birgün

22° AZ BULUTLU

SİYASET 20.10.2020 10:46

Bahçeli'den 'askıda ekmek kampanyası' eleştirilerine ilginç yanıt

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Askıda ekmek kampanyasını eleştirenlere tepki gösteren Bahçeli, "Eleştirenler evinde ekmek yoksa söyleyip istesinler" dedi.

Bahçeli'den 'askıda ekmek kampanyası' eleştirilerine ilginç yanıt

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Askıda ekmek kampanyasını eleştirenlere tepki gösteren Bahçeli, "Askıda ekmek çalışmalarına kara çalmaya çalışanlar insan onurunu kaybetmişlerdir. Mayaları lekeli, sicilleri bozuktur. Milletimizin ekmeğine bile göz koyacak kadar nankör, milli manevi hasletlere göz dikecek kadar namertsiniz" diye konuştu.

"KKTC seçimlerinde Mustafa Akıncı kazanamazsa bu mesleği bırakım" ifadelerini kullandığı iddia edilen A&G Araştırma Şirketi Genel Müdürü Adil Gür'e de seslenen Bahçeli, "Kıbrıs'taki seçimleri Türkiye'nin desteklediği Ersin Tatar kazansın ben bu mesleği bırakacağım diyen hangi anketçi varsa sözünü tutmalıdır" dedi.

AYM Üyesi Engin Yıldırım'ın, sosyal medya hesabından yaptığı "Işıklar yanıyor" paylaşımına da tepki gösteren Bahçeli, "Işığı yakanın da, kapatacak olanın da sadece ve sadece aziz millet varlığı olduğunu bilmeleri, yarım akıllarını başlarına almaları hem tavsiyemiz hem de ikazımızdır" ifadelerini kullandı.

ALİ BABACAN'A TEPKİ

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın, "Milliyetçilik askıya ekmek koymak değildir" sözlerine cevap veren Bahçeli, "Sen nereden bilirsin milliyetçiliği, ne ilgin ve irtibatın var millet ve milliyetle? Be hey şaşkın, aşı ekmeği, milleti milliyetçiliği bırak da, sana talimat veren, seni kafese sokan, ayağına pranga vuran karanlık lobilere, yabancı efendilerine takla atmaya, şirinlik yapmaya devam et. Nasıl olsa en iyi yaptığın iş budur. Dün önüne koyulan çanağı bugün deviren, yediği ekmeğe ihanet eden kimliksizlerin zilletin askısında nasıl eridiklerini, nasıl rezil olduklarını görecekleri günler yakındır" ifadelerini kullandı.

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları şöyle:

"Ekmek fiyatlarının zamlandığı dönemde Samsun İlkadım ilçesinde olduğu gibi dayanışma ve yardımlaşma ahlakıyla idrak edip vatandaşlarımızla buluşturmuştuk. Kendine bile devası olmayan şahıs Ekonomiden Sorumlu Bakanlık görevini icra ediyordu. Askıda ekmek kavgası manevi bir görevi ifa hassasiyetidir. Biz askıda ekmek koyduk, ekmeksizler saklandıkları delikten çıktı.

Türkiye ekonomisi gücüne güç katacak, tüm art niyetli siyaset bezirganlarını ters köşeye yatıracaktır. Karadeniz'de bulunan 320 milyar m3'lük doğalgaz rezervine ilave olarak 85 milyar m3'lük doğalgaz bulunması ekonomide iyimserliği kamçılamıştır. Bu gelişmeler karşısında moralleri bozulan ekmeksizler kendilerini ele vermişlerdir. Askıda ekmek kampanyamıza kara çalanlar utanmalarını bilen gafillerdir.

Bir ekonomist 'İstediğiniz kadar posta arabasını arka arkaya ekleyin bundan tren olmayacaktır' demiştir. Bırakın tren olmayı vagon olmaz bunlardan. Dün önüne konulan çanağı deviren kimliksizlerin zilletin askısında nasıl eridikleri görecekleri günler yakındır. Biz ekmeği askıya koyduk, helalden yana tercihimizi gösterdik. Biz ekmek diyoruz, millet diyoruz, refah diyoruz, bereket diyoruz, beka diyoruz, istiklal ve istikbal diyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye'ye Cumhur İttifakı'yla ulaşacağımıza inanıyoruz.

ERMENİSTAN AZERBAYCAN ÇATIŞMASI

Uzun yıllardır 'Ne olacak bu memleketin hali' bir buçuk asırdır dildedir. Bu sorunun mahiyet ve muhtevası milletimizin iradesiyle değişmiş, dar kalıplar kırılmış, 'ne olacak bu dünyanın sonu' sorusu öne çıkmıştır. Türk milleti dünyayı kavramıştır. Bize göre bir soru bin soruya kapıdır. Akan zamanın neresinde duruyoruz? Karmaşıklaşan hadiselere nasıl bakıyoruz? Karşımızdaki tehdit ve fırsatları nasıl okuyoruz? Akıl ölçüleri dağılmış, ahlak seviyesi tükenmiş hiçbir siyasi ve ideolojik akıl bunlara yanıt veremeyecektir.

Elimizde bir çıkış haritası yoktur. Geleceğimizin nasıl şekilleneceğini, tehdit ve fırsatların neler olacağını önceden tarihi şuuruyla öngörmek, hazırlık yapmak elimizdedir. Bölgesel ve uluslararası krizler gerçekleri görememenin, hazırlıksız yakalanmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. Türkiye, Cumhur İttifakı'yla, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle tarihin arkasında koşan, olup bitenleri günü birlik analiz eden bir ülke olmaktan tamamen uzaklaşmıştır. Mücadele eden, müdahale eden bir ülke olarak Türkiye bölgesel ve küresel olayların aktif, etkili bir takipçisidir. Bizden habersiz bir kuşun havalanması söz konusu değildir.

Dağlık Karabağ meselesi sıradan bir mesele değildir. Coğrafya tarihinin yazıldığı mekanın adıdır. Bu coğrafyada yazılan Türk tarihidir, dökülen Türk kanıdır. Bunun karşısında yerle yeksan edilince unsur ise terör devleti Ermenistan'dır. Mefkure bir tohumdur, filiz filiz çınar olacağı yer milletin engin yüreğidir. Ermenistan hem korkak, hem hain, hem savaş suçlusudur.

Sivilleri öldürerek Azerbaycan'da korku yaratmaya çalışmaktadır. Soykırımcı Ermenistan işbaşındadır. Bölücülerin soysuz torunları bugün cinayet nöbetindedir. Minsk Grubu'nun eşbaşkanları Fransa gibi Ermenistan'a silah ve mühimmat temin etmektedir. Türk düşmanları Dağlık Karabağ'da faaldir. Ermenistan sivillerin üstüne yine füze göndermektedir. 60'a yakın soydaşımız şehit edilmiştir.

Ermeni askerleri kafileler halinde firar ederken, terörist devlet kayıp vermektedir. Türk'e kefen biçmeye çalışan zalimlerin sonu korkunç olmaktadır. Ermenistan Terter'de mezarlığı bombalayacak kadar kana susamıştır. Ermenistan her defasında ilan edilen insani ateşkes kararlarını ihlal etmiştir. Dağlık Karabağ, Azerbaycan'a geçmeden ateşkes uçurumdur.

'SOROS UŞAKLARI BEDELİNİ ÇOK AĞIR ÖDEYECEKLERDİR'

Bizi üzen, Türk cumhuriyetlerinin tepkisizliği ve hareketsizliğidir. Bu suskunluk, bu durgunluk Türk'e yakışıyor mu? Sokak hazır diyerek aba altından sopa gösteren Soros uşakları, demokrasi onurunu yok saymanın bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. Diyoruz ki, Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur. Türk'ün feryat ettiği bir ortamda başka bir Türk'ün duyarsız olması abesle iştigaldir. Kıbrıs'ta sesiniz çıkmıyor, Kerkük'ten habersizsiniz bari Karabağ'da sesiniz çıksın. Haksızlık karşında susmak tarihi hatadır. Biz gölge değiliz, Türk evladı Türk'üz. Bugün Azerbaycan'ın başına gelenler yarın başka Türk devletinin başına gelebilecektir. Bir Türk dünyaya bedeldir diyoruz ama dost ve kardeş ülkeden dik duruş göremiyoruz. Ayıptır, günahtır. Türk'ün şakası olmaz. Türk milletinin şerefli mensupları olarak, haklı mücadelenin şartları neyse hesap yapmadan yerine getirmek zorundayız. Kocaman bir aile olan büyük Türk milletiyiz.

KUZEY KIBRIS SEÇİMLERİ

KKTC'nin 5'inci Cumhurbaşkanı seçilen Sayın Ersin Tatar'ı tebrik ediyorum. KKTC Cumhurbaşkanı seçiminde bahis oynayan anket şirketleri vahim şekilde çuvallamıştır. Hepsi nal toplamış, tahminlerinde yanılmıştır. Bizim beklentimiz şudur; Kıbrıs'taki seçimleri Türkiye'nin desteklediği Ersin Tatar kazansın işimi tasfiye edeceğim diyenler verdiği sözü tutsun. Esaret değil cesaret kazanmıştır. Zillet değil, millet kazanmıştır. Akıntıya karşı kürek çekenler sandıkta kaybolmuştur.

Kıbrıs meselesini Rumların eline ve insafına terk etmek en başta milli değerlere ve tarihsel kazanımlara haksızlıktır. Dünden bugüne bakışımız değişmemiştir. Neye sahip olduğumuz değil, sahip olduklarımızla ne yaptıklarımızdır. Bunlar Kıbrıs Türklüğü'nün zorlu yıllarında sandallara binip kaçan, gemiyi terk eden korkaklardır.

Kıbrıs Türk'tür, Türk kalacaktır. KKTC'nin tanınması uluslararası toplum nezdinde kabulü ve egemen devlet halinde varlığı sağlanacaktır. Siyasi tercihi ne olursa olsun, KKTC'de yaşayan her kardeşimi kucaklıyorum. Lefkoşa Ankara'nın ikiz kardeşidir. KKTC, Doğu Akdeniz'deki son siperimizdir. Kıbrıs demek vatan demektir, Kıbrıs demek Türk demektir. Ne var ki ışıklar yanıyor mesajıyla darbe heveslileri, ışığı yakanın da kapatacak olanların sadece aziz millet olduğunu bilmeleri tavsiyemiz ve ikazımızdır."

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol