birgün

12° AÇIK

SİYASET 26.06.2020 16:15

Bahçeli: Seçim kanunu yeniden ele alınmalı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve TBMM İç Tüzüğü’nü yeniden ele alarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle çelişmeyecek içerik netliğiyle ve ifade niteliğiyle perçinlemek zarurettir" açıklamasını yaptı

Bahçeli: Seçim kanunu yeniden ele alınmalı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin milletvekilleri ile gerçekleştirdiği toplantının ardından yazılı açıklama yaptı.

Bahçeli açıklamasında, "Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı’nın içinde yer alsa da, Gazi Meclis’te denge ve denetim işleviyle mevcut, muhalefet göreviyle mesuldür" dedi.

Başkanlık sistemini öven Bahçeli, "Cumhuriyet tarihinin en büyük sistem reformu çok şükür kök salmış, maksat hasıl olmuştur" iddiasında bulundu.

Bahçeli şöyle konuştu: "Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve TBMM İç Tüzüğü’nü yeniden ele alarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle çelişmeyecek içerik netliğiyle ve ifade niteliğiyle perçinlemek zarurettir. Bir başka husus da Siyasi Etik Kanununa duyulan ertelenemez ihtiyaçtır."

Bahçeli, baroların yapılarının değiştirilmesinin planlandığı yasal düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Bugüne kadar yürüyerek efor ve enerji sarfeden bazı baroların yeterince dayatmacı, dar kadrocu ve kapalı devre çalışan sistemlerinin sesi duyulmuş, kendileri çalıp kendileri oynamışlardır. Artık bu anti demokratik açmazın sonuna gelinmiştir" dedi.

Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"MHP, CUMHUR İTTİFAKI'NIN İÇİNDE YER ALSA DA MUHALEFET GÖREVİYLE MESULDÜR"

"Bu ahlaklı ve kutlu ittifak yapısı Türkiye’yi yükseltmeye ve yükselen değer yapmaya coşku ve heyecan içinde azmetmiş, söz vermiş, bu uğurda da gecesini gündüzüne katmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı’nın içinde yer alsa da, Gazi Meclis’te denge ve denetim işleviyle mevcut, muhalefet göreviyle mesuldür.

Muhalefet anlayışımızın tesisini ve teminini sağlarken, siyasetimizi milli şuurla teçhiz, sağlam argümanlarla tevsik; akıcı, akılcı, atik ve samimi üslupla tahkim ve takviye ettiğimiz yalın bir gerçektir. İnandıklarımızı ifadeden hiçbir zaman imtina etmediğimiz aşikârdır. Her meseleye geniş bir cepheden bakarak, hayatın ve siyasetin her mevziisini derin bir görüş menziliyle kavrayarak sahip olduğumuz irade gücünü var olan imkânlarımızla dengeleyip örtüştürdüğümüz bilinmektedir.

BAŞKANLIK SİSTEMİNİ ÖVDÜ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin resmi ve siyasi olarak yönetim sistemimize girişi yaklaşık iki yılı bulmuştur. Cumhuriyet tarihinin en büyük sistem reformu çok şükür kök salmış, maksat hasıl olmuştur.

Bilhassa KOVİD-19 hastalığıyla mücadele döneminde yeni hükümet sisteminin bütün özellikleri tezahür etmiş, seri ve etkili halde alınan kararlar salgına karşı Türkiye’nin mukavemetini diri tutmuştur. Aziz milletimiz geleceğini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde görmüş, bütün menfi propagandalara rağmen yeni sistemi benimsemiş ve kabullenmiştir.

PARLAMENTER SİSTEM TEPKİSİ

Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönmekten bahsedenler suya yazı yazan, ipe un seren, cüretleri cehaletlerinden doğan siyaset düşkünleridir. Türkiye eskiye dönmeyecektir. Zillete ömür ve omuz veren siyasi garabetlerin bunu anlayıp kabul etmesinde sayısız yarar vardır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin takip ettiği iki stratejik hedeften birisi Cumhur İttifakı’nın devamı, bir diğeri de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin dönemsel değil, bilakis daimi başarısıdır.

Türkiye, çok partili siyasi hayatın değişik veçhelerinde yeşerip yaygınlaşan sistem tartışmalarını milli iradenin onayıyla noktalamıştır. Yeni hükümet sistemi anahtar fonksiyonu görerek, dünü bugüne bağlamış, geleceği bugünle bağdaştırmış ve buluşturmuştur. Yeni hükümet sistemi kuşkusuz Türkiye’nin muhkem bir kazanımı, Türk milletinin muteber bir karakter ve kabiliyet mahsulüdür. Yürürlükteki yasal ve idari mevzuatın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle uyumlaştırılması, terslik ve tenakuzların demokratik sabır ve uzlaşmayla telafisi samimi arzumuzdur.

Bu kapsamda, 15 Mayıs 2020 tarihinde yaptığımız yazılı basın açıklamasında ifade edilen, mahiyet ve muhtevası altı maddeden ibaret olan tekliflerimizin hukuki ve ahlaki bir temele kavuşturulması özellikle beklentimizdir. Nitekim ve nihayetinde Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimleriyle başlayan hazırlık süreci şu an partimiz ile AK Parti arasındaki temas ve görüşme trafiğiyle mesafe almakta, beliren ve bilinen kanuni düzenlemelerin alt yapısı oluşturulmaktadır.

"SİYASİ ETİK KANUNU ERTELENEMEZ İHTİYAÇTIR"

Özellikle Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve TBMM İç Tüzüğü’nü yeniden ele alarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle çelişmeyecek içerik netliğiyle ve ifade niteliğiyle perçinlemek zarurettir. Bir başka husus da Siyasi Etik Kanununa duyulan ertelenemez ihtiyaçtır. Siyaseti yozlaştıran çarpık zihniyetlerin artan etik sorunları Türkiye’yi zora sokmakta, ayak bağı olmaktadır. Türk siyaseti kirlenirken, milli irade kösteklenmektedir.

BAROLARIN YÜRÜYÜŞÜNÜ HEDEF ALDI

Kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşlarla ilgili kanuni düzenlemelerin henüz hazırlık safhasında olduğu biliniyorken, bazı baroların 19 Haziran’da Ankara istikametli başlattıkları kaos yürüyüşü, buna CHP-HDP-İP’in aleni desteği sorumsuzluktur.

Ortada taslak bile yok iken, tekli-çoklu baro yönetimi kapsamında cepheleşmek yanlış ve sakat bir vehimdir. Kaldı ki, demokrasinin çoğulculuğunu isteyenlerin, sıra çoklu baro düşüncesine geldiğinde bir kaşık suda fırtına koparması çözülmesi imkânsız bir çelişkidir. Demokrasi farklı fikirlerin, farklı eğilimlerin ahlaki norm ve ölçüler içinde mücadele ve müsabakasını esas almaktadır.

Bugüne kadar yürüyerek efor ve enerji sarfeden bazı baroların yeterince dayatmacı, dar kadrocu ve kapalı devre çalışan sistemlerinin sesi duyulmuş, kendileri çalıp kendileri oynamışlardır. Artık bu anti demokratik açmazın sonuna gelinmiştir. Özellikle siyasi çığırtkanlık yapan, işi yol güzergâhlarında ayakçılığa kadar vardıran CHP’nin bunu idraki, değilse bile sükûtu şarttır.

TBMM BAŞKANLIĞI SEÇİMİ

TBMM Başkan Seçiminde Cumhur İttifakı’nın gereği neyse o yapılacaktır."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız