birgün

9° AÇIK

EKONOMİ 17.02.2021 10:23

Ayçiçeği çokuluslu şirketlerin kıskacında

Ayçiçeğinde tohum, gübre, tarım ilacı girdilerin temininden, üretim, dağıtım ve pazarlamaya kadar üretim zincirinin tüm aşamalarına çokuluslu şirketler hakimdir.

Ayçiçeği çokuluslu şirketlerin kıskacında

Dr. Necdet Oral

Artan nüfusla birlikte gıda maddeleri, dolayısıyla bitkisel yağ tüketimi artıyor. Buna karşılık yağ üretimi tüketimi karşılamıyor ve giderek artan yağ açığı ithalat yoluyla karşılanıyor. Yağlı tohumlu bitkiler içerisinde ayçiçeği, yüzde 50’lere varan yüksek yağ oranı nedeniyle önemli bir yere sahiptir. Türkiye’de üretilen yağlı tohumlar içerisinde ayçiçeğinin payı yaklaşık yüzde 50’dir. Yağlık ve çerezlik amaçlı yetiştirilen ayçiçeğinin süs bitkisi olarak değerlendirilen tipleri de bulunmaktadır. Yağlık ayçiçeği üretimi Trakya ve Marmara bölgesinde yoğunlaşmış iken, çerezlik ayçiçeği üretimi çoğunlukla İç ve Doğu Anadolu bölgesinde yapılmaktadır. Yağlık ayçiçeği yağ, küspe ve biyodizel üretim amaçlı kullanılmaktadır. Dünyada üretilen ayçiçeği tohumunun yaklaşık %90’ı yağ için işlenmekte, geri kalanı ise çerezlik olarak tüketilmektedir.

AYÇİÇEĞİNİN YARIDAN FAZLASI RUSYA VE UKRAYNA’DA ÜRETİLİYOR

Ayçiçeği tarımı dünyada en fazla Rusya, Ukrayna, Arjantin ve Romanya’da yapılmakta olup, bu ülkeler 2019 yılı itibariyle 56 milyon ton olan dünya üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini sağlamıştır. Türkiye ayçiçeği üretiminde dünyada 6’ıncı sıradadır.

AYÇİÇEĞİ PİYASASI KÜRESEL AKTÖRLERİN HAKİMİYETİNDE

Ayçiçeğinde tohum, gübre, tarım ilacı girdilerin temininden, üretim, dağıtım ve pazarlamaya kadar tarımsal üretim zincirinin tüm aşamalarına çokuluslu şirketler hakim durumdadır. Tarımsal üretimin belirleyicisi olan çokuluslu şirketler böylelikle yoksulların ucuz ve sağlıklı gıdaya erişimini engellemektedirler.

Tohumculuk sektöründe gün geçtikçe çokuluslu şirketlerin hâkimiyeti artmaktadır. Türkiye’de ayçiçeği tohumluğunun yüzde 80’i üç çokuluslu tohum tekeli (Pioneer, Syngenta ve Limagrain) tarafından üretilmektedir. Türkiye’nin 2019 yılı itibariyle ayçiçeği tohumluğu üretimi yaklaşık 29 bin ton olup, bunun 18 bin tonu ihraç edilmiştir.

Ayçiçeği üretim ve ihracatında dünya lideri olan Rusya’da ilk 10 şirket ayçiçeği yağı ihracatının yüzde 81’ini gerçekleştirirken, ilk 4 şirketin ihracattaki payı yüzde 50’yi aşmaktadır (Efko yüzde 15, Aston yüzde 14, Yug Rusi yüzde 13 ve Rusagro yüzde 9). Üretim ve ihracatta Rusya’yı izleyen Ukrayna'nın ham yağ ihracatının yüzde 71'i dünya devi 5 şirket (Kernel yüzde 26, COFCO yüzde 17, Bunge yüzde 11, Wilmar yüzde 10 ve Cargill yüzde 8) tarafından kontrol edilmektedir. Kısacası ayçiçeği piyasasında alım-satım yapan şirketler küresel sermayenin kontrolündedir.

aycicegi-cokuluslu-sirketlerin-kiskacinda-842512-1.

EN FAZLA AYÇİÇEĞİ ÜRETİMİ TRAKYA’DA YAPILIYOR

Son dört yıldır rekoltenin 2 milyon ton dolayında olduğu ayçiçeğinde en fazla üretim yapılan beş ilde üretiminin yüzde 70’i gerçekleştirilmektedir (Tekirdağ yüzde 17, Konya yüzde 15, Adana yüzde 14, Edirne yüzde 13, Kırklareli yüzde 11).

AYÇİÇEĞİ YAĞI TEKELLERİNİN EN BÜYÜK MÜŞTERİSİ TÜRKİYE

Ayçiçeği rekoltesinin 2 milyon ton dolayında olmasına rağmen 2020 yılında ithalat rekorları kırıldı. İthalat ayçiçeği tohumunda 1 milyon 146 bin tona, ayçiçeği yağında ise 806 bin tona ulaştı. Tohumun yüzde 60’ı, yağın ise yüzde 76’sı Rusya’dan ithal edildi. İthal edilen bitkisel sıvı yağın yüzde 52’si ayçiçeği, yüzde 44’ü ise palm yağı.

ABD Tarım Bakanlığı’na (USDA) göre 2019/20 üretim yılında dünyada ayçiçeği ithalatının yüzde 42’si Türkiye tarafından gerçekleştirildi. AB’nin ithalattaki payı ise yüzde 34. Yani ayçiçeği yağı tekellerinin en büyük müşterisi Türkiye’dir.

İthalatın bu ölçüde artmasında gümrük vergilerinin düşürülmesinin de önemli payı bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı bu düzenlemenin amaçlarını “İç piyasa fiyatlarında dalgalanmanın engellenmesi, sanayinin hammadde ihtiyacının karşılanması” olarak açıklıyor. Bu kapsamda 5 Kasım 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ithalat rejimi kararına ek kararla, 30 Haziran 2021 tarihine kadar ayçiçeği tohumu ithalatında gümrük vergisi sıfırlanmış, aynı şekilde 25 Kasım 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, 30 Haziran 2021 tarihine kadar ayçiçeği yağı ithalatında gümrük vergisi yüzde 3’e düşürülmüştür.

AYÇİÇEĞİ YAĞI FİYATI SON BİR YILDA YÜZDE 53,7 ORANINDA ARTTI

TÜİK’e göre Ocak 2020’de litresi 10,7 lira olan ayçiçeği yağının fiyatı Ocak 2021’de 16,5 liraya yükseldi. 5 litrelik yağın fiyatı 85 liraya ulaştı. Son bir yıldaki artış yüzde 53,7 oldu. İthalatın ve fiyat artışlarının en önemli nedeni gerçekleşen üretimin tüketimi karşılamaması. Bunun yanı sıra çokuluslu şirketlerin tüm tarımsal sürecin kontrolünü elinde tuttuklarını, fiyatların onlar tarafından belirlendiğini de vurgulamak gerekir. Bir yıl önce ton fiyatı 750 dolar olan ham yağın fiyatının günümüzde 1.330 dolara yükselmesini başka türlü açıklamak olası değildir.

Son yıllarda artan girdi maliyetleri üreticileri zor durumda bıraktı. Bu nedenle çiftçi kullandığı ilaç, gübre gibi girdileri azaltmak zorunda kaldı. Üreticiler son bir yıl içerisinde gübre fiyatlarının yüzde 90 seviyesinde arttığını belirtiyorlar. Buna karşılık gıda fiyatlarındaki artışların önlenmesi adına ürün fiyatları baskılanıyor, gümrük vergileri düşürülerek ithalat teşvik ediliyor. Oysa öncelikle çiftçinin üretim maliyetlerinin düşürülmesi, üretimin desteklerle yönlendirilmesi, girdiler üzerindeki vergi yükünün azaltılması, üretici-tüketici zincirinin kısaltılması gerekir.

Aksi halde ürettiğinden kazanamayan, giderek borç batağına saplanan ve yoksullaşarak toprağını terk etmek zorunda kalan çiftçilere yenileri katılacaktır. Şirketlerin gıda sisteminin kurulduğu, ürün desenimizin onlar tarafından şekillendirildiği bir süreçte bitkisel yağlarda çokuluslu şirketlere bağımlılık artacak, tüketicilerin ucuz ve sağlıklı gıdaya erişimi daha da zorlaşacaktır. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) ayçiçeği yağı ithal etmesi gibi palyatif tedbirlerle sorunun çözülmesi mümkün değildir.