Google Play Store
App Store

AYM Başkanı Kadir Özkaya, bireysel başvuru yolunun 23 Eylül 2012'den bu yana fiilen kullanıldığını belirti. Özkaya bugüne kadar AYM'ye 702 bin 53 bireysel başvuru yapıldığını, bunların 600 bin 14’ünün karara bağlandığını açıkladı.

Kaynak: ANKA
AYM Başkanı Özkaya, bireysel başvuru sayısını açıkladı

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesi ile Avrupa Birliği-Avrupa Konseyi iş birliğinde yürütülen “Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi” toplantısının açılışında konuştu.

Bireysel başvuru yolunun 23 Eylül 2012'den bu yana fiilen kullanıldığını anımsatan Özkaya, bugüne kadar AYM'ye 702 bin 53 bireysel başvuru yapıldığını, bunların 600 bin 14’ünün karara bağlandığını bildirdi.

Bunların 531 bin 134’ünü kabul edilebilirlik kriterlerinden birini veya birkaçını taşımaması nedeniyle verilen "kabul edilemezlik" kararlarının oluşturduğunu aktaran Özkaya, "Belirtilen durumla birlikte 23 Eylül 2012 tarihinden bugüne kadar mahkememiz tarafından toplam 81 bin 841 ihlal kararı verilmiştir. Bunların 56 bin 443’ü makul sürede yargılanma hakkına ilişkindir ve başvuruculara bir miktar manevi tazminat verilmesi ile sonuçlanan ihlal kararlarıdır. Adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, ifade özgürlüğü gibi 19 değişik hak grubundan dosya bazlı verilmiş ihlal kararı sayısı 23 bin 914; hak bazlı verilen ihlal kararı sayısı ise 25 bin 398’dir. Mahkememiz kayıtlarına göre bu kararlardan bugün itibarıyla icra süreci henüz tamamlanmamış olanların sayısı 84’tür” diye konuştu.

"YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE TARAFSIZLIĞI" VURGUSU

Adalet dağıtımında en temel sorumluluğun hakkaniyete uygun şekilde, bağımsız ve tarafsız davranmak olduğuna işaret eden Özkaya, şunları kaydetti:

“Bu durum aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin egemen olduğu demokratik bir rejimin de vazgeçilmez koşuludur, adil yargılanma ilkesinin somutlaşmasının temel gerekliliğidir. Hak ve özgürlüklerin en büyük güvencesidir. Dolayısıyla hakim ve savcılar, iç dünyalarındaki öznel duygu ve düşünceleri de dahil olmak üzere herhangi bir dışsal etki ve baskı altında kalmadan, çekinmeden, endişe duymadan, tarafsız bir tutumla, pozitif hukuk düzeninin öngördüğü çerçeve içinde, aklı ve bilimi daima başat konumda tutarak, hukuka ve vicdani kanaatlerine göre özgürce karar vermelidirler. Hem bireysel hem de kurumsal yönleriyle her daim yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını muhafaza etmelidirler. Bu şeklen de böyle olmalıdır. Esasen hukuk devletinin olmazsa olmaz koşulu olan bağımsız ve tarafsız bir yargının varlığı temel hak ve özgürlüklerin olduğu kadar kamusal düzenin korunmasının da güvencesidir."