyor. Üçte biri artan sınıf mevcuduna başvurmak zorunda kalıyor.

FRANSA’DA EĞİTİM KRİZİ

Fransa'da da 1 Eylül'de okulların açılmasıyla birlikte eğitim-öğretimdeki sorunlar endişe verici bir boyutta kendini gösterdi. Öğretmen yokluğu en önemli sorunlardan. Eğitim Bakanı Pap Ndiaye'nin dediği gibi "dünyanın en güzel mesleği"nin, artık neden cazibe olmaktan çıktığını merak etmemek insanın elinde değil.

Eğitim sektörü cazibe olma özelliğini yitirerek büyük bir krizle karşı karşıya. Ndiaye'nin, göreve ilk başladığında, "her sınıfın önüne bir öğretmen" koyma sözüde tutmadı. Eğitim Bakanlığı'nın verilerine göre, akademiler sözleşmeli öğretmen alım kriziyle karşı karşıya. Bu yıl, öğretmen alımında tarihsel olarak düşük bir oran yaşandı. Ne yazık ki, 4 binden fazla öğretmenlik kadrosu doldurulamadı. Ndiaye, temmuz ayında "Öğretmenleri işe almakta bir sorunumuz var" demişti. "Bu eski bir sorun, ancak son yıllarda daha da kötüleşen bir sorun" diye ekledi. Ndiaye, yeni atanan öğretmenler için ayda net 2000 avro maaş almalarını sağlama sözü de verdi.

Öğrencilerin öğretmensiz kalmaması için, her akademide "zorlukları ortaya çıkan yerde çözmek" ve mümkün olan en iyi şekilde hazırlanmak için bazı arayışlara girildi. Bütün bölgelerin, bu zorluklarla karşı karşıya olmadığını belirtelim. Anaokulu ve ilkokulları içeren birinci derecede, özellikle Paris çevresindeki Créteil ve Versailles akademileri, öğretmen yoluğundan çok etkileniyor.

Créteil'deki 1.665 boş olan kadro için, başvuran 900 aday işe alındı. Versailles'da 1.600 açık olan kadro için, başvuru yetersizliğinden boş kaldı. Disiplinler arasında da farklılıklar var. Almanca öğretmenliği için, önceki üç yıldaki yüzde 70 ila yüzde 81'e kıyasla, bu yıl yüzde 55'i dolduruldu. Bu veriler, klasik dersler için (yüzde57), fizik-kimya için (yüzde 66.7) ve matematik için ise (yüzde 68.5) oranındadır.

SENDİKALARIN ENDİŞESİ

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Hükümeti öğretmen yokluğuna bir çözüm yolu bulmak için; sözleşmeli öğretmen alımına yöneldi. Bu öğretmenlerin, tema ne olursa olsun bir lisansa sahip olmaları ve sadece birkaç günlük mesleki eğitimle yeni görevlerine başlamalarıdır. Yapılan bu girişimlerde, gereksinmeleri karşılamaktan uzak.

Bu sorun, eğitim emekçileri sendikaları arasında en çok tartışılan ve eleştirilen bir konu oldu. Fransa'nın en büyük öğretmen sendikalarından SNPDEN-UNSA'nın (Eğitim Bakanlığı Çalışanları Ulusal Sendikası-Öğretmen Sendikaları Federasyonu) genel sekreteri Bruno Bobkiewicz'de, Fransız Televizyon Kanalı LCI'de bu durumu şöyle değerlendirdi: "Sorun bize uygun olup olmadığı değil, başka seçeneğin olmaması. Başka bir deyişle, bu aşamada öğretmenlerin ilk günden itibaren sahada faaliyet göstermesi için; hızlı bir şekilde işe alım yapmanız, hızlı bir şekilde eğitmeniz gerekiyor, bu açıkçası zor bir operasyon olacak"tır.

Bununla beraber en büyük ikinci öğretmen sendikalarından SNES-FSU'nun (Ortaöğretimde Çalışan Öğretmenler Ulusal Sendikası) Genel Sekreteri Sophie Vénétitay, LCI'de bu konuda şu ifadeleri kullandı: "Bu normal bir eğitimin yerini almıyor ve bir tür sıkıntı yaratıyor." Bu konudaki endişelerini berlirtip sözlerini söyle sürdürüyor: "Doktorumuzun 30 dakikada, uçak pilotumuzun 30 dakikada alınmasını kabul etmeyeceğimiz gibi, okullarda çocuklardan sorumlu olacak öğretmenlerin de böyle bir pozisyonda olması bana mantıklı gelmiyor.”

Vénétitay, sözü edilen nedenlerle bu eğitim yılı "kıtlığın başlangıcı" olacak diyor. Bakan Ndiaye, bu mesleki krizle başa çıkmak amacıyla ağustos ayının başında, "Sonbaharda isteyen eğitim aktörleri, tartışsınlar. Yeni bir okul ve pedagoji projesi hayal etsinler" demişti. O tartışmalar yakıcı şekilde devam ediyor.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol