birgün

6° PARÇALI AZ BULUTLU

ÇEVRE 21.12.2018 19:07

Ayvalık'ta çevrecilerden jeotermal tepkisi

Ayvalık'ta çevrecilerden jeotermal tepkisi

Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde jeotermal sondaj çalışmaları için ÇED başvurusunda bulunan firmalara çevreciler tepki gösterdi.

Ayvalık'ta yapılan çalışmalarda 852 metrede, sıcaklığı 50 dereceye ulaşan termal su bulunması ardından bazı şirketler jeotermal çalışmalar için ilgili kurumlara Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusunda bulundu. 4 yıl önce izin alıp 2 yıl önce araştırmalara başlayan bir şirketin Ayvalık-İzmir asfaltı Belediye Köpek Barınağı karşısında jeotermal suya ulaşması diğer firmaları da harekete geçirdi. Ayvalık için art arda jeotermal sondaj başvuruları yapıldı. Bir diğer şirket adına Gazi Kemalpaşa Mahallesi Sülükçeşme Mevkii, Mutlu köyünde yapılan jeotermal sondaj başvuru için ÇED süreci başlatıldı.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Çevre Koruma ve Ayvalık’ı Güzelleştirme Derneği Başkanı Müge Okur, çalışmalara tepki gösterdi.

ÇEVRECİLER DİLEKÇE VERDİ

Gazikemalpaşa Mahallesi, Sülükçeşme mevkii, Mutlu köyde yapılmak istenen jeotermal sondajına itiraz için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne dilekçe verdiklerini belirten Okur, “Müdürlüğün web sitesinde, Balıkesir genelinde her gün maden, taş ocağı ya da jeotermal konusunda yeni bir başvuru görüyoruz. Saldırının boyutu çok büyük. Dikkati çeken bir durum var; taş ocağı ya da maden olsun, yapılmak istenenler ve yapılanlar zeytinliklere, fıstık çamlarına, hep bu bölgeye zarar verecek şeyler" dedi.

Türkiye Tabiatı Koruma Derneği Ayvalık Temsilcisi Bülent Özgen ise "Zeytin ıslah arazisinde jeotermal arama yapılır mı?" diye sorarak, “Tek geçim kaynağı yadigâr zeytin ağaçlarının jeotermal enerji santrali ile yok olmasını istemiyoruz. Biz çevreciler temiz enerjiye karşı değiliz. Gözümüz gibi baktığımız ağaçların kesilmesine ve ormana zarar verilmesine karşıyız" dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız