Google Play Store
App Store

Çiftçi Sen ayçiçeği fiyatlarına ilişkin açıklama yaptı. Şirketlerde alım fiyatının 25 lira düzeyinde kaldığına dikkat çekilen açıklamada “Bu ülkemiz ayçiçeği üretimine ve üreticisine darbe vurmak, ithalata daha fazla bağımlı hale gelmek demektir” denildi.

Ayçiçeğini üretenler değil, şirketler kazanıyor!

HABER MERKEZİ

Bir yandan ithalat baskısı diğer yandan kuraklık, ayçiçeği üretimini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Yaz aylarında hasat edilen ürünlerden olan ayçiçeği ithalatında Türkiye, Avrupa Birliği’nden sonra ikinci sırada geliyor. Üretimde dokuzuncu sırada olunmasına rağmen büyük ölçüde dışa bağımlı bir ürün. Ülkede tüketilen ayçiçeği yağının yüzde 60-65’i yerli üretimden sağlanırken, geri kalanı ise yağlık ayçiçeği veya ayçiçeği yağı ithalatından karşılanıyor.

Yağlık ayçiçeği üretimi özellikle Trakya, Konya ve Adana’da yoğunlaşıyor. Önceki yıllarda dekarda ortalama 200 kg civarında olan verimlilik bu yıl Trakya’da ortalama 100 kilograma kadar düştü. Çiftçi Sen’den Adnan Çobanoğlu ve Ali Bülent Erdem’in yaptığı açıklamada bu yıl yeraltı sularının azalmasının ve İklim krizinin yarattığı yağışsızlık ile beraber sıcaklıkların mevsim normallerinin çok üstüne çıkması, her üründe olduğu gibi ayçiçeğinde de kalite ve rekolteyi de olumsuz etkilediği belirtildi.

“Bu kalite ve rekolte düşüşü bu yıl şirketlerin daha fazla yağlık ayçiçeği veya ayçiçeği yağı ithalatı yapacaklarını göstermektedir” denilen açıklamada şirketler ve iktidarın bu konuda hazırlık yapmaya başladığı kaydedildi.

22 Temmuz’da Resmî Gazete ’de yayınlanan bir karara göre 1 Temmuz-30 Kasım 2025 tarihleri arasında öncelikle yerli yağlık ayçiçeği tohumu alan şirketlerin ve ham veya rafine ayçiçeği yağı üreten sanayicilerin 12 Ocak- 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında toplam 1 milyon ton ayçiçeği tohumunu sıfır gümrük vergisi ile 400 bin ton ham ayçiçeği yağını ise yüzde 20 gümrük vergisi ile ithal edebilmelerinin önü açıldı.

Sıfır vergi kararının ‘iktidarın piyasayı çiftçiler lehine değil şirketler lehine düzenlemeye çalıştığının apaçık göstergesi’ olarak nitelendirilen açıklamada “Çiftçilerin üretimlerini devam ettirebilmeleri ve ülkemizin ayçiçeğinde dışa bağımlılıktan kurtulabilmesi için yapılması gereken üreticilerin desteklenmesidir. Sıfır vergili ithalat yerine çiftçilere maliyet + kâr + insanca yaşam payı denklemine uygun alım garantisi verilmesidir” ifadelerine yer verildi.

Ayçiçeği üreticilerinin kendi arazilerinde dekar başına yaptığı masraf 2 bin 200 TL civarında olduğu kaydedilirken “Eğer çiftçinin kendi arazisi yoksa ve üretimini tarla kiralayarak yaptıysa bu masraf tarla kirasıyla birlikte iki katına çıkmaktadır. 2025 yılında kuraklığın yarattığı rekolte ve kalite kayıplarını da göz önünde bulundurduğumuzda rekolte dönümde ancak ortalama 100 kg’dır. Yani, ayçiçek tohumunun kilo maliyeti ise 22 TL’dir. Maliyet + kâr + insanca yaşam payı hesaplamasına göre çiftçilerin ürettikleri ayçiçeği tohumunun satış bedeli en az 34-35 TL civarında olabilirse üretimlerini ve yaşamlarını devam ettirebilme olanakları olacaktır” denildi.

Çukobirlik’in 24 TL olarak fiyat açıkladığı, Trakya Birlik’in 28 TL olarak avans alım fiyatı açıkladığı hatırlatıldı. Fiyatlardaki bu farklılığın Güney’de sulu koşullarda üretilen ayçiçeğinin verimliliğinin biraz daha fazla olması nedeniyle maliyetin daha düşük olmasından kaynaklandığı belirtildi. Şirketlerin alım fiyatının ise ortalama 25 lira düzeyinde kaldığına dikkat çekilen açıklamada üreticilerin ürünlerini ancak maliyet fiyatına satmak zorunda kaldığına dikkat çekildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi: “Bu kabul edilemez bir durumdur. Bu ülkemiz ayçiçeği üretimine ve üreticisine darbe vurmak, ithalata daha fazla bağımlı hale gelmek demektir. Kooperatif Yasası’nın şirketler lehine olan antidemokratik hükümleri kaldırılmalı, üyelerin bütün süreçlerde söz ve karar sahibi olabileceği demokratik bir kooperatifçilik yasası acilen çıkartılmalıdır. Siyasi iktidar şirketlere sağladığı hibe, vergi muafiyeti vb. teşviklerden vazgeçmeli, teşvikleri ayçiçeği üreticilerine, Trakya Birlik’e, Çukobirlik’e vb. kooperatiflere vermeli, ürünlerin işlenerek tüketiciye ulaşmasını sağlamalıdır. Böylelikle tüketici daha ucuz ürün tüketirken, üreticilerin daha fazla kazanmasının yolu açılmalıdır.”