Google Play Store
App Store

İstanbul’un Fatih ilçesinde yaşayan 44 yaşındaki Dilek Şen, iddiaya göre ilişki yaşadığı avukat Serhat T.’den ayrılmak istemesinin ardından darbedildi ve burnu kırıldı. Hakkında uzaklaştırma kararı aldırmasına rağmen tehditlerin sürdüğünü belirten Şen, şüphelinin ailesi tarafından da baskı ve tehditlere maruz bırakıldığını söyleyerek can güvenliğinden endişe ettiğini ifade etti.

Kaynak: DHA
Ayrılmak istedi, şiddete maruz bırakıldı: "Yaşamak istiyorum"
Fotoğraf: Fatoş Sarıkaya / csgorselarsiv.org

İstanbul’un Fatih ilçesinde yaşayan Dilek Şen (44), iddiaya göre ilişki yaşadığı avukat Serhat T.'den (37) ayrılmak istemesinin ardından darp edildi. Serhat T. tarafından darbedilen Şen’in burnu kırıldı.

Burnu kırılan Şen, darp raporuyla beraber Serhat T. hakkında uzaklaştırma kararı da aldırdı. Serhat T. tehditlerine devam ederken, iddiaya göre şüphelinin ailesi de Şen'i tehdit etti.

Şen, "Yaşamak istiyorum, herkes gibi, hayatı normal şekilde yaşamak istiyorum. Acaba yarınım olacak mı diye düşünmek istemiyorum. Daha geçen hafta 6 kadın öldürüldü ama ben o kadınlardan birisi olmak istemiyorum. Yaşamak istiyorum. Umarım kimsenin başına böyle bir şey gelmez; tek dileğim bu " dedi.

Olay, Fatih Balat mahallesinde meydana geldi. Ayrılık kararını kabullenmeyen Serhat T. iddiaya göre Dilek Şen'e şiddet uygulamaya ve tehdit mesajları atmaya başladı.

Darbedildikten sonra hastaneden darp raporu alan ve emniyete giderek şikayetçi olan Dilek Şen, Serhat T. hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı.

Dilek Şen, erkek arkadaşının ailesi tarafından sözlü şiddete uğradığını da belirtti.

Darbedildiğini belirten Dilek Şen yaşananları şöyle anlattı:

"25 Aralık günü beni aradı. Aşağı inmemi söyledi, evimin anahtarları ondaydı. Evimin anahtarlarını vereceğini söyledi. Burada kafenin önünde arbede yaşanmaya başladı. Araya arkadaşımız girdi, beyefendiyi uzaklaştırdı. Beyefendi aşağıya indi; aradan 5 dakika geçtikten sonra ben de kendimi güvende hissetmeyeceğimi anladığım için aynı merdivenlerden aşağı indim. Orada önce kaval kemiğime tekme attı. Ben eğilmişken saçımdan tutup beni yukarı kaldırdı. Burnuma yumruk attı ve bunları kasten yaptı. O kadar şiddetli vurdu ki, 40 saniye hiçbirşey göremedim. Burnumun muhtemelen o an kırıldığını anlamadım ama çok fazla kan geliyordu ve bunu görmesine rağmen kaçıp gitti, durmadı ya da herhangi birşey yapmadı. Şu an bulunduğumuz kafeye geldim. Ambulans çağrıldı, polisler çağrıldı. Hastaneye gidip darp raporumu aldım, burnumun kırık olduğu ortaya çıktı. Sonrasında avukatım 26 Aralık'ta suç duyurusunda bulundu. 27 Aralık'ta da ben karakola giderek hakkında suç duyurusunda bulundum fakat beyefendi ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı" ifadelerini kullandı.

"AİLESİ EVİMİ BASTI"

Şen, "En acı tarafı şu, bu bir hukuk insanı. İnsanların haklarını savunması gereken, insanları koruması kollaması gereken bir insanken, kadınları kullanan, manipüle eden ve arkasından şiddet uygulayan bir insan ve şiddeti legalleştirmeye çalışan bir adam. Bir avukat tarafından, sözlü ve fiziki şiddete uğradım. Halen psikolojik şiddeti devam ediyor. En önemlisi ailesi evimi bastı. Hayati tehlikem devam ediyor. Ailesine karşı henüz bir uzaklaştırma kararı çıkmış değil, beyefendiye karşı var. Beyefendi inatla arkadaşlarım üzerinden benimle iletişim kurmaya çalışıp şikayetlerimi geri almamı, aksi takdirde olayların çok daha kötü boyutlara gideceğini belirtiyor. Ben de hiçbir koşul ve şart altında şikayetlerimi geri almayacağımı söylüyorum. Karısı, annesi ve kızkardeşi, kız kardeşi herşeyi bilmesine rağmen evimin önüne gelerek ağza alınmayacak küfürler ve etnik kimliğimle alakalı hakaretlerde bulunuldu. Halen de ailesine karşı uzaklaştırma kararı maalesef alamadık" dedi.

"YARIN NE OLACAK DİYE DÜŞÜNMEK İSTEMİYORUM"

Şen, "Ben bir avukat tarafından sözlü ve fiziki şiddete maruz kaldım. Savcılıkta dosya olmasına rağmen, 3 ayrı dosya var sanırım şu anda ilerleyen ama beyefendinin tehditleri, şiddet yanlısı söylemleri asla durmadı. Aynı şekilde ailesinin de tehditleri ve şiddetleri, psikolojik şiddetleri durmadı. Ben bunu bir avukat tarafından yaşıyorum ve açıkçası dava devam ederken beyefendinin ısrarlı tehditlerinden de epey bir korkuyorum. Yaşamak istiyorum herkes gibi, hayatı normal şekilde yaşamak istiyorum. Tedirgin bir şekilde acaba yarınım olacak mı diye düşünmek istemiyorum. Daha geçen hafta 6 kadın öldürüldü ama ben o kadınlardan birisi olmak istemiyorum. Ben yaşamak istiyorum. Umarım kimsenin başına böyle birşey gelmez; tek dileğim bu. Bu şekilde kandırılıp manipüle edilip maddi manevi bütün bir hayat bitirilmeye çalışılmaz umarım ki. Ben nerede kamera olduğunu nerede olmadığını da bildiğini düşünüyorum. Bana şiddet uyguladığı yerde, bu cadde üzerinde bir sürü kamera olmasına rağmen orada bir tane kamera bile yoktu. Bunu bilinçli yaptığını düşünüyorum" şeklinde konuştu.