Bahçelievler'de 'Hayır' buluşması: "Kazanacağız, başka yolu yok"

26.03.2017 16:51 GÜNCEL
İstanbul Bahçelievler’de Birleşik Haziran Hareketi tarafından düzenlenen ‘Hayır’ buluşması yoğun katılımla gerçekleşti.

İstanbul Bahçelievler’de Birleşik Haziran Hareketi tarafından düzenlenen ‘Hayır’ buluşması yoğun katılımla gerçekleşti. Buluşmaya CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, Birleşik Haziran Hareketi Yürütme Kurulu Üyesi Alper Taş ve Avukat Efkan Bolaç katıldı.

MAHKEME ONLARI YARGILAYABİLİR Mİ?

bahcelievler-de-hayir-bulusmasi-kazanacagiz-baska-yolu-yok-264268-1.

İlk olarak söz alan CHP milletvekili Ali Şeker, AKP’nin getirmek istediği sistemde Anayasa Mahkemesi’nin 12 üyesinin doğrudan, diğer 3’ünün de dolaylı olarak başkan eliyle seçileceğini hatırlatarak "Gerektiğinde Yüce Divan sıfatıyla cumhurbaşkanı ve bakanları yargılayacak mahkeme de burası. Bu Anayasa Mahkemesi değil, ancak bir ‘Kanka mahkemesi’ olur. Bu mahkeme onları yargılayabilir mi?" diye sordu.

Şeker şöyle devam etti; "Bu teklifle Meclis işlevsizleştiriliyor. Meclis’i bombalayanlar amacına ulaşamadı ama şimdi bu teklifle onların beceremediklerini AKP yapmaya çalışıyor. 15 Temmuz’dan hesap sormak için 16 Nisan’da ‘Evet’ deyin diye çağrı yapıyorlar. 15 Temmuz’u bu ülkenib yaşamasına neden olan onlar. Arkalarını dönüp gideceklerine bir de daha fazla yetki istiyorlar. Günaşırı ‘kandırıldığını’ söyleyenlere bu yetki verilmez. Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanları bu sistemde tek adam atıyor. Onunda geçtik, kimi atayacağına dair bir kıstas bile yok. Yarın Mehmet Cengiz’i yardımcısı veya bakanı yapabilir. Hepimize bir görev düşüyor. Türkiye’yi yeniden kurma, laikliği kazanma görevimiz var."

TAŞ: HAYIR ÖNDE

Birleşik Haziran Hareketi Yürütme Kurulu Üyesi Alper Taş ise "Bu anayasa değişikliğine ‘Hayır’ oyu vermenin en temel gerekçesi, anayasanın çiğnenerek bu teklifin geçirilmesidir. Hala da anayasayı ayaklar altına alarak ‘Evet’ çalışması yapıyorlar" dedi.

Taş; "Aslında ‘Evet’in tek bir aktörü var. Parti falan değil, ‘Evet’ çalışmasını yapan bir devletle karşı karşıyayız. ‘Hayır’ı ise halk kendi emeğiyle büyütüyor. Hiç kuşkunuz olmasın, 16 Nisan’da halkın ‘Hayır’ı devletin ‘Evet’ini yenecek. 2010 referandumunda ne dedilerse şimdi de aynı şeyleri söylüyorlar. O günlerde Gülen Cemaati’yle meydanlarda “ileri demokrasi” gelecek diye oy istediler. Geçen 7 yılda bırakın “ileri” olmasını sokakta demokrasi gören var mı? İşsizlik bitecek dediler 7 sene önce. İşsizliğin geldiği yer ise son 7 yılın zirvesi." ifadelerini kullandı.

Kenan Evren'in de 82 Anayasası referandumunda ‘Hayır’ diyenleri terörist ilan ettiğini hatırlatan Taş, devrimcilerin her türlü iftiraya rağmen direndiğini belirterek "Bunların çizgisi 12 Eylül çizgisi, o yüzden şimdi de bize ‘terörist’ diyorlar. Ne derlerse desinler ‘Hayır’ diyeceğiz ve kazanacağız, başka yolu yok. Yasamanın, yürütmenin, yargının tek kişide cisimleştiği sisteme dünyanın neresine giderseniz gidin faşizm derler. İster Türk tipi olsun, ister Alman tipi, ister bir başkası. İnsanlık ise faşizme direnerek insanlığını kazanmıştır. Hayır kazanıyor. Öndeyiz. Biz ‘Hayır’cılar olarak ilk baştaki moral üstünlüklerini yitirdiler. Biz bütün sandıklara sahip çıktıkça da o numaracılar bir numara çeviremezler." dedi.

bahcelievler-de-hayir-bulusmasi-kazanacagiz-baska-yolu-yok-264269-1.

AKP DENETİM İSTEMİYOR

Taş sözlerini "Evet’in türkiyesinde eşitlik, özgürlük, kardeşlik, demokrasi olmaz. Bu değerler ancak hayırın türkiyesinde olur. 16 Nisan o ülkeyi kuracağımız gün olacak." ifadeleriyle tamamladı.

Taş'ın ardından söz alan Avukat Efkan Bolaç da yasama - yürütme - yargı ayrılığının 200 yıllık geçmişi olduğunu belirterek kuvvetler ayrılığının bu üç gücün birbirini denetleyerek denge içinde hareket etmesi mantığını esas aldığını ifade etti. "AKP tam da bu denetimden şikayet ediyor." diyen Bolaç, şöyle devam etti:

"Şimdi “Faşist Hollanda” diyorlar ya, bırakın bildiri dağıtmayı ‘Hayır’ için bisiklet süreceğiz diyen üniversite öğrencileri bile gözaltına alındı. Hollanda’ya yüklenirken Türkiye’de demokrasi ve ifade özgürlüğünü getirdikleri nokta budur.

AKP iktidara geldiğinde yüzde 1’lik kaymak tabakanın milli gelirden aldığı pay yüzde 36’dıydı. Şimdi yüzde 55’e çıktı. Zenginleştik diyorlar ya, halkın cebine giren yok, her şey yandaş firmalarının cebine girdi.

Biz yeni bir ülke kurabiliriz, eşit ve adil bir ülke kurabiliriz. Ama bunu bir kişi değil, 80 milyon yapacak. Artık biz kazanacağız, 16 Nisan’da yeni bir ülkenin ilk adımını atacağız."