AYM’den kadın cinayetleri konusunda skandal karar: "İhlal yok"
Anayasa Mahkemesi, ağır şiddet uygulayan failin serbest bırakıldıktan sonra kadının babasını öldürdüğü dosyada yaşam hakkı ihlali iddiasını reddetti. EŞİK Platformu kararı “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

Haber Merkezi
Anayasa Mahkemesi (AYM), şiddet faili bir erkeğin serbest bırakıldıktan iki gün sonra kadının babasını öldürdüğü olayda yapılan bireysel başvuruda yaşam hakkının ihlal edilmediğine hükmetti. Karar, kadın örgütleri ve hukukçular tarafından sert biçimde eleştirildi.
AYM’nin "ihlal yok" kararına konu olayda, bir kadın eskiden evli olduğu erkek tarafından ağır şiddete maruz bırakıldı ve ölümle tehdit edildi. Fail gözaltına alındı ancak tutuklanmayarak serbest bırakıldı. Serbest bırakılmasından yalnızca iki gün sonra ise kadının babasını öldürdü.
Kadının avukatı Av. Banu Çukadar Yılmaz, bireysel başvuruda devletin açık risk karşısında yeterli koruma sağlamadığını ve yaşam hakkının ihlal edildiğini savundu. Başvuruda, dosyada “çok yüksek risk” tespiti, failin ciddi şiddet geçmişi ve yetersiz koruma tedbirlerinin bulunduğu vurgulandı.
Ancak AYM oybirliğiyle verdiği kararda, riskin yalnızca başvurucu kadına yönelik olduğunu, öldürülen baba açısından “öngörülebilir bir tehlike” bulunmadığını belirterek ihlal olmadığına hükmetti. Kararda ayrıca, failin tutuklanması halinde cinayetin önlenebileceği yönündeki değerlendirme “farazi” bulunarak, kamu makamlarına “aşırı yük” yükleyecek bir yorum olarak değerlendirildi.
Savcılığın ise tutuklama talebinde, failin serbest bırakılması halinde başvurucuya daha fazla zarar verebileceğini açıkça belirttiği, buna rağmen tutuklama talebinin reddedildiği ve itirazın da kabul edilmediği dosyada yer aldı.
“ÖNLEYİCİ TEDBİRLER GÖZ ARDI EDİLDİ”
EŞİK Platformu, yaptığı açıklamada kararın şiddetle mücadele yükümlülüğünü göz ardı ettiğini belirtti. Açıklamada, 6284 sayılı Kanun kapsamında yalnızca mağduru değil, yakınlarını da korumaya yönelik önleyici tedbirlerin uygulanması gerektiği hatırlatıldı.
Platform, devletin yurttaşların yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü “iş yükü” olarak değerlendiremeyeceğini vurgulayarak, kararın hem iç hukuk hem de uluslararası standartlar açısından sorunlu olduğunu ifade etti.
AİHM YOLU AÇIK
Açıklamada, kararın Nahide Opuz davası hatırlatılarak kararın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadına aykırı olduğu belirtildi. Dosyanın AİHM’e taşınacağı ve Türkiye’nin yeniden mahkûm edilme ihtimali bulunduğu vurgulandı.


